GERÇEK BİR SAVAŞ MI?

Son günlerde yanı başımızda 12-13 gün süren bir savaş yaşadık. Gerçekten nasıl bir savaş yaşadık? Ne garip işler gördük? Bu garip savaş günleri nasıl ve ne biçimde bitti? Gerçekten bitti mi?

Bu 12-13 günlük ağır görüntülü savaş günlerinde en dikkati çeken konulardan biri her iki tarafta ölen sayısı değil mi? Bu kadar gün yüzlerce bomba atıldı, taraflarda ölen sayısını bir türlü öğrenemedik. Arada bir açıklanan sayı ise gülünç denecek derecede idi. Hele İsrail ölen değil, 5-10 tane yaralı olduğunu açıkladı, arada bir. Sonunda abd acayip bombalar attığını ve dünyada bunu yapacak bir ordunun olmadığını ilan etti, nedense. Böyle konuşmalarla nasıl bir savaş oldu, anlamadık. Arkasından İran abd üslerini vurdu ve abd garip başkanından açıklama geldi; "İran, içini boşalttı" Yani canı sağ olsun der gibi. O ne ya! İran da üsleri vurmadan önce haber veriyor ki; "oraları vuracağım" Yani üzgünüm, lütfen boşaltır mısınız der gibi.

Yani inanılmaz, beyefendiler, centilmenler savaşı. Ne diyelim?

Sonunda, denge sıkıntısı yaşayan abd'nin denge sıkıntısı sonsuz başkanı açıklama yapıyor; iki taraf da silahları sustursun ve İsrail'i durduralım ve silahlar susuyor.

Bu durumda adeta senaryosu yazılmış ve oyuna geçilmiş bir tiyatro sahnesinde gibi olmadık mı?

Bakın, bu garip savaş tiyatrosuna kadar, abd-İran kavgasına çok inanmazdım. Neden? Çünkü biliyor ve inanıyorum ki İran, yönetim anlamında çok önemli ve hayati bir görev yapıyor. Nedir o? Türk Dünyası'nın coğrafi birliğinin önündeki en önemli engel İran yönetimidir. Bu engeli dünyaya egemen olmak için çırpınan güçler ortadan kaldırmak gibi bir saflığı yapmaz diye düşünüyordum. Fakat azgın ve saldırgan İsrail İran'a saldırdıktan sonra yeni bir sorgulama aşamasına geçme tereddütleri yaşamaya başladım. Ancak, savaş tiyatrosuna bakınca savaş öncesi düşünceme devam etme görüşümü tekrar öne çıkarmaya başladım.

Elbette, savaş olmasın, kan akmasın da, dünyanın gözü önünde çadır tiyatrosu da oynanmasın değil mi? Abd, kendi büyük iç sıkıntılarını böyle oyunlarla ertelemenin hesabında ise işi demek ki çok zor. Bir konu daha var ki doğrudan bizimle ilgilidir. Nedir o? Bölgemizde ve yakın çevremizde oynanan oyunların hepsi Türkiye ve Türk Milleti için. Ama ülkemiz ve milletimiz, bu oyunları nihai noktada bertaraf edecek tarihsel bilince sahip olduğu için bu işlerin kolay olmayacağı biliniyor. Yani, ülkede karar vericilerin ve bir takım dinamik güçlerin egemenler tarafından belirlenmiş olması, Türk Milleti'ne nihai noktada çok etkili olamıyor ve bu gerçek bütün dünyada biliniyor. Çünkü Türk Milleti 622 yıllık büyük Osmanlı Devleti'mizin son karar vericilerine değil, kendi adına ortaya çıkan Kuvay-ı Milliyecilere inandı ve başardı. Dünyaya egemen olmak isteyen güçlere ve işbirlikçilerine soruyorum: Milli Mücadele tekrar edilsin mi, ister misiniz?