GELİYOK GİDİYOK!

-Hıdır.

-Buyur ağam.

-Hıdıııır.

-Buyur ağam.

-Hıdııııııııır.

-Emret ağam.

-Ulan oğlum benim adım yok mu? Çocukluk arkadaşımsın diye seni köyden getirtip, sağ kolum... Pardon sol kolum yaptım. Bundan böyle sana seslendim mi; "Emret Gürsel Tekin Bey" diyeceksin. Ziyaretime gelenler olduğunda da;

"O kadar ziyaretçimiz geliyor ki, Mehmet Efendi kahvesi ile domurcuk Hasan'ın çayı kifayetsiz kalıyor.. Maşallah, maşallah maşallah" diyeceksin..

-Tamam mı?

-Anlaştık mı?

-Gürsel bey Tekin..

-Olmadııııı.. BEY'i Tekin'in önüne değil, ardına koyacaksın..

-Gürsel Tekin Bey..

-Söyle Hıdır..

-İyi diyon, hoş diyon da, bugüne kadar ziyaretimize kimse gelmedi ki.. Bize selam bile veren yok.. Geliyok, gidiyok.. Gidiyok geliyok..

Çocukluk arkadaşımsın.. Beni en iyi sen bilirsin. Allah'tan korkarım, yalan konuşamam..

Bunu nasıl diyeyim şimdi?

-Yalanı şakacıktan diyeceksin ki, gelelimizin, gidenimizin olmadığını kimse bilmesin.. Siyasette bu çok önemlidir be Hıdır..

-"Ya sabır" dedim, sustum şimdiye kadar.. Adamın tepesini attırma..Yahu arkadaş, sen benim, ben senin ne renk atlet giydiğini biliriz.. Bugüne kadar ziyaretimize kimse gelmedi diyorum, anlamıyorsun.. Bu kadar zaman geçti "tibili kuşu" gibi birbirimize bakıp durduk.. Konuşmayı unutmadıysam Allah bin türlü belamı versin.. Kayyuk mıdır, kayyum mudur nedir... Oradan bir kişi geliyor, evrak getiriyor.. Getirdiği evrakları getirene verip gidiyor.. Getiren kendiiiiiiiii, götüren kendi.. Anlamadım gitti.. Kes biletimi, köyüme dönmek istiyom.

-Hıdır.

-Söyle Gürsel.

-Dönemezsin..

-Neden dönemem?

-Çünkü sen de beni bırakırsan, kimsem kalmaz.. Ne kahve, ne de çay getirenim olur.. Temizlik "stop" der, burası da çöplüğe döner..

-Gürsel.

-Buyur Hıdır.

-Çay kahve dedin de aklıma geldi.. Kahvemiz de, çağımız da kalmadı, haberin olsun..

-Hıdır.

-Buyur.

-Karaköy'ü bilin demi.. Balık satılan yer var ya hani.. Bi koşu oraya git.. 2 kişi kap gel..

-Neden 2 kişi?

-Okey oynamak için..

-Okeye 4 kişi lazım değil mi? İstanbul'da 2 kişi ile oynanıyorsa, ona birşey diyemem..

-Hıdır..

-Hıııııı.

-Köyde bile böyleydin.. Oğlum ben ve sen varız ya.. 2 kere 2 kaç eder?

-Bilmiyom vallah.

-Nasıl bilmiyon?

-Nasıl bilim ki.. Karaköy'e varıp gelene kadar, 222 lira eden çay 444 lira, 555 lira olan kahve de 999 lira oluyor..

-Nasıl oluyor Hıdır?

-Nasıl olduğunu bana değil, buna sebep olup ta utanmadan, sıkılmadan;

"Vallahi de, billahi de, tallahi de biz yapmadık" diyenlere soracaksın Gürsel efendi.. Ben gidiyom Gürsel efendi.. Allah'a emanet ol Gürsel efendiiiiiiiiii.