ENSAR ve MUHACİR KAPSAMINDA SURİYELİ SIĞINMACILAR 6

Geçici koruma kimlik belgesi, ikamet izni ve çalışma izni bulunmayan Suriyelilerden biri, herhangi bir yasal süreç takip etmeden, yasadışı ve kayıtsız bir şekilde Türkiye’de yaşarken, diğer ikisi, mevcut ikametgâh izinlerinin süresinin geçmesi ve yenilemek için gerekli makamlara gitmemesi sebebi ile ikamet ve çalışma iznine sahip değildir. Öte yandan Türkiye’deki yasal düzenlemeler (Yabancı ve Uluslararası Koruma Kanunu, 2013 ve Geçici Koruma Yönetmeliği, 2014) uyarınca, pasaportu bulunmayan Suriyelilere ikamet izni ve çalışma izni verilmemektedir. Çalışma izninin ilk şartı ikamet iznidir. İkamet izni olan Suriyeli sığınmacılar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına başvuru yaparak çalışma izni almaktadırlar. Katılımcı Suriyelilerin tamamına yakını, Türkiye’nin kendilerine tanımış olduğu yasal haklardan yararlanmakta ve bu konuda memnuniyetlerini ifade etmektedirler. Ayrıca Türk toplumunun sahip olduğu diğer haklardan da yararlanmak için, vatandaşlık hakkı istediklerini de belirtmektedirler. Vatandaşlık hakkı kazandıklarında, ikamet, çalışma ve temel kamu hizmetlerinden yararlanmak konusunda rahat hareket edebileceklerini ifade ederken, vatandaşlığın kendilerini güvende hissetmelerini sağlayacağını düşünmektedirler. Ancak bu isteklerini dile getirirken Türk toplumunun vereceği tepkiden çekindiklerini de vurgulamaktadırlar. Bu konuya ilişkin cevaplara bakıldığında şu ifadelere yer verilmektedir: “Burada kalmaya niyetliyiz, dönecek yerimiz yurdumuz kalmadı. Buranın insanı olarak kabul edilelim istiyoruz. Ama vatandaş olmamıza Türk insanları pek iyi gözle bakmıyor biliyorum. Kendilerini bizim yerimize koysunlar. Türk devleti çalışmak için, oturmak için bize kapısını açtı. Mutluyum….” (M3, 3 yıldır Türkiye’de, Erkek Katılımcı) “Çocuklar olmasaydı yaşama tutunmak zor olurdu. Şimdi en çok onlar için vatandaş olmak istiyoruz. Bizi isteyen de var istemeyen de, ama çocuklarımıza acısınlar. Eğitim alsınlar, bize kapısını açan ülkeye faydalı insan olarak yetişsinler…” (M5, 3 yıldır Türkiye’de, Kadın Katılımcı) Temel kamu hizmetleri kapsamında yer alan eğitim, sağlık, belediye hizmetleri gibi hizmetlerden de kendilerine verilen geçici koruma kimlik belgesi kapsamında, yararlandıklarını belirten katılımcılar, çocuklarının eğitim hakkından yararlanması konusunda hassasiyete sahiptirler. Özellikle sıklıkla Türkiye’de kalıcı olduklarını vurgulayarak, çocuklarının Türkiye’ye uyum sağlamasında eğitim almalarının önemine değinmektedirler. Eğitim hizmetinde bir takım sorunlar yaşasalar dahi, sistemin dışında kalmaktansa bu zorlukları yaşamaya razı olduklarını, zamanla sorunların giderileceğine olan inançlarının tam olduğunu belirtmektedirler. Yapılan araştırmalar, orta ve uzun vadede Suriyelilerin yaşadığı en önemli sorunun çocukların eğitime ulaşma konusunda yaşanan sorun olduğunu ortaya koymaktadır. UNICEF verileri, Türkiye’deki Suriyeli çocukların % 73’ünün okula gidemediği istatistiklerine yer vermektedir. Kamplarda yaşayan çocukların tamamı, şehir merkezlerinde yaşayan çocukların ise % 10’unun okula gidebildiği kaydedilmektedir. Eğitim imkânının henüz yeterince sunulmaması ve Suriyeli ailelerin çocuklarını eğitime göndermektense çalışmaya yönlendirmesi, kamp dışında yaşayan Suriyeli çocukların küçük bir bölümünün eğitim alabilmesinin nedenleri olarak ifade edilmektedir. Verilen cevaplar ve yasal haklardan yararlanma istatistiklerine bakıldığında; mülakata katılan Suriyeli sığınmacıların hukuki boyutta uyum süreci içinde oldukları, ancak beklentilerinin olduğu, bu beklentiler gerçekleştiğinde hukuki uyumun tamamlanacağı görülmektedir. Ekonomik boyutta, uyum sürecinde katılımcıların bir iş sahibi olma, gelir getirici faaliyette bulunma, sosyal yardım ve sosyal hizmetlerden yararlanma, barınma imkânından yararlanma durumları incelenmiştir. Buna göre katılımcılardan 4’ünün kendi işinde, 22’sinin muhtelif işlerde çalıştığı görülürken 4’ünün işsiz olduğu tespit edilmiştir…

Yarın devam edeceğiz…