HARP OKULLARI VE GATA

Önce güncel bir konuyu yazalım. Yeni bir toplum mühendisliğine bağlı algı yaratma işinin içerisine düştük. Nedir o? Pkk, kongre yapmış ve silah bırakacakmış. Yapılan kongre 5-7 mayısta ve bir kaç ay önce önerilen tarihte yapılmış, biz yeni duyuyoruz. Neyse... Peki sonuç? Şartsız silah bırakacağız demiş mi? Hayır! Peki ne demişler? Alınan kararları sonra açıklayacağız? Bu ne demek? Devlet'e hadi siz de gerekeni yapın demek. Bakalım şartsız terörsüz Türkiye'den neye evrileceğiz. Bekleyelim görelim.

Bugün çok önemli bir konuya değinmek istiyorum. 15 Temmuz 2016 yılında ülkemizde gece sabaha kadar süren son derece garip işler oldu ve adına darbe dedik. Hiç bir biçimde içinde olamayacağımız bir grup yaptı ve ülkemizde maalesef ciddi kan aktı. Çok ilginç bir biçimde ertesi günden itibaren bazı işler oldu. Ne oldu? Harp Okulları kapatıldı ve en ilginci de GATA, yani Gülhane Askeri Tıp Akademisi kapatıldı. Hatta Kuvvet Komutanlıkları ve Genel Kurmay Başkanlığı arasındaki ilişkilerde değişiklikler yapıldı. O günden beri bu kapatılan okulların ve askeri hastanelerin açılacağını ümit ediyoruz. Ama maalesef bugüne kadar bir gelişme olmadı. Hatta bir de Milli Savunma Üniversitesi kuruldu ve başına da televizyon programlarında program ortağıyla didişen birisi rektör oldu. Olabilir anladık da. Bu ülkenin en önemli ve tarihi MÖ 209'a dayanan bir kurumun mensuplarını yetiştirecek bir okulun yöneticisi böyle mi belirlenmeli?

Elbette askerlik mesleğinden değiliz. Ayrıca elbette GATA'da doktor değiliz. Ama ömrünü ülke meselelerine, toplumuna, Milleti'ne, insana vermiş birisi olarak askerlik mesleğinin önemini de anlayacak konumdayız. Kaldı ki Yedek Subay olarak askerliğini yapmış olmanın artısını da eklemeliyiz. Dolayısıyla Harp Okulları'nın nasıl bir uzmanlık ile eğitim aldığını anlıyor ve biliyoruz. Askerlik, yeri geldiğinde can pazarı ortamının oluştuğu bir gerçekliktir. Dolayısıyla bu durumla karşılaşıldığında ilgili hastanelerin kendine özgü kuralları olan hastaneler olması gerekmez mi? Askerî hastanelerin kendine ait özellikleri yok mudur? Burada görev alanlar sivil dünyadaki gibi mi olmalıdır?

Bütün bu anlatılanların sonucu olarak şunu söylemeliyim; Harp Okulları ve Askerî Hastaneler bir daha uygunsuz kişilerin sızmayacağı bir biçimde yeniden açılmalıdır. Her ülke için öyledir ama Türkiye için askerlik her ülkeden çok daha önemlidir. Zaten onun için Kara Kuvvetleri'nin sembolik kuruluş tarihi Mete Han'ın MÖ 209'da kurduğu yıl, Deniz Kuvvetlerinin kuruluş yılı Çaka Bey'in donanma kurduğu 1081 yılı ve Hava Kuvvetleri'nin kuruluş yılı da Osmanlı dönemindeki 1911 yılıdır.