Eyvah Kış geliyor!

Yaz ayları bitti, Sonbaharın tam ortasındayız. Kasım ayının ilk haftalarında olmamıza rağmen, güzel şehrimiz Adana’da hava sıcaklığı hala 30 derecenin altına inmiyor. Kısa kollu gömlek ve tişörtlerle günlük hayatımıza devam ediyoruz. Yani ev hanımları henüz sandıklardan kışlık kıyafetleri çıkarmadı. Gerçi geceleri hava iyiden iyiye serinliğini hissettiriyor..

 

Yaz ayları bitti, Sonbaharın tam ortasındayız. Kasım ayının ilk haftalarında olmamıza rağmen, güzel şehrimiz Adana’da hava sıcaklığı hala 30 derecenin altına inmiyor. Kısa kollu gömlek ve tişörtlerle günlük hayatımıza devam ediyoruz. Yani ev hanımları henüz sandıklardan kışlık kıyafetleri çıkarmadı. Gerçi geceleri hava iyiden iyiye serinliğini hissettiriyor.. Uyurken üstünüzü örtseniz hararet basıyor, açarsanız üşüyorsunuz.. Ama Adana gibi bir memlekette yaşıyorsanız, üşümeyi de özlersiniz. Şahsen ben üşümeyi ve şöyle battaniyeye sarılıp uyumayı özlemişim.

Lakin konumuz elbette hava durumu değil. Asıl konumuz yine, yeni, yeniden ‘Ekonomi…’  Yaz mevsiminden sonra ne oldu; önce herkes tatilden döndü, yani hadi iş başına.. Sonra okullar açıldı ve ebeveynlerin elini ceplerine atma zamanı geldi. Kırtasiye malzemelerinin cep yaktığı şu ortamda, velilerin maddi olarak biraz daha canı yandı! Evlatlarının okul masraflarını karşılayan ve onca masrafa göğüs geren anne-babalar bir şekilde okul masraflarını karşıladı, karşılamaya çalıştı.
Ya sonra…

Sonrasını söyleyeyim; kış geliyor... Hem de ‘Kara Kış!’

 

***

Yukarda anlattığım kış aylarını öyle mevsimsel, yani hava olaylarının konuşulacağı mevsim olarak düşünmeyiniz.

Neden mi?

Bir bakalım, nerden başlasam acaba?

İsterseniz, öncelikle insanların zaruri ihtiyacı olan gıda ürünlerinden başlayalım. Öyle market ya da bakkaldan da değil, hepimizin can simidi gördüğü semt pazarlarından başlayalım. Semt pazarlarında koca yaz mevsimi geldi geçti, ama domatesin kilosu 20 liranın altına düşmedi. Patates-soğana ne demeli? Bu popüler ikilinin kilosu yine 20 liranın altına düşmedi. Taze fasulye, patlıcan, bezelye, onlar da ateş pahasıydı. Semt pazarlarını dolaşan, etiketleri tek tek inceleyen biri olduğum için her detaya hâkim sayılırım. 5 Ocak TV’de pazarın nabzını tuttuğum programlarım da vardır, izleyebilirsiniz.

 

Şimdi gelelim kış sebzelerine...

Neler var peki?

Yine başı patates ve soğan çekiyor. Sonra karnabahar, pırasa, lahana, kabak, brokoli, ıspanak.  Bu arada bol bol havuç, limon, marul, maydanoz, nane, tere ve rokayı da unutmayalım.  Peki, bunların fiyatları nasıl? Eee, onlar da ateş pahası olacak! Tıpkı geçen seneki, ondan önceki seneler gibi.. Hele bir de bu yıl kış gelmek bilmedi, sebzeler de mevsimlerin şaşmasından nasibini aldı. Düşünün, meyve fiyatlarını yazmıyorum bile!

Buraya kadar yazıklarım insanların beslenme adına zaruri ihtiyaçları.

***
Başka zaruri ihtiyaçlar da var elbet. İlk önce, her insanın olmazsa olmazı giyim-kuşam var sırada. Soğuk kış aylarında kışlık pantolon, ayakkabı, kazak, mont olması lazım ki, insanlar dondurucu soğukta üşütüp hasta olmasın. Öyle değil mi? Peki siz bir mont kaça para biliyor musunuz? Bu ülkede dondurucu soğuklarda üzerinde bırakın montu, hırkası bile olmayan milyonlarca çocuk var! Ayakkabı, pantolon, kazak falan bu zaruri ihtiyaçlar da lüks oldu artık.

 

Şimdi gelelim evlerimizi ısıtmanın yollarına... Dondurucu, ayaz dolu gecelerde hanelerimiz neyle ısınacak? A-Doğalgaz, B-Kalorifer, C-Klima, D-Soba…

Mesela, doğalgazlı evde oturanlar; gelen yüksek faturadan ötürü vanaları en kısık seviyede açıyor. Halk dilinde biraz köklediğin zaman, inanılmaz bir faturayla karşılaşıyorsunuz. Faturayı gören evin reisi, pek çaktırmasa da hafiften bir kalp spazmı geçiriyor.

Kaloriferde ise akaryakıt ve kömür fiyatlarını hesaplayacak olursak! Eee, gerisini siz düşünün artık...

Klima ile ısınmayı tercih eden ev halkı da, 2 bilemediniz 3 saat klima açıyor. Sonra, sonrası yine çookk yüksekten uçan fatura gelince… Yani yine soğuk, yine ayaz ve yine hastalık var ufukta. Yüksek faturadan kaçan hane halkı, bu sefer hastane ve ilaç masrafından kaçamıyor.

 

Peki, soba kullananlar ne yapıyor? Odun, kömür, talaşın kilosunu bilen var mı? Şöyle kabataslak bir hesap yapalım. Bir çuval kömür şu an için 190 ile 280 TL. 1 çuval odun 500-600 TL. Tabii odunun fiyatı kalitesine göre değişiyor.. Biz buna odun parçaları diyelim. Yani sobadan önce, cepler yanıyor!

***

Fakir fukara, kış mevsiminin gelmesini hiç mi hiç istemiyor.
Nasıl istensinler ki!
Okulu, yeme-içmesi, kıyafeti, yakacağı derken kış mevsimi bitmek bilmiyor!
Keşke her mevsim ‘Bahar’ olsa… Zengine zaten her mevsim bahar! Yani olan her zaman olduğu gibi garibana oluyor!

O yüzden hep birlikte hazır olalım; ‘Kara Kış geliyor!’

Sağlıcakla kalın…