HADİ ORADAN

İstanbul'da 6.2 şiddetinde deprem oldu..

Kimsenin burnu dahi kanamadı, gözle görünür elle tutulur hasar da yok..

Şükürler olsun..

.......

Tam 2 yıl 3 ay önce merkez üssü Kahramanmaraş olan depremde ülke insanları olarak yıkılmıştık..

Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Malatya, Osmaniye ve Adana, o "kara gecede" hem yıktı, hem yaktı bizleri..

Herşeyi, herkesten çok daha iyi bilen (!) güruhu temsil edenler, kaybettiklerimizin sayısını "54 bin" olarak açıkladı..

Yalandı bu.. Hemde kaşarlanmış bir yalandı..

Ben ve benim gibi düşünen milyonlar, kayıp sayımızın;

"54 bin değil, 100 bin ve hatta çok üzerinde olduğunu iyi biliyorduk."

Yalanı, hayatlarının merkezine koyanlar, gözlerimizin içine baka baka... Ve dahi, inatla - ısrarla "54 bin" dedi durdu..

Değerli canlar,

Deprem bölgelerinin tamamına gittim..

Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman GAYB'a gitmiş.. Malatya, Osmaniye, Adana ise, GAYB'a gitmemek için "derin pazarlıklar" yapıyordu..

Kayıp sayımız;

"54 bin" mişşşşşşşşşş..

Hadi oradan.

.......

Ülke olarak, bu büyük ve unutulmaz acıyı yaşarken, kendi aralarında hiçbir zaman anlaşmayan, an-la-şa-ma-yan deprem uzmanları (!) bu acılı günde bile "ayrı telden" çaldı;

"En iyisini ben bilirim.. Benim dediğim, onların dediğinden çok daha doğrudur.. Falan yerde, falan saatte şiddeti şu kadar olacak deprem beklentisi var.." Dedi diyebildi..

Zatı muhteremler, Türkiye'de yıkılmadık yer komadı anasını satayım.

6 Şubat depreminden sonra, bu işi en iyi bildiklerini iddia eden güruh, her ay değil, her hafta değil, her gün "deprem olacak" diyerek, bu güzel elkede yaşayanları uykusuzluklara gark etti, "gulyabani kabusları" yaşatabilecek kadar hesapsız davrandı, kitapsızlaştı..

-Hepsi çok bilen,

-Hepsi en iyi gören,

-Hepsi en iyi tahmin eden,

-Hepsi nokta vuruş yapan.

3'ünü asla bir araya getiremeyeceğiniz bu efendilere sormak isterim;

-Hepiniz NOKTA VURUŞ yapıyorsunuz (!) İyi, güzel, hoş ta; "Aranızda NOKSANLIKLARLA DOLU VURUŞLAR yapan tek bir Allah kulu yokmu yahuuuuu?

.......

Altını çizerek belirtmek isterim ki, deprem konusunda bu işi en iyi bilen, en iyi analiz eden, en doğru tespitler yapan, en akılcı yol izleyen tek bir isim tanırım,

Profesör Doktor,

"Şener Üşümezsoy."

Deprem konusunda müthiş tespitlerde bulunan bu değerli adama bile; "O, bilim insanı değildir.. Bu işi hiç bilmez.. Ona soru soran gazeteci de gazeteci değildir.. Kaale almayın" diyen utanmazlar, sıkılmazlar var..

Neden bir OT olmadığımızı, o-la-ma-ya-ca-ğı-mı-zı şimdi daha iyi anladınız mı?