Siyah-beyaz bir fotoğrafla birlikte paylaşılan mektupta, iki futbol adamının yarım asırlık serüvenine, futbola duydukları sadakate ve derin saygıya vurgu yapıldı.
"Bu Hikayenin Sessiz Kalmadan Tamamlanması Gerekiyor"
Tecrübeli teknik adam Fatih Terim, mektubuna "Sevgili Mircea, bu satırları yazmak hiç kolay değil" sözleriyle başlarken, her iki ismin de ömürlerini yeşil sahalara adadığını şu dokunaklı sözlerle ifade etti:
"Ömrünün neredeyse tamamını o eşsiz çim kokusuyla, yeşil zemin üzerindeki çizgiler arasında veya ötesinde, herkese nasip olmayacak büyük sorumluluklar altında geçirmiş iki futbol insanı olarak bu hikâyenin sessiz kalmadan tamamlanması gerekiyor. Geride kalan yarım asırda insanlar değişti, devir değişti, futbol değişti, dünya değişti. Ama senin futbola olan tutkunda hiç eksilme olmadı."
"Bizi Birbirimize Yaklaştıran Şey, Oyuna Sadakatimizdi"
Galatasaray ve Türk futbol tarihinde unutulmaz izler bırakan iki dev ismin ortak kaderine de değinen Terim, mektubunda Lucescu ile aralarındaki bağı şu şiirsel ifadelerle anlattı:
"Biz aynı öykünün farklı cümleleri olduk. Aynı sevinçler, hüzünler, fırtınalar, hayal kırıklıkları... Kazandık, kaybettik, eleştirildik, tebrik edildik, anlaşıldık, bazen hiç anlaşılmadık. Bizi birbirimize en çok yaklaştıran şey bence oyuna duyduğumuz sadakat oldu."
"Temeline Saygı Ekilen Bir Veda..."
Futbolun sadece bir oyun olmadığını, büyük bir saygı ve adanmışlık gerektirdiğini belirten İmparator Fatih Terim, Lucescu'nun hem Türkiye'ye hem de Romanya'ya kattığı değerlerin altını çizerek veda mektubunu şu sözlerle noktaladı:
"Kader, seni son kez çok sevdiğin İstanbul'a belki de bu yüzden getirdi. Bu, temeline saygı ekilen bir veda mektubu. Sen, futbolun hakkını sonuna kadar verdin. Sadece Romanya'ya veya Türkiye'ye değil, bu oyuna çok şey verdin. Ve biliyorum; nerede olursan ol, gözünü futbolun üzerinden ayırmayacaksın. Huzur içinde uyu dostum."
Fatih Terim'in bu anlamlı ve derin saygı içeren veda mesajı, futbolseverler ve spor kamuoyu tarafından büyük bir takdirle karşılanırken, rekabetin ötesindeki gerçek dostluğun da unutulmaz örneklerinden biri olarak tarihteki yerini aldı.