Çevre

Haydi Adanalı! Şimdi Orman Yangınlarına Karşı Teyakkuz Zamanı

Ülke genelinde peş peşe patlak veren ve büyük yıkımlara yol açan orman yangınları, içimizi yakmaya devam ediyor. İçinde bulunduğumuz Ağustos ayının kavurucu sıcakları, yüksek nemle birleşen boğucu hava ve rüzgar, Adana'daki ormanlık alanlarımızı da çok ciddi bir tehdit altında bırakıyor. Doğanın bize sunduğu bu eşsiz mirası korumak ve "ciğerlerimiz yanmasın" demek için hepimizin her zamankinden çok daha fazla dikkatli olması gerekiyor.

5ocakgazetesi.com

Orman yangınlarının kahredici bir çoğunluğu ne yazık ki insan kaynaklı hatalardan, anlık dikkatsizliklerden ve ihmallerden ortaya çıkıyor. Aşırı sıcakların bitki örtüsünü kurumuş bir çıraya çevirdiği bu hassas günlerde, ormanlık alanlarda veya bu alanların yakınlarında yakılacak en ufak bir piknik ateşi bile felakete davetiye çıkarıyor. Yangınların tek sebebi doğrudan yakılan ateşler de değil. Doğaya bilinçsizce bırakılan cam şişeler güneş ışınlarını tıpkı bir mercek gibi odaklayarak, seyir halindeki araçların penceresinden dışarı atılan sönmemiş bir izmarit ise kuru otlarla buluştuğu saniyede devasa alevleri tetikleyerek binlerce canlının yuvasını küle çevirebiliyor.

Tarımsal Temizlik Ateşle Yapılmaz

Özellikle Çukurova gibi tarımın kalbinin attığı bölgelerde, hasat sonrasında sıklıkla başvurulan anız yakma alışkanlığı, rüzgarın da etkisiyle hızla kontrolden çıkıp ormanlarımıza sıçrayan en büyük tehlikelerden birini oluşturuyor. Toprağın kendi verimini düşüren ve içindeki canlı ekosistemini tamamen yok eden bu son derece yanlış uygulama, aynı zamanda ormanlarımız ve yerleşim yerlerimiz için adeta pimi çekilmiş bir el bombası anlamı taşıyor. Çiftçilerimizin ve kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşlarımızın anız yakmama konusunda tavizsiz bir hassasiyet göstermesi, yaşanabilecek trajedilerin ve can kayıplarının önüne geçilmesinde hayati bir önem taşıyor.

Görev Hepimizin: Gördüğünüz An İhbar Edin

Yeşil vatanı korumak sadece itfaiye ve orman müdürlüğü ekiplerinin değil, bu topraklarda nefes alan her bir bireyin en temel, ertelenemez vatandaşlık görevidir. Ormanlık alanlarda, yol kenarlarında veya ağaçlık bölgelerin çevresinde en ufak bir duman, şüpheli bir hareketlilik veya ateş yakan birilerini fark ettiğiniz anda saniyeleri bile israf etmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ni aramalısınız.

Unutmamalıyız ki, alevlere karşı verilen amansız mücadelede erken ve doğru müdahale her şeydir. Gelecek nesillere siyah, küle dönmüş ve suskun topraklar değil; gölgesinde güvenle nefes alabilecekleri, cıvıl cıvıl ve yemyeşil ormanlar bırakmak tamamen bizim ellerimizde.