EMPERYALİZM'E GÜVENMEK

Emperyalizm, kendi ait olduğu gücün çıkarı için kendinden başka her şeyi sömürmek, gerektiğinde ezmek ve gerektiğinde yok etmektir. Bu özet ve genel tanımlamadan şunu rahatça belirtebiliriz: Emperyal güçlere güvenilmez. Peki, bu tespiti neden yapıyorum? Şunun için; emperyal güçlere güvenerek, onların desteğini aldığını zannederek yola çıkanlar mutlaka ama mutlaka hayal kırıklığına uğrarlar ve de uğramışlardır. Yakın tarihimizde yaşadığımız çok önemli bir örnekle bu gerçeği anlatabiliriz. 1. Dünya Savaşı'ndan yenilerek ayrılıp Mondros Ateşkes Anlaşması ile Devletimizi kaybedince galip emperyal İngiltere ve Fransa devletleri güney bölgemizi Ermenilere ve Batı bölgemizi de Yunanlılara verdiklerini ilan ettiler. Peki, bunlara desteği kim verecekti? Elbette bu iki emperyal güç. Yunan ve Ermeni adlı bu iki küçük millet, tarihlerinin en ağır hayal kırıklığını yaşayarak mahvoldular. Maraş'ta Türk Milleti'nin direncini kıramayacağını anlayan Fransızlar, kışkırttıkları Ermenileri bırakıp gittiler. Mustafa Kemal Paşa tarafından olağanüstü mücadele veren Antep'teki Türk Milleti'nin savunmasını teşkilatlandırmak üzere gönderdiği Kılıç Ali, Antep'teki Ermenilere Maraş'ta yaşadıklarını anlatarak onları uyardı. Antep'teki Ermeniler bunu da dikkate almadı. Ne oldu sonuçta? Maraş, Antep ve Urfa'da Ermeni kalmadı. Bu illerimiz Kahraman, Gazi ve Şanlı oldu. Hele Adana'da çok daha ibret bir olay yaşandı. Fransa'ya güvenen Ermeniler, yanlarına Adana'da yaşayan Rum ve az sayıdaki diğer Hıristiyanları alarak Kilikya Hıristiyan Cumhuriyeti kurdular. İzlerini benim de gördüğüm Türk katliamları yaptıkları bugünkü Merkez Bankası’nın yerindeki kiliseden yürüyüşe geçip valiliğe (bugün eski valilik) gelip oradaki hain Türkleri de kovup kurduk dedikleri devleti ilan ettiler. Kendilerini bu bölgeye getiren Fransızlardan ne cevap aldılar biliyor musunuz, hem de bir kaç saat sonra... "Biz size böyle bir devlet için söz verdik, doğru, ama biz ne zaman istersek o zaman kurulacak." Emperyalistlere güvenmenin sonucu budur. Peki, bu yaşananlardan ders nasıl alınır? Bugün Türk Milleti'ne karşı kendi parçası olan Kürt'lerin nasıl kışkırtıldığını görerek alınır. Tarihte birlikte yaşadığı bu insanlar sanki Türk Milleti tarafından ezilmişler gibi bir ortam yaratarak ayrılık yaratmak istemektedirler. Aslı Ermeni olduğu açıkça bilinen bir takım hainler, bir takım emperyalist işbirlikçileri bölücülüğün mimarı olmaktadırlar. 19. Yüzyıldan itibaren Türk Milleti'ne ve O'nun Devleti'ne isyan için kışkırtılan birçok millet, topluluk ayrılmışken Kürt kesiminin ayrılmamasının nedeni nedir? Musul, Kerkük konusu İngiltere ile mücadelemize sahne olurken Şeyh Sait ayaklanması bile ayırmamıştır. Ermenilerle Kürt temsilcisi olduğunu iddia eden Bedirhaniler gibi ayrılıkçı işbirlikçilerinin 1927'lerde kurduğu Hoybun Cemiyeti bile ayrılmayı gerçekleştirememişken bugün açıkça Ermeni asıllıların egemen olduğu emperyalist işbirlikçi uşakların akıl almaz şımarıklıkları asla ayrılık nedeni olamaz, olmamalıdır. Bu ülkede Türk Kültürü, Türk Medeniyeti tarihsel birikimi nedeni ile kucaklayıcı özelliğini kaybetmemiş ve yaşatmıştır. Bu durum bu coğrafyada emperyal güçlerin en büyük korkusu olmuştur ve de olmaya devam edecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Yeter ki, emperyalistlerin kuklası olmamayı unutmayalım.