EMPERYALİZMİN OYUNUNA DİKKAT  4


Ama gelin görün ki, Tarih bilincinden yoksun ve milli şuurdan uzak kalmış bir Azeri kardeşimize bile diyorsun ki; “Sen de, ben de ikimiz de Türk’üz”.
Adam diyor ki, “Hayır ben Azeri’yim”.
Emperyalistlerin, bu farklı ırklar ortaya çıkararak, böl parçala ve yut projesi öyle başarılı olmuş ki; dininiz bir, diliniz bir, kültürünüz bir, tarihiniz bir, hatta kanınız ve geniniz bir ama buna rağmen “biz biriz” dedirtemiyorsunuz.
Oysa gerçekleri bilenler ne de güzel düşünüyor. Mesela Azerbaycan Türklerinin Halk Şairi Bahtiyar Vahapzade bakın ne diyordu:
“Kurtlar olur çobanların koyunu,
İtten öğrenirse, kendi soyunu,
Azerilik komünizmin oyunu,
Azeri değiliz, Türkoğlu Türk’üz!”
Maalesef bu strateji uygulandığı her ülkede başarılı oldu.
Arap coğrafyasındakilerin neredeyse hepsi Arap ırkından değil mi? O zaman bu sınırları cetvelle çizilmiş(1916-Sykes-Picot) Irak’ı, Suriye’si, Ürdün’ü, Lübnan’ı, Mısır’ı ve Arabistan’ı ne oluyor? Körfez savaşında Suudi Arap pilotları Amerikalılarla birlikte Irak’taki hem ırkdaşı hem de dindaşı olan insanları bombalamadılar mı?
Bir milletin parçalanmasının en kolay yolu; içine tefrikayı sokmaktır. Yani ayrımcılığı ve kutuplaşmayı hortlatmak ve birbirine düşman edip araya kan sokmaktır!
Araya bir kez kan girdi mi, artık orası en az bir asır iflah olmaz! Siz de istediğiniz gibi rahat rahat sömürürsünüz.
Bakın ne diyordu Mehmet Akif;
“Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;
Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.”
Emperyalist Amerika’nın, Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) genel hedefi de bölge jeopolitiğinin değiştirilmesi ve Balkanlaştırılmasıdır. Ki bu jeopolitiğin nasıl değişeceğin, zamanın siyahi dış işleri bakanı C.R. ayrıntıları ila açıklamıştı… Hatta, Ortadoğu’nun 20-22 ülkeye dönüştürüleceği, açık seçik TV’lerde anlatılıyordu…
Balkanlaştırma derken, Yugoslavya’da öyle bir oyun oynandı ki, uzun yıllar boyunca yan yana ve barış içinde yaşayan farklı din ve etnik kökenden insanlar; önce dış güçler ve içeride de partiler tarafından kutuplaştırıldılar. Daha sonra bir futbol maçında fitili ateşlenen olaylardan sonra, her fırsatta birbirlerini boğazlar hale geldiler. Şimdi ortada bir Yugoslavya yok. Ama ABD’ye biat etmiş ve bir tür modern sömürge haline gelmiş tam yedi tane devletçik var.
Bugün Irak’ta ve Suriye’de oynanan oyunları PKK/PYD ve IŞİD gibi unsurların silahlandırılmasını ve pohpohlanmasını bu proje kapsamında değerlendirmek gerekmektedir.
Bölgemizde BOP’un işlemeye başlaması ile birlikte, ne yazık ki bu plan ülkemizde de uygulamaya konulmuştur. Zamanın Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, bütün detayları ile BOP konusunda konferanslar veriyor, halkımızı ve hükümeti uyarıyordu…
Lütfen gözlerinizi kapayıp 10 yıl öncesine dönün ve olanları bir düşünün…!!!
Türkiye’de etnik kimlik çalışmaları neden bir anda popüler oldu?
Alt kimlik, üst kimlik tartışmaları, neden en üst perdeden seslendirilir oldu?
Ülkeyi yönetenler dahi, her fırsatta neden hep alt kimliklere vurgu yapar hale geldi ve neden bütün alt kimlikleri bir papağan gibi dile getirir oldu?
Ülkenin her yerinde Kürtçe dil kursları, üniversitelerde Kürdoloji bölümleri ve Kürtçe televizyonlar neden art arda açılmaya başladı?
Neden herkes “Ben Kürdüm, Çerkes’im, Arnavut’um, Ermeni’yim, Pomak’ım” demeye başladı?
Türklüğe neden düşman olundu? T.C. ve Andımız neden kaldırıldı?
Türk ordusuna neden kumpaslar kuruldu? Türk milliyetçiliği neden ayaklar altına alındı? Türkçülük aşağılanarak bölücülükle bir tutulurken, Kürtçülük neden yükselen bir değer haline getirildi?
Türklükle İslam neden karşı karşıya getirildi?
Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranlardan, neden ölesiye nefret edildi ve neden hatıralardan bile silinmek istendi? Neden ısrarla bölücü ve kutuplaştırıcı Rabia işaretleri kullanılır oldu?
Dicle ile Fırat’ın arası; Blackwater, Global ve Black Hawk gibi isimler taşıyan karanlığın hayalet ordularıyla neden dolduruldu? (Ordu derken, sayıları 25-30 bini bulan ve 10-15 bin dolar arası maaş alan, her türlü gelişmiş silah ve teçhizata sahip, tamamen profesyonellerden oluşan azılı bir yapıdan söz ediyoruz.)
Bir de tabi “Başkanlık Sistemi” olayı var. Durup dururken bu Millete, Başkanlık Sistemi adı altında neden tek adamlık dayatıldı? Neden?
Devam Edecek…