İdamlık Yusuf

Hayvan severler için bir alıntı.

***

Türk edebiyatının ünlü yazarlarından Kemal Tahir, 1940'lı yıllarda Çorum Cezaevi'nde yatıyordu.

Suçu mu?

Kitap yazmak.

O yıllarda ikinci Dünya Savaşı yılları.

Türkiye entellektüel bir adam savaşa katılmamış ama dolaylı yollardan etkilenmiş.

Memlekette kıtlık başlamış, halk temel ihtiyaç maddelerini temin etmekte zorlanıyor.

Yokluğun olduğu yerde suç oranı artar.

O yüzden cezaevleri, dolup taşıyor.

Çorum cezaevi müdürü, kitap okumayı seven entellektüel bir adam.

Kemal Tahir de o dönemin en ünlü yazarı.

Hal böyle olunca müdür bey, Kemal Tahir'e bir takım imtiyazlar veriyor.

Tek kişilik koğuşta kalmasının sağlıyor ve onun için bir daktilo getirtiyor.

O yıllarda toplumun eğitim düzeyi bugünkü gibi değil, cezaevindeki mahkûmların belki de yarısı okuma yazma bilmiyor.

Mahkumun evrak işi hiç bitmez..

Cezaevinde de Kemal Tahir'den başka düzgün yazı yazabilecek kimse yok.

Mahkûmlar, savunma ve temyiz dilekçeleri yazdırabilmek için, onun koğuşunun önde sıraya giriyorlar.

O günlerde Kemal Tahir, Cezaevi Müdürü'nden bir kedi istiyor.

Oysa cezaevinde huş harici hayvan beslemek yasak.

Ama müdür bey, çok değer verdiği ünlü yazarı kırmıyor, sokaktan aldığı bir yavruyu ona hediye ediyor.

Kemal Tahir, romanlarında sıkça bahsettiği kedisine işte böyle kavuşuyor.

Onun adını "Mapus" koyuyor.

Öyle ya, cezaevinde yaşayan kedi de aslında bir mahkûm, diğer deyişle bir mapus.

Mahkumların dilekçe yazdırmak için koğuşunun önünde sıraya girdiklerini söylemiştik.

Fakat herkes için dilekçe yazmaz Kemal Tahir.

Sadece kader mahkûmları için yazar.

Bir gün Çorum Cezaevinde, Malatya Cezaevi'nden sevk edilen bir tutuklu gelir.

Üç kişiyi öldürdüğü gerekçesi ile idam cezasına mahkûm edilmiş, ama dosyasına kesinleşme şerhi konulmamış, Temyiz'de bekliyor.

Lakabı "İdamlık Yusuf"

Okuma yazma bilmeyen Yusuf'un, kendini saapus"un başını okşayan Yusuf'a gözü takılıyor. Yanına çağırıyor.

Yusuf geliyor "Buyur beyim" diyerek.

"Sen gerçekten 3 kişiyi öldürdün mü?"

"Onları ağa'nın oğlu öldürdü. Ben gariban bir marabayım, suçu üstüme yıktılar."

"Bu kedi herkese yanaşmaz, senin kalbinin temiz olduğunu hissetmiş ki yanına gelmiş. Sana yardım edeceğim.

Fazla uzatmayalım.

Kemal Tahir, cezaevi müdürünün de yardımı sayesinde Yusuf'a verilen idam cezasının bozulmasını sağladı.

Yusuf tekrar yargılandı.

İdamlık Yusuf beraat etti.

Bir kedinin içgüdüsü sayesinde adalet yerini buldu.