Gerçekten doğru olabilir mi?
Ne soruyorum?
Şöyle bir konu ele alalım.
Bir insanın işletmesi var. Kabul edelim ki, bu işletme o insan için çok şey ifade ediyor. O insanın buradan çok kazanç elde etmesi ve dolayısıyla kazancını büyütmesi, ilerletmesi, geliştirmesi gayet olağan bir durum değil midir? İşletmesini büyütme ve geliştirme gayreti o insan için mutlaka yapılması gereken bir iş olduğu kadar dışarıdaki insanlar için de doğru kabul edilebilir bir durum değil midir? Her şeyden önce o insanın işletmesini korumak için bütün şartları zorlaması beklenmez mi? O insana fırsat verilse işletmesinin korunması ve büyümesi için o fırsatı sonuna kadar kullanması yadırganır mı?
Neyse...
Kurgumuzdan amacımız anlaşılmıştır galiba.
Bu kurgumuzu neden yaptık ona gelelim. Yani asıl konuya sıra gelsin.
Özel Hastanesi olan bir kişiye hastaneler hakkında alınacak bütün kararları alabilme yetkisi verilirse o kişi kendi hastaneleri ile ilgili ne yapar?
Özel okulu olan bir kişiye okullarla ilgili bütün kararları alabilme yetkisi verilirse o kişi kendi özel okulu ile ilgili ne yapar?
Turizm şirketi olan bir kişiye turistik işletmelerle ilgili tam yetki verilirse o kişi kendi turistik işletmeleri ile ilgili ne yapar?
Bu saydığım kişiler kurgumuzdaki işletme sahiplerinin yaptığını yapmaz mı? Yaparsa anormal karşılanabilir mi? Yaparsa doğru kabul edilmez mi?
İşte hiç eğmeden bükmeden konuşalım, düşünelim ve söyleyelim. Böyle bir görevlendirme doğru kabul edilebilir mi?
Yani...
Özel Hastanesi olan kişi Sağlık Bakanı, Özel Okulu olan kişi Milli Eğitim Bakanı, Turizm Şirketi olan kişi Turizm Bakanı, kendi özel işletmeleri olan kişi Maliye Bakanı olarak atanırsa o kişilerden ne beklenir?
Bu kadar pervasızlığı, rahatlığı anlamak mümkün değildir ve doğru kabul edilemez.
Nasıl olur? Nasıl kabul edilebilir?
Koskoca ülkenin ve hatta dünyanın gözü önünde Turistik şirketi olan kişi Turizm Bakanı nasıl olabilir?
Bakın ısrarla söylüyorum. Kişi, grup, zümre, parti derdinde hiç değilim. Bu saydıklarımın tarafında hiç değilim. Ben elbette tarafım. Ne tarafıyım? Türk Milleti'nden ve Türk Devleti'nden yana tarafım. Bunu ne için söylüyorum? Bu bakan atamalarında ne olur yahu atanırsa deme ihtimali olanlar için. Çünkü ne olur atanırsa diye yaklaşırsanız işte ne olduğunu görüyoruz. Yangın olur! Daha ne olsun?
Gelin, taraftarlık şartlanmışlığı ile düşünmekten bir an için sıyrılalım ve hepimizin aynı gemide olduğunu anlayarak düşünelim.
Özellikle aynı gemi konusu oldukça önemlidir. Çünkü, gemi ne kadar büyük olursa olsun, bir ucunda yangın çıktığında söndürülmezse mutlaka öteki uca gelir. Buradan da şunu söylemeliyim. Suriyelilerin gitmesini istemek, halkı kışkırtmak demektir gibi bir garip sözle Vatan, Millet gemisi batırılırken bu hukuksuzluğu kabul etmek doğru olabilir mi diye soralım.