Hikaye bu ya; Padişahın biri, bir imamla bir Bektaşi dedesini huzura kabul buyurmuş..
İmama:
-İmam efendi, içki var mı?
-Haşa sultanım!..
-Kumar var mı?
-Sümme haşa sultanım!..
-Kadın kız var mı?
-Elfi elfi haşa sultanım!..
Padişah kuşağından bir altın çıkarıp imama hediye etmiş..
*
Sonra dönmüş dedeye :
-Erenler içki var mı?
-Akşamlarda olur sultanım!..
-Kumar var mı ?
-Arada sırada oynarız sultanım!..
-Kadın kız var mı?
-Eh işte o da oluyor bazen sultanım!..
Padişah kuşağından bir kese altın çıkarıp dedeye hediye ediyor..
*
Bunu gören imam hemen atılıyor :
"-Sultanım bu nasıl bir iştir !
-Ben içki içmem, kumar oynamam, harama uçkur çözmem..
-Bana bir altın verdiniz, bütün bu süfli işleri yapan dedeye bir kese altın verdiniz..
-Ben bundan bir şey anlamadım!"
Padişah ayağa kalkar, karşısında ona karşı dikilen imama dersini verir:
"İmam efendi senin hiçbir masrafın yok. Ama dedenin masrafları çok. Onun için ona fazla verdim" der!..
Eee.. Demem o ki; Seyyanen zama gerek yok!
*
EMEKLİ ZEVATA YÜZDE 25 LİK ZAM BİLE ÇOK FAZLADIR!
*Bu kesimin et, süt, yumurta yeme, *Arabaya binme,
*tatile gitme,
*Otellerde konaklama,
*Eğlenlenme, dinlenme,
*Yeni kıyafetler alma,
*Ailece lokantaya gitme,
*kitap dergi alma,
gibi hiçbir masrafı yoktur!
Padişahım çok yaşa!..
*
Güzel bir hafta sonu temennisiyle..