DOĞU TÜRKİSTAN VE TÜRK OCAĞI

Geçtiğimiz pazar günü Türk Ocakları Adana Şubesi, çok önemli konuda bir program düzenledi. Konu: Doğu Türkistan, Soykırım ve Asimilasyon(Benliğini Kaybettirmek). Dünyayı ilgilendiren, ilgilendirmesi gereken bu konuyu gündeme aldığı için Adana Türk Ocağı’nın Başkanı Ali KARAKUŞ başta olmak üzere tüm yöneticilerini kutluyorum. Konuşmacıların anlatımlarından çok önemli notlar aldım. Zamanı geldikçe bu notları elbette kamuoyuna duyuracağım. Dr. Gökhan AKINBİNGÖL'ün Yönlendiriciliğinde yapılan konuşmaları, Dünya Uygur Kurultayı Başkan Yardımcısı Abdüreşit ABDÜLHAMİT, Emekli Büyükelçi Ümit YARDIM ve Dünya Uygur Kurultayı Vakfı Başkanı ve Sözcüsü Prof. Dr. Erkin EMET yaptı. Abdüreşit bey, Çin'in Doğu Türkistan'da yaşayan Türklere uyguladığı soykırımın tarihsel sürecinden söz etti ki, bu süreç gerçekten içler acısı bir süreçtir. Özellikle 1933'ten itibaren Doğu Türkistan Türklerinin verdiği mücadele, kurdukları Devlet ve bu Devlet'in Çin tarafından yok edildiği süreç, gerçekten oldukça üzücü ve dikkat çekicidir. O dönem Sovyetler'in Doğu Türkistan Türkleri'ne yaptığı kaypaklık vurgusu oldukça önemli idi. İkinci konuşmacı Ümit bey, Doğu Türkistan davasının uluslararası durumu ve bu durumun yansımasını son derece etkili bir biçimde ortaya koydu. İslam ülkelerinin oluşturduğu 57 üyeli İslâm Birliği Teşkilatının bu davaya ilgisizliğini vurgulaması oldukça çarpıcıydı. Gerçekten Birleşmiş Milletler teşkilatından sonra en çok üyeye sahip uluslararası bir örgütün Doğu Türkistan'da yaşananları böylesine kulak arkası etmesinin nedeni acaba nedir? Bir önemli konu da şudur: Türk Dünyası Teşkilâtı bir an önce bu davayı en üst düzeyde sahiplenmelidir. Son konuşmacı Erkin Bey, uzun yıllar önce Doğu Türkistan'dan ülkemize gelmiş bir kişi olarak bütün ailesinin orada olduğunu bildirdi. Doğu Türkistan'da bulunan kardeşlerinin durumu ile ilgili anlattıkları, gerçekten orada yaşananların nasıl bir Soykırım ve Asimilasyon(Benliğini Kaybettirme) uygulaması olduğunu çok güzel ortaya koydu. Erkin Bey’in içinde bulunduğu durum, hem kişisel anlamda ve hem de Doğu Türkistan'da yaşananları gösterme anlamında çok önemlidir. 56 etnik çeşidi olan Çin, Doğu Türkistan'daki 9 Türk çeşidi ile bu kadar neden uğraşmaktadır? Çin, ayrıca diğer bağımsız Türk Devletleri'nde de etkili olmaya çalışmaktadır. 1,8 milyon kilometrekareden fazla toprağı ve 30-40 milyon nüfusu olan Doğu Türkistan, çok önemli yeraltı ve yer üstü kaynaklara sahiptir. Bu arada Erkin Bey’in de vurguladığı gibi Türkiye'nin Doğu Türkistan'ı mutlaka sahiplenmesi gerektir. Türkiye'nin bütün Türk Dünyası'na yakın olması zorunluluğunun yanında, Doğu Türkistan'daki züllüme, soykırıma karşı açık bir tavır koyması şarttır. Bu konuda ekonomik ilişkileri ileri sürmek pek doğru görünmemektedir. Çünkü son dönem rakamlarına göre Çin'den 50 Milyar dolarlık ithalat yapılırken, 5 Milyar dolarlık ihracat yapmaktayız. Verdiğimiz bu 45 Milyar dolarlık açık gerçeği ortada iken Çin mi yoksa biz mi daha baskın olmak durumunda acaba?