ENSAR ve MUHACİR KAPSAMINDA SURİYELİ SIĞINMACILAR 7

Katılımcıların çalışma durumu ayrıntılı değerlendirildiğinde, erkeklerin 4’ünün fast food üzerine yer açtığı ve dolayısıyla kendi işlerini kurdukları görülmektedir. 2’si garson, 4’ü inşaat işçisi, 1’i hamal, 2 otomobil yıkayıcısı, 3’ü fabrika işçisi, 2’si oto sanayide işçi olduğunu ifade ederken, 2 Suriyeli erkek ise, mülakatın yapıldığı zaman aralığında işsiz olduklarını, iş aradıklarını belirtmişlerdir. Suriyeli kadınların çalışma durumuna bakıldığında ise, 2 kadının Suriyeliler tarafından açılmış fast food dükkanında garson olarak çalıştığı, 3’ünün ev temizliklerine gittiği, 2’sinin kuaförde, 1’inin tekstil atölyesinde çalıştığı görülmektedir. Kadınların 2’si ise küçük çocukları olduğu ve eşlerinin erkeklerin olduğu yerlerde çalışmalarına izin vermediği için, çalışmadıklarını belirtmişlerdir. Belirtmek gerekir ki, küçük çocuğu olduğu ve eşinin çalışmasına izin vermediği gerekçesiyle çalışmayan iki Suriyeli kadın, evlerinde gelir getirici faaliyetlerde bulunduklarını ifade etmişlerdir. Yaprak sarma, mantı, börek yapımı gibi yiyecekler yapıp satan Suriyeli kadınlar, bu şekilde hane gelirine katkı sağlamaya çalışmaktadırlar. Başkalarının yanında çalışarak geçimlerini sağlamaya çalışan katılımcıların alt gelir seviyesinde, sosyal güvenceden yoksun ve çoğunlukla günü birlik işlerde çalıştıkları tespit edilmiştir. Hanede yaşayan toplam kişi sayısının yüksek olduğu Suriyeli ailelerde, gelir getiren sayısının düşük olması, ailelerin yaşamı idame ettirmede zorlandığı gerçeğini ortaya koymaktadır. Çalışma hayatına entegrasyon konusunda beklentilerini ifade eden katılımcılar, Türk toplumunun kendilerine hak kaybına sebep olan kişiler şeklinde bakmalarından duydukları rahatsızlığı ve ayrımcılığa maruz kaldıklarını belirtmektedirler. Özellikle pis ve zor işlerde görevlendirildiklerini, uzun ve düzensiz çalışma saatleri olduğunu, düşük ücretle, güvencesiz çalıştıklarını vurgulayarak, taciz ve şiddetle de karşı karşıya kaldıklarını çekinerek de olsa ifade etmişlerdir. Yapılan birçok çalışmada da Suriyeli sığınmacıların en büyük şikâyetinin çalışma koşulları ve ücretler olduğu görülmektedir. Çalışma konusunda tercihte bulunabilecek niteliklere ve duruma sahip olmayan Suriyelilerin daha az paraya, kötü koşullarda çalışmaya mecbur kaldıkları ifade edilmektedir. Emek sömürüsüne maruz kalan Suriyeli sığınmacılarının koşullarının ‘Geçici Koruma Sağlanan Yabancıların Çalışma İzinlerine Dair Yönetmelik’ ile düzenleneceği yönünde beklenti söz konusudur . Mülakata katılan Suriyeli sığınmacıların sosyal yardım ve hizmetlerden yararlanma durumu incelendiğinde; katılımcılardan 18’i devletten yardım aldığını, 12’si ise devletten yardım almadığını belirtmektedir. Devletten yardım almadığını belirten 12 Suriyeli sığınmacının 5’i sivil toplum kuruluşlarından giyim, kırtasiye, ev eşyası, yiyecek kuponu gibi konularda destek gördüklerini ifade etmişlerdir. Herhangi bir yardım almadığını belirten geçici koruma kimlik belgesi olan katılımcılar, bu belge ile devlet tarafından hastanelerden ücretsiz yararlanabildiklerini, ilaç ihtiyaçlarının karşılandığını, çocuğu olanlar da eğitim hizmetinden yararlandıklarını belirterek, bu hizmetlerin en önemli yardım olduğunu vurgulamışlardır. Temel bir insan ihtiyacını ifade eden barınma konusunda katılımcıların durumu değerlendirildiğinde, bu alanın oldukça sıkıntılı olduğu dikkat çekmektedir. Katılımcıların tümü kiracı olarak ikamet etmektedir ve kiraların 1200 - 1900 lira arasında seyrettiği görülmektedir. Genellikle bodrum katında ve küçük evlerde yaşadıklarını, kirayı bölüştüklerini belirten katılımcılar, kalabalık şekilde yaşadıkları bu dar, karanlık evlerin insan sağlığı açısından da uygun olmadığını ifade etmektedir. Katılımcılar kendilerini toparlayıp, gelir seviyelerini düzelttiklerinde, ilk olarak yaşadıkları yeri değiştireceklerini belirtmektedirler. Şanlıurfa’da yapılan bir araştırma sonuçlarında da, Suriyeli sığınmacıların önemli bir bölümünün kirada, akrabalarıyla birlikte kalabalık şekilde yaşadıkları ortaya konmaktadır.

Yarın devam edeceğiz…