FERYAT

Başlık çok ilginç değil mi?

Feryat ediliyor, imdat diye bağırılıyor. Kim ve neden bağırıyor?

Hafta sonu Aydınlar Ocakları 'nın İstanbul'da 3 gün süren toplantısı oldu. Burada çok sayıda konuşmalar yapıldı ve bilgiler aktarıldı. Ülkemiz ile ilgili sonuçlar içeren konuşmaları bir tarafa bırakırsak üzerinde durmak istediğim dört konuşma var. Hangileri bunlar? Kosova Türklerinden Ferhat DERVİŞ, Bulgaristan Türklerinden Nesrin Sipahi KIRATLI, Kıbrıs Türklerinden Sabahattin İSMAİL ve Doğu Türkistan konusunu anlatan Avrasya Türk Federasyonu Başkanı. Bu dört konuşmadan çıkan sonuç tek kelime ile şöyle özetlenebilir: FERYAT! Gerçekten bu kişilerin anlattıklarını dinleyip de kahrolmamak, üzülmemek ve hatta ağlamamak mümkün değil. Anadolu Türklüğü olarak Ne Mutlu Türk'üm Diyene sözünü söyleyen Büyük Başbuğ Mustafa Kemal ATATÜRK'ün kurduğu bu ülkede bugünlerde Türklük varlığımızı koruma mücadelesi veriyoruz. Bu ortamı yaratanlar, adı geçen bölgelere ülke olarak şaşı bakmamızı ve hatta âmâ olarak bakmamızı istemez mi? Türkiye'nin dünyanın neresinde bir Türk varsa oraya mutlaka gözünü, kulağını, gönlünü açarak bakması şarttır. Hele yanı başımızdaki Bulgaristan, Kıbrıs, Kosova, Yunanistan, Makedonya, Suriye, Irak ve diğer çevre Türklerine Türkiye'nin doğrudan borcu vardır. Çünkü onların oralarda olma nedenleri Anadolu Türklüğüdür. Bu konuda Türkiye'nin bu soydaşlarımızın üzerine titreme zorunluluğu vardır. Mevcut şartlarda bu mümkün mü diye sorarsanız cevabım ne olur? Türkiye'de Türk Milleti'nin varlığına ortak bulmaya çalışan anlayışla elbette olmaz. Ama siyaseten belki olmaz da biz Türk insanı olarak gönül bağımızı sağlam tutalım, şimdilik o bile yeter. Gelelim Doğu Türkistan'a. Doğu Türkistan'ın Çin baskısından, zulmünden kurtulması Türk Dünyası için bulunmaz imkânlar, fırsatlar yaratacaktır. Bu görüldüğü ve bilindiği için Doğu Türkistan üzerindeki Çin baskısı dünyanın gözünden kaçırılmaya çalışılmaktadır. Doğu Türkistan'daki Uygur Türkleri gördükleri zulüm karşısında Türklüklerini büyük bir cesaretle korumaktadırlar. Adı geçen bölgelerdeki Türklük meselelerini yeri geldikçe daha ayrıntılı olarak elbette yazacağız, anlatacağız. Türk Milleti'ne, Türk Dünyası konusuna bir ömür vermiş kişi olarak burada duyduğum bir söz beni derinden sarsmış ve çok etkilemiştir. Bulgaristan Türkü Nesrin Sipahi KIRATLI hanımefendi şöyle söylemiştir: Dünyada herkes Türk olsun isterim elbette. Ama, biz burada Türklüğümüzü kaybediyoruz, bu olur mu? Şimdi bu sözü nereye koyacağız?

Çok önemli bir konuyu vurgulamadan geçemeyeceğim. Hem Türk Ocağı’nın ve hem de Aydınlar Ocağı'nın Adana Başkanı olarak bu iki Ocağı’n gerektiğinde ortak hareket etmesini hep istemişimdir. Bu nedenle İstanbul'daki toplantıya Türk ocağı Genel Başkanı'nın bir konuşma yapmak üzere çağrılması son derece yerindedir ve gelecek için ümit vericidir. Kişi isimlerine bağlı olmadan diyorum ki; gerektiğinde bu birliktelik her yere yayılmalıdır.