Gerçekten her şey birbirine girdi. Hem de öylesine girdi ki, işler arap saçına döndü. Bu şartlarda insan ne yazacağını tam kestiremiyor. En azından ben o durumda olduğumu görüyorum. Tarihsel olaylardan günümüz için yararlanmak adına tarih konularını yazmak istiyorum ama güncelden asla kopamıyorum. Tamam diyorum güncel konulardan yazabilirim. Güncel konular da karma karışık bir durumda. Neden? Çünkü güncel konu deyince dünyadaki bir acayip gelişmelerden mutlaka söz etmek gerektir diyorum ama hangisinden? Örneğin Tramp diye bir kişi her gün yep yeni acayiplikler, akıl almaz sözler, tavırlarla dünyayı allak bullak ediyor. Haftada iki kez yazı yazmama rağmen Tramp'ın acayipliklerine yetişmem mümkün değil. Hangisine yetişebilirim ki? Adam, Kanada gibi bir koca devlet eyaletim olacak diyor. Savaşa zorla soktukları Ukrayna'yı savaştığı Rusya ile paylaşmaya kalkıyor, Gazze'yi dağıtıyor ve onlara kendi kafasına göre yer arıyor. Sadece bu örnekleri yazmaya kalksam bir köşe yazısı yetmez. Bölgemizdeki olaylardan bahsetsem, Netanyahu'nun, Suudi Arabistan'ın yaptıklarına yetişemem. Kaldı ki, Suriye'de yaşananlar zaten çok daha ilginç. Buradan giden az sayıdaki insan geri dönüyormuş, bu konu bizim için hayati derecede önemli ve bitmeyen bir yazı konusu. Dünya ve bölge konularını bırakıp kendi güncel konularımıza dönsem burada işler daha da çapraşık. İki büyük partinin kongrelerinde şaibe olduğu iddiasıyla birbirlerini suçlamaları acayipliğinden mi dem vuralım? Ülkede sayısı net olmayan 16-17 milyon olduğu söylenen emeklinin yoksulluk değil, açlık değil geçim anlamında ölüme terk edildiği ülkemizde ekonominin şaha kalktığının nasıl söylenebildiğinden mi söz edelim? Yöremizde yaşanan don olayının çiftçiyi mahvetmesinden, bunun sonucu olarak sebze ve meyve fiyatlarının ne duruma geleceğinden mi uzun uzun bahsedelim? Mafyacılık konusu başlı başına bir konu oldu, buna ne diyelim? Üniversite diploması meselesinin öncekini çözmüşüz gibi yenisi taze çıktı, ondan mı bahsedelim? Ümit Özdağ, neden hâlâ içeride, bunu mu yazalım? Öcalan'a bir takım insanların dizdiği methiyeler Türk Milleti'nce asla tasvip edilemediğine göre sonuç ne olacak? Teğmenler ile ilgili lehlerine oy veren komutanın emekliliğini mi konuşalım? İnsanların içeri tıkılma anlayışında olanlardan mı konuşalım? Eğitim konusu sil baştan olacakmış, bunu mu yazalım? Daha neler, neler...
Yani, yazı yazmak için kendi iç güncelimize dönsek orası da karma karışık. Her bir konuyu tek tek ele almak gerekir ki ilgili konuya sıra geldiğinde o zaman da güncellikten çıkabilir.
Baştan dedim ya! Güncel yazmaya kalksak, dünyada, bölgemizde ve ülkemizde her şey karma karışık.
Galiba ben yine de bundan sonra günümüzde yararlanmak adına tarihsel konulara döneceğim. Ne dersiniz?