İLGİNÇ BİR PORTRE

Bu yazımızda, bir sanat türü olan resim, fotoğraf, heykel gibi, kişinin yüz ifadesinin betimlen dirilmesi ile oluşturulan, yağlıboya, akrilik, suluboya, kara kalem yapımı bir eserden bahsetmeyeceğiz. Kişinin dış görünüşünün yanı sıra, iç dünyası, iş dünyası, sosyal yaşamı ve ilişkilerinden bahsedeceğiz. Aslında bu yazıyı yazmayı daha önce planlamıştım ama olmadı bir türlü. Bazen evdeki hesap çarşıya uymuyor işte…Bir de 30 yılı aşkın yazın hayatımda kimse için yazı yazmadım. Kişileri gündeme taşıyan, hiç bir yazım olmadı. Siz değerli okuyucularım bilirsiniz ki ; benim yazarlık konseptim başkadır.

Anadolu’da yalın, yalın olduğu kadar da derin anlamlar ifade eden müthiş söylemler ve özdeyişler vardır; ‘’ Şimdi kolumu, kanadımı kırdın(hatır gönül etkisi)- Yılanın sevmediği ot deliğinin ağzında biter’’ gibi…Benimki de o hesap oldu. Söz konusu Ali Gören olunca, kolum kanadım kırıldı…

Yazmak şart oldu.

1990 ve sonrası doğumlular hariç, Prof.Dr.ALİ GÖREN’İ tanımayanınız yoktur sanırım.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Gastroenteroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Fazilet Partisi, 21.Dönem Adana Milletvekili, zamanın Adana Büyükşehir Belediye Başkanı olan, Aytaç Durak’ın Vekili…

İlk portre yazım… Nereden, nasıl başlamalıyım diye düşündüm… Yazı konusu edeceğim kişi, rastgele ya da sıradan biri değil çünkü… İyi ya da değil, tüm özellikleri ile önemli biri…

Klasik olarak, Ali Gören kimdir dersek; Ali Gören 1950 Niğde / Elmalı köyü doğumlu, bir köy çocuğudur .Ailesi varlıklı bir aile değildir. Çalışmak zorundadır. Çobanlık, okulda hademelik dahil ne iş bulduysa yapmıştır. Girdiği tüm işlerde, efendiliği, mütevazi, saygılı, kanaatkâr oluşu, azmi, çalışkanlığı, uyumluluğu, sabır ve sebatkarlığıile hep kendini sevdirmiş, hep takdir görmüştür.

Tüm imkansızlıklara ve yoksulluk ortamına rağmen, yaşama inançla, sevgiyle, azimle tutunan Ali Gören, tahsil hayatında da çok başarılı olmuş ve Tıp Doktoru unvanını almıştır. Hayata atıldığında iş yaşamında akademik kariyer yapmayı tercih eden Gören, bu çabalarının karşılığında akademik kariyerde Prof. Dr. mertebesini elde etmiştir.

Prof. Dr. olarak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğretim üyeliği görevine devam etmiştir.

Bilaherepolitikaya atılan Gören, rahmetli Necmettin Erbakan’ın Genel Başkanlığını yaptığı, Fazilet Partisinden 21. Dönem Adana Milletvekili seçilmiştir.2004 yılında da Ak Parti den Seyhan İlçesi Belediye Meclis üyesi seçilmiştir. Aynı zamanda, Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekilliği görevinde bulunmuştur.

Gören, tüm yaşamı boyunca insanlığa hizmet etmiş, insani değerleri üstün bir kişidir. Gerek işinde, gerekse ilişkilerinde her zaman nazik, kibar, hoşgörülü, anlayışlı, sabırlı ve yumuşak üsluplu biri olarak

gönüllerde taht kurmuştur. Bilhassa insanlarla kurduğu ilişkiler ve diyaloglar fevkalade güzeldir.

Sıcakkanlı, dürüst, açıksözlü, samimidir. Munis tavırları ile hemen kendini sevdiren Gören, iyi bir arkadaş, iyi bir dosttur. Güvenlidir. Saf, tertemiz bir kalbi vardır. Adeta kötülük nedir bilmez. Kendini değil, kentini düşünen bir yapısı vardır. Yine Anadolu dan bir örnek vereyim; böyle saf, temiz, kendi halinde, kimseye zararı olmayan insanlar için ,’GARİBAN’ derler. İşte tam da öyle biri Gören…

Kısacası, adam gibi adam… Günümüz de böyle vefalı, güvenilir insan bulmak hiç te kolay değil. Hele ki siyaset sahnesinde böyle insanlara şiddetle ihtiyaç var. Siyasilerin söylemlerine, birbiri hakkındaki galiz ve küfürlü konuşmalarına, verdikleri demeçlere bakınca, edebe, adaba, nezakete, hoşgörüye, kaliteye ve seviyeye ne kadar ihtiyacımız olduğu kendiliğinden ortaya çıkıyor. Elbette ki bunu tüm siyasiler için söylemiyorum. Hepsi böyle değil. İçlerinde çok çok iyi olanlarda var. Ancak,

dün ağıza alınmayacak sözlerle birbirine yüklenenler, birbiri hakkında demediklerini bırakmayanlar, bu gün siyaset sahnesinde el ele kol kola, boy göstermeye devam ediyorlar. Siyasette çıta gittikçe alçalırken, Ali Gören gibi siyasetçilere ne denli ihtiyaç olduğu anlaşılıyor. Vefanın, arkadaşlığın, dostluğun, nezaketin, kalitenin, seviyenin, edebin güzel bir numunesi olan bu güzel insanın yolu açık olsun. İşleri rast gitsin.

SON SÖZ.’’ EDEBİM ELVERMEZ, EDEPSİZLİK EDENE, SUSMAK EN GÜZEL CEVAPTIR, EDEBİ ELDEN GİDENE.’’