Gelip geçiyor işte,
Ey kör!
Bu yer, bu gök, bu yıldızlar boştur boş!
Bırak onu bunu, gönlünü hoş tut!
Şu "dağılan alemde" bir nefestir alacağın,
O DA BOŞTUR BOŞ!
.........
Son zamanlarda beklemediğim, tahmin etmediğim kadar takdir ve teşekkür mesajları alıyorum.
"Yılma, korkma, pes etme, devam et, arkandayız" diyenler o kadar çok ki.. Açıkçası bu mesajlar beni güçlü ve dirayetli kılıyor. Daha süpürücü, daha sarsıcı, daha kavrayıcı, daha diri, daha ses getirici, daha inandırıcı ve daha sivri yazılar yazmamı sağlıyor.
"Kanlı kalem" diyorlar benim için.
Bunu düşünenler olabilir..
Saygı duyarım.
Fakat, ben kendimi öyle görmüyorum.
Ben, 6 çocuğuna bakabilmek için gece - gündüz çalışan, kursağından "tek kuruş haram lokma" geçmeyen, çocuklarına da bu anlayışı aşılayan, başı DİK gezen, kimseye boyun eğmeyen, "hurdacı" bir babanın evladı.. Anlatmakla ifade edilemez değer taşıyan dünyanın en fedakar, en cefakar, en merhametli kadını olan bir annenin evladıyım!
Babamdan aldığım "hayat dersini" asla unutmadan, her zaman ve durumda;
-Kul hakkı yiyenlerle -Hırsızlarla,
-Arsızlarla,
-Haramzadelerle, -Hayasızlarla,
-Haysiyetsizlerle,
-Ona buna "çakallık etmeyi" adamlık ile karıştıranlarla,
-Liboşlarla,
-Dandiklerle,
-Delikli kuruş etmezlerle,
-Soysuzlarla,
-Soytarılarla,
-Omurgasızlarla,
-Dutmalarla,
-Dallamalarla,
-Yüzsüzlerle,
-Sütsüzlerle,
-Sürüngenlerle,
-İtlerle,
-Farelerle,
-Sırtlanlarla,
-Sülüklerle,
-Zübüklerle,
-Öteki dünyaya değil, bu dünyaya yaşayanlarla,
-Ye kürküm ye demekten utanmayan dalaksızlarla uğraştım..
43 yıldır onları yazdım. Beynim "dama" diyene, kalemim elimden düşene kadar yazmayı sürdüreceğim!
........
Altını kalın hatlarla çizerek, belirtmek isterim ki;
"Kanlı kalem" değil, çalakalem giden, gözü kara biriyim.
Şu da biline; Bu CAN bu bedende oldukça;
-Korkmayacağım,
-Sinmeyeceğim,
-Durmayacağım,
-Yılmayacağım,
Ve.. SUSMAYACAĞIM!