İğne batırılmış balon gibi sönüverirsin

Güzel bir söz var: “Kişiliğini makamdan alanlar makamdan sonra kişiliksiz kalırlar...”

Bizler Gazeteci olarak geçen zaman içinde makam ve mevki sahibi olduğu için 180 derece dönen, kişilik ve karakter zafiyeti yaşayan o kadar çok kişiye tanık olduk ki.

Bunların birçoğu makamları, koltuklarını kaybedince hak ettikleri şekilde sudan çıkmış balığa döndüler.

Bir zamanlar etrafından çıkar ve menfaat ilişkileri içinde bol miktarda bulunan besleme yalaka takımı onları çoktan terk etmişti.

Makamların çok talipleri olur, çünkü görev yeri yüksek olunca, getirisi de yüksek olur.

Makam odası, makam arabası, makam şoförü, en önemlisi makam havası.

Sadece siyasetçiler değil, vakıflar, dernekler, STK’lar, oda başkanları da dahil oturdukları koltuğa adeta yapışıyorlar.

Çünkü herkes kendisini dev aynasında görüyor. Niyeyse o oturduğu koltuğu bırakmak istemez.

Aslında, asıl olan koltuk değil o koltuğun simgelediği makamdır. O makamı yüceltirsen koltuğun hakkını vermiş olursun, yüceltemezsen iğne batırılmış balon gibi sönüverirsin.

Benzer şeyler maddi gücüyle güç sahibi olanlar içinde geçerlidir.

Parasıyla kendisini yediden yetmişe üstün sananlar aslında kaşık kadar insanlardır.

Bizim de bu tür tanıdığımız kişiler var, bunlarda para var fakat ahlak, haysiyet, erdem hak getire.

İyi insanların paraya, pula, makama ve mevkiye gereksinimi yoktur.

Nedeni şu ki onların özünde erdemli, dürüst insan olmanın mayası vardır.

Yaşanabilir insanların varlığının çoğalması ile ülkemiz ve de dünya çok daha güzel ve yaşanabilir olacaktır.

Dünya kötülük yapanlar yüzünden değil seyirci kalıp hiçbir şey yapmayanlar yüzünden tehlikeli bir yerdir..."  İz bırakacak işler yapalım.