HAYATINIZIN EFENDİSİ MİSİNİZ ? 2

Bu tanıma uygun herhangi bir şey var oluş idealinizi oluşturabilir. Aristo’nun’’ Uğruna başka şeyleri yaptığımız ama kendisi başka hiçbir şey için feda edilmeyen’’ sözleriyle özetlediği varoluş idealimizi sorgulamanın başka bir uzantısı, kendinizin farkında olmaktır.

Farkında olunmayan bir’’ ben le’’ var oluş ideali tanımlanamaz. Gerçekçi olmayan bir benlik algısı, açığa çıkarılmazsa var oluş idealini sorgulama süreci başarıyla tanımlanamaz. Keşfedilmemiş bir yaşam, gerçek bir yaşam yalnızca siz anlam verebilirsiniz. Ve bu ‘’anlamlaştırma’’ süreci, kendinizi fark etmekle başlar. Kendinizle ilgilenmeden söz konusu farkındalığa ulaşamazsınız. Nasıl ki bir şeyi isteyerek yapmakla zorunluluktan yapmak arasındaki fark ’’tutkuyu’’ açıklamaktaysa, var oluşla biyonik yaşam arasındaki fark,’’ Yaşamın anlamını’’ açıklar. Hiç zaman kaybetmeden içten içe sürükleyeceğiniz bir hayal edinmekle başlayın işe ve bu hayali gerçeğe dönüştürmek için sancılaredini ki; yürekleriniz her günü yeni bir gün ışıltısıyla karşılayabilsin.

Şimdi gelin hep birlikte, var oluş ideallerimiz, yani uğruna her şeyi yaptığımız ama kendilerine dokundurmadıklarımızı yeniden anlamlandıralım! ‘’ Hayat nasıl gidiyor?’’ gibi bir hatır sualine ’’Bana sormadan gidiyor’’ cümlesinden fazla söyleyeceklerimiz, hayatımız üzerinde’’ hayati’’ rolümüz olsun. Bu hatır sualinin hatırına, hatırı sayılır ve istediğimiz bir yaşam kuralım kendimiz ve sevdiklerimiz için. Şu günün ışıltıları hatırına bir kez daha düşünelim;

‘’Yaşadığımız hayat, yaşamak istediğimiz hayat mı?’’ Gerçekten hayatın efendisi siz misiniz?’’

Kendiniz ve var oluşunuzla ilgilenmediğiniz sürece, var olmayacaksınız. İstekleriniz ve size verilenlerle ilgilenmediğiniz sürece, isteklerinizle ilgilenilmeyecek belki de, hepsi ansızın elinizden alınacak. Size verilenleri, sahip olduklarınızı fark etmek ve onları sıkça anmak için bu gün bir söz verin kendinize.. Bu gün var olanlara tutunmak, var olmasını istediklerinizin ardına tutkuyla düşmek, dileklerimize ölümüne sahip çıkmak için bir başlangıç olsun.

Bu gün bir dilek tutun kendiniz için. Anlamsızlığın gölgesi, yaşamınıza ve yüreğinize düşmeden önce, bu gün bir dilek tutun. Ardından bu günü tarih düşün. Şimdi bu satırları okumaya başladığınız beş dakika öncesindeki kişiden çok daha fazlası ve yaşamını tazelemiş ayrıcalıklı bir birey olarak, işinizin başına dönebilirsiniz. Hayatınızın gidişatını önemsediğiniz, kendinizle baş başa kalmayı kendinize çok görmediğiniz için teşekkürler. Huzurlu bir şimdiniz ve şimdiden güzel yarınlarınız olması dileğiyle! Hoşça kalın. Sevgiyle, kendinizde kalın.

Size verilenleri, sahip olduklarınızı fark etmek ve onları sıkça anmak için, bu gün bir söz verin kendinize…

Unutmayın ki hayat çatlak bardaktaki suya benzer.

Çatlak bardaktaki su,

İçsen de tükenir, içmese de tükenir.

Yaşam da öyle…

Yaşasan da bitecek, yaşamasan da…

Bu bakımdan, yaşamımızın anlamı kadar mutluyuz. Bu anlam kadar varız. Yaşamlarımızı anlamlı kılanlar ise tutkularımız ve varoluş ideallerimizdir.

Her insanın mutlaka bir ideali, bir hedefi olmalı.

Bir kere şöyle düşünmeliyiz; Yüce Allah bizi niçin yarattı? Buna gerek var mıydı? Yarattı ise neden? Ne maksatla yarattı? Acaba kaç insan bu şekilde kendini sorguluyor? Bunun nedenini araştırıyor.

Yüce yaratıcı, her insana görevler yüklemiş, sorumluluklar vermiş. Ruh vermiş. Akıl vermiş. Duygu vermiş. Düşünme ve konuşma yeteneği vermiş. Neden insanlara da, hayvanlara değil. Neden?

İşte bu soruların sorulması, insan olmanın gereğidir. Her canlının özellikleri farklı farklı vücut bulmuş.

O hal de bize düşen, sorumluluklarımızın farkında olmak, yapmakla yükümlü olduğumuz, dini, milli, ahlaki, insani görevleri yerine getirmektir. Bu nasıl olacak? Yazımızın başından beri bunu anlatmaya çalıştık. İyi yurttaş, iyi vatandaş olmak, adil olmak, adaletli olmak, hakkaniyetli olmak, her insanın temel görevidir.

Bunun dışında da ideale ve hedefe ihtiyaç vardır.

Sonuç olarak; Şu günün ışıltıları hatırına bir kez daha düşünelim.’’ Yaşadığımız hayat yaşamak istediğimiz hayat mı?’’

Gerçekten ‘’ hayatınızın efendisi siz misiniz?’’

SON SÖZ’’ İDEALSİZ İNSAN, YAKITSIZ ARABAYA BENZER.’’