Zuhal Olcay’ın ‘Küçük Bir Öykü Bu…’ albümü, Heparı’nın aranjörlüğe attığı ilk adım oldu. 1990 yılında Euro Vizyon Türkiye elemelerinde orkestrada klavye çaldı. 1991 yılında Aşkın Nur Yengi’nin ‘Hesap Ver’ albümündeki ‘Serserim Benim’ ve ‘Karanfil’ şarkılarının bestelerini yaptı. Şarkının sözlerini Sezen Aksu yazsa da, onun besteleri, şarkıları daha güzel hale getirdi. Bu yıllarda Körfez krizinin patlak vermesi gece hayatını olumsuz etkilemişti. Sezen Aksu ve Uzay Heparı’nın tanışması da bu yıllara denk geldi. O yıllarda Onna Tunç, Sezen Aksu ve Uğur Yücel birlikte çalışıyordu.
Onno Tunç ve Sezen Aksu’nun iş ve aşk ilişkilerinin çıkmaza girdiği dönem Sezen Aksu, Orhan Topçuoğlu’na şöyle dedi, “Ne yapacağım? Artık Onna da yok! İşler çıkmaza giriyor.” Topçuoğlu da Sezen Aksu’ya, “Gel seni Uzay’la tanıştırayım. Yetenekli bir müzisyen, Onna’nın açığını kapatabilir” dedi. Uzay ve Sezen birbirlerine çabucak ısındı ve hemen çalışmaya başladılar. Ama zaman içinde bu birliktelik iş ilişkisinden çıkıp, aşka doğru gitmeye başladı.
***
Gazeteler, ‘Minik Serçe, kendisinden 15 yaş küçük sevgilisiyle sahnede’ diye manşetler atıyordu. Zaman geçtikçe ilişkileri ilerliyor, birçok başarılı işe birlikte imza atıyorlardı. Uzay Heparı’nın ismi giderek büyüyordu. Sezen Aksu, Uzay Heparı’ya hayranlığını yıllar sonra şu şekilde aktaracaktı, “Uzay, bir sürüye ait olamayacağını daha doğarken belli eden ileri bir ruh, olağanüstü bir zekâ… İfrat’la, Tefrit’in harika bir uyumu. Kendi içinde büyük bir denge, Yaşı daha çok genç olduğu için klişe bir lisanla ‘Çılgın’ dediğimiz biri. Hem centilmen, hem zırdeli ve daha kim bilir ne çok şey. Kanımdan, canımdan biri. Üstelik tüm bunlar henüz 22 yaşında bir insanda toplanmış. Etkilenmemek mümkün değil. Biz Uzay’la ilişkiye benzemeyen ama olabilecek gibi olan, netleşmeyen bir şeydik. Böyle karmakarışık duygularla geçen bir dönemden sonra konuşmayı başardım onunla. Dedim ki, ‘Çıkma benim hayatımdan. Ben senin hayatında her zaman olayım. Ama beni bir kadın olarak düşünme. Çünkü olan halimizde bir yere varamayız. Hatta daha güzel olur böylesi. Kavuşmamak iyidir.’
Sezen Aksu ve Uzay Heparı, o geceden sonra birbirlerinin yanında olacaklarına söz verdiler. Hatta Uzay, Sezen Aksu’ya o kadar düşkündü ki, Sezen Aksu’nun Ahmet Utku ile evlenmesi üzerine şöyle demişti, “O zaman ne yapıp, edip Ahmet ile kanka olmam lazım. Ya birbirimizden koparsak, ya bir daha görüşemezsek ne yaparım ben?”
Ama bu sözler, bu yeminler başka bir kadın için yenilip yutulacak, olaylar çok farklı bir boyuta doğru evirilecekti. 90’lı yılların başıydı, Yıldız Tilbe’nin henüz şöhret olmadığı zamanlar.. Sezen Aksu ise o yıllarda albümleri ve sahneleriyle fırtınalar estiriyordu. Sezen Aksu, 1991 yılında İzmir’de bir pavyona gitti. Pavyonda şarkı söyleyen genç kadını gören Sezen, onun sesinden çok etkilendi. O kadın, şarkıları dillerden dile dolaşan Yıldız Tilbe’den başkası değildi. Minik Serçe, Yıldız Tilbe’yi alıp İstanbul’a getirdi. Ona evini açtı, bir süre beraber yaşadılar. Yıldız Tilbe’nin kariyeri Sezen Aksu’nun desteğiyle birlikte yükselişe geçti. Sezen, onu Uzay Heparı’yla tanıştırdı. Ancak Yıldız Tilbe’nin yaptığı bir hata onlarca yıl sürecek bir küslüğe sebep olacaktı. Yıldız ve Uzay bir gece birlikte olmuş ve bu olay Sezen Aksu’yu yıkmıştı.
***
Yıldız Tilbe yıllar sonra olayları şu şekilde anlatmıştı; “1991’de beni İzmir’de Pırlanta Gazinosunda dinleyip, elimden tutan ve bana evini açan Sezen Aksu’dur. 9 ay ona vokalistlik yaptım. Orkestrasında görevli olan Uzay Heparı’dan ayrıldıktan sonra onunla bir gecelik ilişki yaşadım. İkimizde sarhoştuk. Sabah gözümü açtığımda aynı yataktaydık. Ağlayarak Sezen’in yanına gittim, ‘Yapmamam gereken bir şey yaptım. Özür dilerim.’ dedim. O da; ‘Evet, yapmamalıydın! Bu yüzden artık evimde kalamazsın’ dedi. Bunun üzerine bende evinden ayrıldım. (Devam Edecek…)