Ey ev sahipleri…

Bugünkü konumuz; yine, yeni, yeniden ev sahipleri.. Maşallah, açgözlü fırsatçı ev sahipleri ülke gündeminden hiç düşmüyor. Gün geçmiyor ki haber bültenlerinde, ev sahibi-kiracı tartışması görmeyelim. Ya biri birini vuruyor ya da biri diğerini öldürüyor. Aralarında nasıl bir konuşma geçiyorsa, sonu maalesef ölümle biten acı olaylara tanıklık e

Bugünkü konumuz; yine, yeni, yeniden ev sahipleri.. Maşallah, açgözlü fırsatçı ev sahipleri ülke gündeminden hiç düşmüyor. Gün geçmiyor ki haber bültenlerinde, ev sahibi-kiracı tartışması görmeyelim. Ya biri birini vuruyor ya da biri diğerini öldürüyor. Aralarında nasıl bir konuşma geçiyorsa, sonu maalesef ölümle biten acı olaylara tanıklık ediyoruz. Artık bu durumlara geldik.. Birileri el atmazsa, korkarım ki bu üzücü olaylar artarak devam edecek gibi görünüyor.  

Bugüne kadar ev sahipleri hakkında 3 köşe yazım oldu, aralıklarla da yazmaya devam edeceğim. Kendini bilmez ev sahipleri, kiracıların baş belası olmaya devam ediyor. Son günlerde para hırsından iyice azıtan ev sahipleri, yasa masa dinlemiyor. E, onlar da haklı! Bakıyorlar kimse ses çıkarmıyor, kendi yasalarını kendileri uyguluyor. Türkçesi, istediği gibi at koşturuyorlar. Bakmayın siz, ‘kirada en fazla yüzde 25 zam artışı olacak’ denmesini. Herkes kafasına göre takılıyor ve bunun önüne de kimse geçemiyor. Ev sahiplerine ne bir denetim, ne de bir yaptırım var!  

***

Kendimce hep şunu savunurum; malı mülkü, evi arabası olanlar her şeyin sahibi olduğunu düşünür. Öyle bir ego, öyle bir özgüvenleri var ki, zannedersiniz dünya kendilerinin etrafında dönüyor. Ne bu küstahlık, ne bu insanlıktan nasibini almayan tavırlar. Yasa, kanun tanımadıkları gibi, ‘Ev benim değil mi, kime ne? Allah’ın kulu bir şey yapamaz!’ tavırlarıyla…

‘Ev sahibi olmayı başarmış, ama insan olmayı başaramamış!’ diyen milyonlar var bu ülkede. İnsanların barınma hakkı, resmen ev sahiplerinin ellerinde. Yazık, çok yazık! Bu sizce de büyük bir vicdansızlık değil mi?

Peki, akılları paradan başka hiçbir şeye çalışmayan bu tip ev sahipleri, kiracılarından ne istiyor ve nasıl davranıyor? Kısa bir örnek verelim;
Öncelikle bu tür ev sahipleri, evini kiraya vermeden önce gariban kiracısına şirinlikler yaparak tuzağına çeker. Sanki ev kiralamıyor, dünyanın tapusunu verdiğini düşünür.. ‘Benim evim şöyle güzel, böyle güzel’ laflarıyla, yüksek kira bedeli almak için çaba sarf eder. Aradan geçen zaman, ev sahibinin aslında nasıl bir Şeytan olduğunu gösterir kiracısına. Henüz 6-7 ay evvelinde taşınan kiracı, birden pat diye ev sahibini karşısında bulur. Bahaneleri de hep hazırdır. Çünkü kendilerince derslerine çalışmışlardır. Peki bahaneleri nelerdir? Mesela; ‘Ben evime dönmek istiyorum. Ruhum daraldı, psikolojim bozuldu. Size 2-3 ay müddet, evi boşaltın!’ Bakınız, ‘Almanya’dan oğlum gelecek!’ klişe bahaneyi hiç söylemiyorum. Asıl amaç; ev için ya daha fazla kira almak, ya da fazla bedelle başkasına kiralamak. Bir de nedense aptal rolünü oynar ve verilen sözleri unuturlar. Yani karşısındakini (kiracısını) iyice enayi yerine koymaya çalışırlar.

***

İşte yok öyle bir dünya…

Kiracı, önce mağduriyeti anlatarak, tatlılıkla ev sahibini ikna etmeye çalışır. Lakin birçok ev sahibinin düşünemediği (dedim ya akılları paradan başka bir şeye çalışmayanlar) bir sorun vardır. O da; hakkını, hukukunu, yasaları iyi bilen bir kiracı.. Karşısında kaya gibi sağlam duran kiracı bulan muhterem ev sahibi, bu sefer tahrik ve tacizlerle kiracısını yıldırmaya çalışır…

Velhasıl, bu konu uzar da gider…

Demem o ki; ‘Ey ev sahipleri…’, kendinize biraz çeki düzen verin. Hak, hukuk, adalet sadece sizden yana değil. Biraz vicdanlı, biraz merhametli, e biraz da gururlu olun! Çünkü çok ‘Ah!’ alıyorsunuz, haberiniz olsun…

Şunu belirtmemde fayda var; elbet de her ev sahibi aynı değildir. Hakkı, hukuku, yasaları iyi bilen, ama daha önemlisi vicdanlı ve merhametli, kısacası insan olan ev sahipleri de yok değil. Sözüm elbette sizlere değil. Böyle güzel insanlara buradan selam olsun. Sağlıcakla kalın…