Döviz kurunun, üreticinin maliyetleri karşısında düşük kalması, yerli malının global pazarlarda pahalı, ithal malın ise iç piyasada ucuz kalmasına yol açıyor.
Yerli Üreticinin Rekabet Gücü Eridi
Başaran'ın analizine göre, Türk lirasının suni olarak değerli tutulması, üreticinin elini kolunu bağlıyor. Dolar bazlı maliyetlerin yükseldiği bir ortamda, satış fiyatını döviz bazında düşürmek zorunda kalan yerli sanayici, kar marjını koruyamaz hale geldi. Bu durum, "satamaz hale gelme" tehlikesini beraberinde getiriyor. Üreticinin fabrikasında malı beklerken, dışarıdan gelen ithal ürünlerin daha cazip fiyatlarla iç piyasayı istila etmesi, sanayideki çarkların yavaşlamasına neden oluyor. Ekonomist, bu durumu "ithalat patlaması" olarak tanımlarken, ticaret dengesinin yerli üretici aleyhine bozulduğunu açıkça belirtiyor.
Pazarlar El Değiştiriyor
İhracat pazarlarında uzun yıllar süren çabalarla kazanılan yerler, dövizdeki baskı nedeniyle kaybedilme riskiyle karşı karşıya. Üretici, girdi maliyetlerini karşılamakta zorlanırken, döviz kurunun enflasyonun altında ezilmesi, "ihracatın karlı değil, zararlı bir iş" haline gelmesine sebep oluyor. Başaran’ın altını çizdiği üzere, ekonomi yönetiminin gerçek rakamlardan uzaklaşması, ihracatçının plan yapmasını da engelliyor. Şeffaf bir ekonomi yönetimi ve gerçekçi bir kur politikası olmadan, yerli üreticinin dünya piyasalarında rekabet etmesi mümkün görünmüyor. Üretim ekonomisinin sürdürülebilirliği, kurun "suni" bir limanda değil, piyasanın gerçekliklerine dayalı bir çizgide seyretmesine bağlı görünüyor.