Geleceğimizin teminatı

Artık gıdanın, toprağın ve tarımın önemini bilmeyen yoktur. Dünyamız eskisi gibi değil ve ne yazık ki hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak. Küresel iklim değişikliği, erozyon, artan nüfus ve hızla çoğalan betonlaşma kaybolan toprak yapısı ve tarım arazilerinin değerini her geçen gün biraz daha artırıyor.

İnsanoğlunun doymak bilmeyen ihtiyaçları ve sınırsız tüketim alışkanlıkları, gezegenimizi hızlı bir şekilde tüketiyor. Bugün dünya nüfusu yaklaşık 8 milyar ve bu insanları besleyecek tarım alanı sınırlı. Dünya genelinde 3-3,5 milyar hektar işlenebilir tarım arazisi bulunurken, bunun ortalama yalnızca 1,5 milyar hektarında aktif olarak tarım yapılıyor. Üstelik her yıl bu alanlar erozyon, yanlış kullanım ve şehirleşme nedeniyle azalıyor. Bu tablo gelecekte gıda güvenliği ve sürdürülebilir yaşam açısından ciddi bir alarm niteliğinde.

BM raporları da bu gerçekleri açıkça ortaya koyuyor. Dünyada yaklaşık 700-750 milyon insan açlık çekiyor. Açlık oranları kıtalara göre değişiklik gösteriyor. Afrika nüfusunun yüzde 20’si, Asya’nın yüzde 8’den fazlası açlıkla mücadele ederken, Latin Amerika ve Karayipler’de bu oran yüzde 7’nin altında. Bu rakamlar tarım arazilerimizin korunmasının ve verimli kullanımının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Ülkemizde de bu farkındalık giderek artıyor. Türkiye tarımsal üretim potansiyeli yüksek ovalara sahip ve bunların korunmasına büyük önem veriyor. 49 ilimizde koruma altına alınan ovalar, erozyon, kirlilik ve amaç dışı kullanımlar nedeniyle hızla bozulan 141 büyük ova alanını kapsıyor. Bu alanlardan biri de tarımın kalbi sayılan Adana’daki Çukurova Ovası. Bu koruma yalnızca bugünün değil, yarının gıda güvenliği ve ekonomik kalkınması için de kritik öneme sahip.

Toprağı korumak sadece tarım açısından değil iklim dengesi, ekosistem sağlığı ve ekonomik sürdürülebilirlik açısından da vazgeçilmezdir. Bu nedenle yapılacak en önemli iş, bu ovalarda tarımı bilinçli bir şekilde sürdürmek, yerleşime izin vermemek ve ilgili kurumların takibini tavizsiz sürdürmesidir. Gelecek nesillere yaşanabilir ve verimli bir dünya bırakmanın yolu buradan geçiyor. Toprak her zaman olduğu gibi geleceğimizin de en değerli teminatıdır. Bugünden başlayarak mevcut tarım alanlarımızı korumak, bilinçli üretimi teşvik etmek ve ovalarımızı koruma altına almak hepimiz için hayati bir görevdir.