“İnönü’nün dilinden Atatürk (6)

Sanırım bundan 5 yıl önceydi.

Hürriyet Gazetesi, tarihe ışık tutacak harika bir ilave verdi.

Benim de şefliğimi yapmış, efsanevi gazeteci Abdi İpekçi’nin 1968 yılında İnönü ile yaptığı unutulmaz bir söyleşi ile bilinenleri doğruladı, bilinmeyenleri de gün yüzüne çıkardı.

İpekçi’yi çok iyi tanıdığımdan ona yürekten inanıyor ve İsmet İnönü ile yaptığı bu muhteşem söyleşiyi, zaman zaman sizlerle yeniden paylaşmak istiyorum.

***

KOMÜNİST PARTİ KURDURMADI

-Komünizme karşı aldığı vaziyet ne idi? Bir ara komünist Partisi kurdurtması nasıl izah edilebilir?

-Derler ki, Komünist Partisi kurdurttu, bilmem ne yaptı?

Bunları ben bilmem teferruatı ile.

Yalnız Ruslarla münasebet teessüs ederken, yani adamlarla konuşurken iki taraf da emperyalistlere karşı ihtilal halinde bulunan milletler edebiyatı yapmıştır.

Tabi, temasta bulunduğumuz, aynı mevzide emperyalistlerle dış alemde mücadele ettiğimiz zamanlarda birbirimizin idaresini kötüleyen bir tutum içinde, ne içeride, ne dışarıda olmamışızdır.

-Milli Mücadeleden sonra?

-Milli Mücadele’den sonraki safhada dışarıyla münasebet asgari düzeydedir. Kendi ihtiyacımıza göre kendi tedbirlerimizi tatbik etmişizdir.

Rejimimizi, Cumhuriyetimizi, kendi prensiplerimizi kabul etmeyen ideolojiler ne kıyafete bürünürse bürünsün, onu müsbet kabul etmemişsek karşısında bulunurduk.

-Nazizim ve Faşizm hareketleri konusundaki düşünceleri ne idi?

-Atatürk “Milli İrade”, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ve “Garp medeniyetinin usullerini tatbik etmek lazımdır” kanaatlerinde samimi idi. Bunları memleketimizde bir an evvel tatbik edecek, usul olarak kuracak, yerleştirecek bir ortamı arzu ediyordu, takip ediyordu.

Benim kanaatim budur.

Kendi hayatında ne dereceye kadar tatbikat edebildiyse etti, mabadını bize bırakıp gitti.

-Halk Partisi’nin halka yaklaşması ve “Egemenlik Ulusundur” sözünü samimiyetle gerçekleştirmesi hususunda tatbikatının yetersiz kaldığı, halka inemediği, özellikle o yıllardaki dönem için ileri sürülür.

Belirli bir zümre meydana gelmiştir ev bunlar Halk Partisi adına hareket ederken halka inmeyip halkı ezmiştir.

Halk Partisi o devirlerde hiçbir zaman halka inememiştir.

“Egemenlik Ulusundur” sözü, söz olarak kalmıştır. Bu iddialar karşısında görüşünüz nedir?

-Prensipleri koyduk, tatbik etmeye başladık…Partileri çoğaltmak için o zaman yapılan teşebbüsler şiddetli tepkiler yarattı.

Her şey altüst olacak, tehlikeli olacak diye bıraktık. Şimdi tekrar devam ediyoruz.

O zaman Halk Partisi halka inmemiştir, şöyledir, böyledir diye bir mevzu yoktur.

Halka inmemiştir, yukarıda kalmıştır.