HARİKA, MUHTEŞEM VE OLAĞANÜSTÜ BİR GECE İDİ

6 Kasım Çarşamba günü Seyhan Belediyesi Yaşar Kemal Salonu'nda bir Konser Gecesi yaşadık. Gerçekten muhteşem idi. Bir Adanalı olarak inanılmaz gurur duydum. Çocukluğumuzdan beri biliyoruz elbette. Adana'dan çok sayıda ses ve saz ustaları yetişmiştir. 68 yaşına geldim. Müziğe ilgi duyduğumu düşündüğüm halde bu kadar değerli ustaların Adana'dan yetiştiğini bilmiyordum. Diğer taraftan da adını bildiğim birçok sanatçının da bu kadar özellikli olduklarını bilmiyordum.

O gecede neler öğrendik neler.

O gecede neler dinledik neler.

Gecenin ana omurgası 1961 yılında yayına başlayan ve maalesef 1968 yılında nedensiz bir biçimde Mersin'e taşınan  Adana İl Radyosu idi. Bu Radyo'nun Adana'ya o dönemki ve sonraki her yönden katkısını gördük ve öğrendik.

Gece programının ilk bölümünde Kenan Şele ustanın 75 yaşına rağmen o güzel sesi ile verdiği müzik ziyafetini dinledik.

Bir ara ses icrasını zaten bağlamasıyla eşlik eden Ramazan İnal'a bırakması ziyafete renk kattı. Her ikisini de saz arkadaşları ile birlikte candan kutluyorum. Kenan Şele ustanın uzun yıllardan beri Adana'da yaşamıyor olmasına rağmen  ziyafete katılan ve salonu hınca hınç dolduran izleyicilerle olan bire bir ilişkisi gerçekten görülmeye değer idi.

Gece'nin hazırlayıcısı olan İsmail Görkem bey'in ikinci bölümdeki bir saatlik sunumu harika bir sunum idi. İşte o sunumda Adana müzik dünyasına emek verenlerin bütün özelliklerini ve güzelliklerini yakından tanımış olduk

 O sunumda adı geçen ustaları keşke mümkün olsa da tek tek bu yazıda kaleme alsam. Okurlarımdan 1961'de kurulan Adana İl Radyosu ses ve saz sanatçılarını araştırıp öğrenmelerini tavsiye ederim. Bu ustalardan birini Abidinpaşa’daki dükkânında yakından tanıma imkânı bulmuştum. 'Adana'ya Gidek mi' türküsünün bestecisi, çatal sazın mucidi rahmetli Ali Limoncu'yu oğlu Âlim Limoncu çok iyi temsil etti. Bu sunumda adı geçen ustalardan bazılarının yurt dışına giderek gerek dünya çapında ve gerekse bulundukları ülkelerde güzel ülkemizi, güzel Adana’mızı başarıyla temsil ettiklerini öğrendik. Sunumun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ederim.

Gece programının üçüncü bölümü çok daha farklı bir ziyafet idi. 47 yıldan beri ABD'de yaşayan ve dünyanın en önemli neyzenlerinden biri ve hatta belki de birincisi olan Ömer Faruk Tekbilek ustayı ve yanındaki iki ustayı dinledik. Ömer Faruk Tekbilek usta önce bağlama ziyafeti ve sonra da ney ziyafeti verdi. Bu arada O'na sesi ve ud'u ile çok başarılı bir şekilde eşlik eden Hasan Boğa'yı da anmadan geçmek olmaz.

Kapanışın, gecenin ilerleyen saatine rağmen yerinden kalkmayan izleyicileri coşturan Aman Adanalı türküsü ile bitirilmesi mutlaka görülmeye değer bir tablo idi.

Bütün bu yazdıklarımın üstüne önemli bir konuyu da anlatmadan bu yazıyı tamamlamam.

Ömer Faruk Tekbilek usta, 47 yıllık Vatan ve Adana özlemine karşılık Adanam diye bir beste yapmış. O, parçasını okumaya başlarken mikrofondan değişik bir ses duyduk. Bu ne derken bir de anladık ve gördük ki, büyük usta ağlamaktan parçaya giremiyor.

Bu ne demek biliyor musunuz?

Ne olursan ol, ille de Vatan demek!

Ne kadar uzun dışarıda kalırsan kal, önce Vatan demek!

Dünyanın en büyüğü olsan da, doğup büyüdüğün toprakları, yani Vatan'ı unutamazsın demek!

Büyük müzik ustası Ömer(Omar) Faruk Tekbilek, o gözyaşlarınla o kadar derin sözler söyledin ki seni o gözlerinden öperim.

Usta, Büyük Başbuğ Mustafa Kemal ATATÜRK senin o özlem dolu gözyaşların için ne söylüyor: "Söz konusu olan Vatan ise gerisi teferruatdır".

YAŞASIN ADANA!

YAŞASIN VATAN!

Bu unutulmaz Gece'ye emek veren, katkı sağlayan herkese sonsuz teşekkürler ederim.

Ses ve saz ustalarımızdan rahmetli olanlara Tanrı'dan rahmet, yaşayanlara sağlıklı uzun ömürler dilerim.

Bütün bu anlatımların yanında geceye katılımımızı sağlayan sevgili abimi, dostumu unutacak değilim elbette. Kim o? Ahmet Sağyaşar! Çok eski ve köklü birlikteliğimiz olan Ahmet Sağyaşar, o gece kitabının imza gününü yaptı ve biz de o kitaptan edinme imkânı elde ettik. Adana müzik dünyasına damga vuran isimlerden biri olan Ahmet Sağyaşar'ı, yazdığı ve gelirini Türk Eğitim Vakfı'na bağışladığı 'Türk'üm Doğruyum Adanalıyım' adlı kitabından dolayı tebrik eder başarılarının devamını dilerim.