Azerbaycan deyip geçmeyin….
Dost ülke, kardeş ülke, soydaşımız Azerbaycan’ın tarihi, sıkıntılarla doludur. Çok kısa olarak Azerbaycan’ın bağımsızlığını nasıl elde ettiğine bir göz atalım;
Azerbaycan’ın bağımsızlığına uzanan yol meşakkatli ve kanlı geçti. 1980’li yıllar SSCB için ekonomik sıkıntılar demekti. Bu sıkıntılar, hem Azerbaycan’ın doğal zenginliklerinin tahrip edilmesine hem de milli ve dini hislerinin tahkir ve tehdit edilmesine yol açtı. Bu tavra ilk itiraz, 19 Şubat 1988 halk mitingiyle verildi. Böylece Başkan Bağırov istifa etti, Vezirov görevi devraldı. Mitingler Kasım ayına kadar devam edince, Sovyetler Birliği; Bakü, Nahçıvan ve Gence’de sokağa çıkma yasağı ilan etti. Bu yasaklar, Azerilerin Halk Cephesi’nde örgütlenmesine neden oldu. 28 Mayıs 1918’de Mehmet Emin Resulzade başkanlığında ki Milli Şura tarafından bağımsızlık ilan edildi. 2 yıllık kısa bir dönemden sonra, SSCB tarafından, işgal edildi. 19 Ocak’ı 20 Ocak’a bağlayan gece Sovyet Ordusu, Bakü ve diğer yerlerde 131 kişiyi öldürdü, 744 kişiyi yaraladı, 400 kişi mahkûm oldu. Vezirov’un da Moskova’ya kaçmasıyla komünist hâkimiyet tekrar sağlandı. Artık Azerbaycan halkı, bağımsız bir devlet kurmanın zaruri olduğuna inanmıştı.. 20 Ocak 1990 Kara Ocak günü son Sovyet vahşetini yaşayan Azerbaycan, 30 Ağustos 1991’de bağımsızlığını yeniden ilân etme kararı aldı. Ermenistan Sovyet Cumhuriyeti'nin Azerbaycan Sovyet Cumhuriyeti'ne bağlı Dağlık Karabağ’da hak iddia etmesi, etnik çatışmalara yol açtı ve bu karmaşa üzerine 18 Ekim 1991’de Azerbaycan son kez bağımsızlığını ilân etti.
Ve bu gün, Azerbaycan bağımsızlığını kazanalı 29 yıl olmuş, genç bir devlettir.
Azerbaycan Doğu’nun batısında, batının doğusundan Trans Kafkasya’da Güney Kafkasya’nın en büyük toprağa sahip ülkesi. Doğusunda Hazar Denizi, kuzeyinde Rusya, kuzeybatısında Gürcistan, batısında Ermenistan ve güneyinde İran var. Bir parçası olan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’nin ise kuzey ve doğusu Ermenistan ile, güneyi ve batısı İran ile çevrilmiştir, Türkiye ile de 17 km’lik sınırı vardır. Nüfus 10 milyon, yüzölçümü 86.600 km2’dir. Ülkedeki etnik topluluklar: Azeriler (% 91.60). Lezgiler (% 2.02), Ruslar (% 1.35), Ermeniler (% 1.34), Yahudiler ve diğer (% 2.43). Konuşulan diller: Azerice, Lezgice, Rusça, Avarca, Gürcüce, Talışça, Türkçe, Tatarca, Udince, Cuhuri, Rutulca, Buduhça, Tsahurca, Tatça, Hınalıkca, Krızca, (Karabağ bölgesinde) Ermenice, Kürtçe.
Azeri nüfusun büyük bir bölümü, İran’da yaşıyor. Büyük çoğunluğu Kuzey İran’da yaşıyor.
O bölge mayınlı tarla gibidir. “İyi niyet”, “dostluk” yetmez, “çok dikkatli” olmak gerek. Bilelim ki, AGİT bünyesinde oluşturulan Minsk grubu,( Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki, Karabağ sorununun barışçıl bir yoldan çözüm bulunmasını teşvik etmek amacıyla 1992 yılında, ‘Avrupa Güvenlik ve, İşbirliği Teşkilatı tarafından kurulmuştur. AGİT Minsk süreci, 24 Mart 1992’de Helsinki toplantısı ile başladı. 6 Aralık 1994’de Budapeşte’de yapılan toplantıda, Minsk süreci için, eş başkanlık sistemi oluşturulmuştur. Eş başkanlar; ABD-Fransa ve Rusya’dır) orada sorunu çözmek için değil, grup üyelerinin o bölgedeki çıkarlarını korumak ve krizi kontrol edilebilir ölçekte sürdürmek için varlar. Aradan geçen bunca zamana rağmen, Minsk Grubu, Ermenistan’ı, işgal ettiği Karabağ topraklarından çıkaramamıştır. Bu da gösteriyor ki; maksat, yukarıda ifadelerimizle paralellik arz ediyor…
Azeriler; Türkiye, İran, Rusya üçgeni içindedir. İşin içinde dolaylı olarak “İsrail, Kürt lobisi, Gürcistan, Lezgiler” yanında doğrudan Ermenistan da var.
Ermeni deyince, Rusya, İran, Suriye, Lübnan, Fransa yanında tabi ki, İsrail de var.. Ermeni diasporası olmayan batılı ülke yok gibidir. Olmayan bir Soykırımı, ülkemize yükleyip, ’Ermeni Soykırım Yasası’ diye parlamentolarından geçirip, yasa haline getiren ki,m? AB ülkeleri…Osmanlı’da Ermeni sürgününün arkasında da onlar vardı, işgal yıllarında, Ermenileri silahlandırıp üstümüze salanlar da onlardı. Rusların Ermenileri kışkırtıp, Van’daki kıyımları unutuldu mu? Size bağımsızlık vereceğiz diye, doğu illerinde neler yapmadılar, neler…
Batılıların Ermenileri sahipleniyor gibi görünmeleri, Onları bize karşı karanlık ve kanlı planlarında kullanmak içindir. Yoksa Ermenilere muhabbetlerinden değil. EOKA, ASALA, Etnik-i Eterya durup dururken icat edilmedi. Bu şeytani planlar vardı.
Yarın devam edecek…