Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı aynı zamanda hukukçu olan Feti Yıldız, kimsenin bilmediği (!) akıl erdiremediği (!) ES geçtiği (!) kör bakıp, kör takıldığı (!) düşünmediği (!) çok böyyük, ama çok böyyük bir söz etmiş...
Demiş ki....
-Eyyyy yüce Türk Milleti...
Cezaevindeki kişi eğer ağır hasta ise, cezaevinde tedavi edilemez... Hastaneye yollanmalıdır.. Duyanlar duymayanlara duyuraaaaaaa... Gerekirse kapı kapı dolaşılaaaaa, bunun çok böyyük bir yanlış olduğu anlatılaaaaaaa.
"Yeri ve zamanı" diyerek, bu arkadaşa sormak isterim...
-Cumhur İttifakındasın, çok etkili ve çok yetkilisin...
-Sen anlat..
-Sen yolla..
Bu vicdansızlığı,
bu haksızlığı,
bu hukuksuzluğu,
bu adaletsizliği,
bu aymazlığı,
bu gaddarlığı,
bu sorumsuzluğu,
bu çapsızlığı,
bu arsızlığı,
bu gamsızlığı,
bu dandik duruşu,
bu fütursuzluğu,
ve ve ve, bu koca ayıbı
"sen çöz, sen bitir."
Elini tutan mı var?
Kanun teklifi mi lazım?
"Varız" diyenler hazır..
Başka bir eksik mi var?
"Tamamlarız" diyenler avaz avaz bağırıyor..
Bay Yıldız, bu sözlerinin içinin "boş olduğunu," kimsenin kaale almadığını, al-ma-ya-ca-ğı-nı bizlerden çok daha iyi bilirsin..
O yüzden boş vaatleri bırakacaksın, icraata bakakacaksın..
Neymiş efenim,
-Ağır hastalar cezaevlerinde tedavi edilemez mişşşş...
-Hastanelere yollanmaları icap eder mişşşşşş..
Bunda samimiysen..
Bunu istiyorsan..
"İcap eder" diyorsan..
İcaba önce SEN icabet etsene be arkadaş..
......
Son anketlere göre...
Özellikle de Adalet ve Kalkınma Parti'nin yaptırdığı anketlere göre Milliyetçi Hareket Partisi son 30 yılın en düşük seviyesine geriledi..
Erim erim eriyor..
Nedeni o kadar SARİH ki...
Yazmaya başlarsam,
"Roman olur roman...!"