Her köşe başında var !

Uzun hikaye..

Belki de kahramanları belli, bir roman..

Perdesi açılmayan, üçüncü perdesi yazılamayan tiyatro..

Trajedi, dram, komedi, 36 kısım tekmili birden..

1952’lerde başlayan 2022’lere kadar uzayan bir anı demeti.

Ve ya hatırat..Gelecek kılavuzu..

Adana’nın ‘Paşa’sı yoktur ama ‘Paşa’ ile biten mahallesi ve caddesi çoktur.

Abidin Paşa’nın da Adana’ya hizmetleri geçmiştir..

-Abidin Paşa, 1880-85 yılları arasında Adana Valiliği yapmıştır. Adana’ya Vali Konağı karşısında ve Seyhan Nehri Taşköprü kıyısında Askeri Lise binasını da o yaptırmıştır.

-Osmaniye, Yumurtalık, Adana yakınları Ağba kıyısında, Silifke yöresinden 80.000 dönüme yakın arazi satın almış.

-Hiçbir iyilik cezasız kalmaz.

-Abidin Paşa’yı Yumurtalık yöresi köylüleri yönetime şikayet ederler.

..Ve Abidin Paşa’nın başka bir yere tayini çıkartılır.

-Ünlü ressam Abidin Dino, onun torunudur.

-Abidin Paşa"nın elde kalan son arazileri olan AĞBA çiftliği yakın zamanda Çomu ailesine geçmiştir.

-Çomu ailesinin zenginlik kaynağı da Abidin Paşa"nın arazisini işletmeleridir. (01 Adana Dergisi)

Benim, kimsenin ‘cemaz-ül evvel’i (geçmişi) ile ilgili bir sorunum olmaz.

Yaşanmış, yaşanmıştır.

Geçmişinin hesabını anca kişi kendi kendine verir.

Korktuğum tek şey; hikayeye başlamadan sonunu nasıl tamamlayacağımdır.

Yaşamı aktaranlar sonun nerede biteceğini göremez.

Çünkü, yenilenlerin mezarı kutsal değildir.

Ne zaman;

-Senin derdin dert midir, benim derdim yanında.
Hiç kimsede gördün mü, böyle dert hayatında ?
Otur şöyle yanıma, dinle bak dertlerimi..
Anlatınca ağlama, deşme benim derdimi..- türküsünü dinlesem, aklıma Yeşil Köşe ve Durak Meyhanesi gelir.

Merhum Süleyman çok kahrımızı çekmiştir.

Ekspres Gazetesi’nde çalışıyorum.

Maaşıma zam yapılmış. Çocuklar o zaman bebe..

Mavi Köşe Pastanesinden baklava aldım. Döşeme mahallesinden İstiklale yürürken, tablacı rast geldi.

Yafa portakallar çocuk kafası kadar.

Üç kilo aldım. Bebelerle portakal maçı yaparım düşüncesindeyim.

Cümle kapısında hanım karşıladı.

-Ne aldın ?

-Baklava..

-Babamlar geldi, bir tepsi getirmişler..

-Kese kağıdında ne var ?

-Portakal..

-Bir çuval var !

Sinirle hepsini çöpe attım.

Gittim, Sülo’ya teslim oldum !

Şimdi, teslim olacak ne Sülo kaldı ne de mekan.

Herkes kimyager oldu !

-Kendin yap, kendin iç..

Boğmanın iyisini almak için Hadırlı’dan, Mıdık’tan tanıdık arardık.

Şükürler olsun !

Her köşe başında bulunuyor..