“Geyik Muhabbeti”-1

Günümüzde dahi sık sık kullanılan iki deyiş; ‘Ne Şehit Oldu Ne Gazi Pisi Pisine Gitti Niyazi’ ve ‘Geyik Muhabbeti...’ Herkesin hayatında çeşitli vesilelerle duyduğu bu ifadelerin nasıl ortaya çıktığını hiç merak ettiniz mi? 

Ben merak ettim…

Gerçekten ilginç bir hikâyesi varmış.

Buyurunuz…

***

Jön Türk Devrimi ve Anayasa Bayramı olarak da adlandırılan, 1908'deki İkinci Meşrutiyet'in ilanı öncesi, Sultan Abdülhamid’e isyan eden ittihatçılar Makedonya dağlarına çıkmıştı. Ahmet Niyazi Bey veya Resneli Niyazi Bey de sıkı bir ittihatçı olarak bu isyanın başrolündeydi. Makedonya dağlarında isyan için hazırlık yapan birlikleri kumanda ediyordu. Kampta herkes acıkmıştı, Resneli Niyazi Bey yanına üç askeri de alarak ava çıktı. 

Uzun bir arayışın sonunda yetişkin bir geyik gördüler. Avı vurmakla görevli asker, geyiği görür görmez silahını doğrulttu. Ateş etmeye hazırlandı. Tam da o sırada Resneli Niyazi Bey de geyiği gördü. Hayvanın güzelliğinden çok etkilendi. Tetiği çekmek üzere olan askerine durmasını söyledi.

Açlıktan ölmek üzere olan asker, geyiği pişmiş, taze bir et olarak hayal ediyordu. Komutanının bu emrini anlamakta zorlandı. Av için kamptan çıkmışlardı ve avlarını bulmuşlardı. 

“Anlayamadım komutanım” dedi. 

Resneli Niyazi, emrini yüksek sesle tekrarladı;  “Dur oğlum vurma sakın!”

Sesleri duyan geyik saniyeler için gözden kayboldu. Askerler komutanlarının bu yaptığına anlam veremediler. Merak içinde Resneli Niyazi'nin yüzüne baktılar.

'Biz hürriyetimiz için zulümden kurtulmak için vatanımız için dağa çıktık. Şimdi bu garibi kendi vatanın da mı öldürelim? Gelin kampa dönelim elbet bir şeyler vardır karnımızı doyuracak' 

Askerler bu duruma hiç anlam veremeseler de çaresiz boyunlarını büküp komutanları eşliğinde kampa döndüler.

***

Kampta kendilerini bekleyen askerler ve milisler, geyiği göremediklerinden hayal kırıklığına uğradılar. Kendi aralarında konuşmaya başladılar neler olup bittiğini. Resneli Niyazi'nin bu tutumu onları da çok şaşırttı.

Askerler ateş yakıp karınlarını doyuracak bir şeyler bulmaya çalışırken bir anda Resneli Niyazi'nin canını bağışladığı geyik kampın önüne çıkageldi. 

Hiç korkmadan askerlerin çadırlarının olduğu bölgeye geldi...

(Devam Edecek…)