Özel

Dev yerleşkenin güvenliği Tuğba Dursun’a emanet

ANNELİKTEN POLİSLİĞE, AVUKATLIKTAN YÖNETİCİLİĞE

Haber: Sefa Saygıdeğer

Fotoğraflar: Hakan Toytekin

Tuğba Dursun, Hatay-Kırıkhan doğumlu, astsubay çocuğu olduğu için tayinlerle şehir şehir gezmiş bir ailenin çocuğu. İlk üniversitesini, Mersin Üniversitesi Turizm İşletme ve Otelcilik Konaklama Bölümü’nde okudu. Daha sonra turizm sektöründe çalıştı. Radikal bir karar alarak polis memuru olmaya karar verdi ve 2008 yılında polis memuru oldu. Kocaeli Emniyet Müdürlüğü’nde Gebze’de göreve başladığı polislik mesleğine Adana Emniyet Müdürlüğü’nde uzun süre çalıştıktan sonra noktayı koydu.

 Evli biri kız, biri erkek olmak üzere iki çocuğu var. O önce bir anne sonra polis, sonra avukat ve o bir Güvenlik müdürü. ‘Elinin hamuruyla erkek işine karışma’ deyimini tarihe gömen kadınlardan biri. On parmağında on marifet var. Erkek egemen bir toplumda kadının neler yapabileceğini gösteren kadınlardan biri.

Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Meryem Tuncel imzasıyla ‘Güvenlik Müdürü’ olarak atanan Tuğba Dursun, ‘Kadın isterse’ dedirtti. Üniversitede turizm eğitimi alan, 7 yıl polis olarak emniyet teşkilatının neferliğini yapan Tuğba Dursun, anne olduktan sonra hukuk eğitimi aldı. Ankara Barosu’ndan aldığı ‘Avukat’lık belgesinin ardından Çukurova Üniversitesi’nde göreve başlayan Dursun’a on binlerce öğrencinin ve binlerce akademisyenin yer aldığı yerleşkenin güvenliği teslim edildi.

Bir kız bir erkek iki çocuk annesi olan Tuğba Dursun, kariyer basamaklarını adeta tırnaklarıyla kazıyarak çıktı. Dursun’un birçok kadına rol model olacak iş hayatı ‘Çukurova Üniversitesi Güvenlik Müdürü’ olarak devam ediyor. Bir asker kızı olarak tayin nedeniyle Türkiye’nin birçok kentinde kısa aralıklarla yaşayan Tuğba Dursun, aldığı Anadolu kültürünü, turizm ve hukuk eğitimleriyle pekiştirdi. Emniyet teşkilatında polis olarak görev almasının sağladığı iş disiplinini de kariyer potasında eriten Dursun, örnek alınacak yaşamını 5 Ocak Genel Yayın Yönetmeni Sefa Saygıdeğer’e anlattı.  

 

“HEM OKUDUM, HEM MEMURİYET HAYATIMA DEVAM ETTİM, HEM DE ÇOCUKLARIMA BAKTIM”

Tuğba Dursun, “Çocuklarımın biri 13, diğeri 9 yaşında. Yaklaşık 7 yıl polis memurluğu yaptım, sonrasında ise kurumlar arası geçiş yaparak Çukurova Üniversitesi İç Denetim Birim Başkanlığı’nda memur olarak göreve başladım. Sonrasında şeflik sınavına girdim ve şef kadrosuna geçtim. Daha sonra her zaman içimde bir ukde olan Hukuk Fakültesi okumak istedim ve Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldum. İlk önce Adalet Bölümü’nü okumuştum, Adalet Bölümü’nü bitirdikten sonra 4 yıllık üniversite sınavına girdim ve Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni seçtim. Hem okudum, hem memuriyet hayatıma devam ettim, hem de o arada çocuklarıma da baktım” dedi.

Bunların hepsini bir arada nasıl başardığını anlatan Dursun, “Hepsine yetiştim, yaptığım her şeyi layıkıyla yapmaya çalıştım ve o dönemler gerçekten çok zor dönemlerdi. İşlerim çok yoğundu hem derslere ve sınavlara çalışıyordum, hem de çocuklarımın yaşı çok küçük olduğundan onlara da bakmakta çok zorlandım. Akşam saat 6-7 gibi eve geliyorum, çocuklarla ilgilen, saat gece yarısı 10 oluyordu. Çocuğumu hem ayağımda sallayarak uyutuyor, hem de kitabı elime alıp ders çalışıyordum. Sabahın 4’üne kadar çalışıyorum, sabah 7’de işe gidiyordum. Aynı tempoyla öyle devam ediyordum. Bu şekilde sınava girdim ve o sınavdan yüksek bir puan aldım. Bir iyilik perisi gibi yardımıma koşanlarda oldu ve bunu gördükten sonra ben bir şekilde bu Hukuk Fakültesini bitireceğim diye karar verdim. Sonrasında 3,27’lik bir ortalama ile Hukuk Fakültesini bitirdim” açıklamalarını yaptı.

“EŞİM VE AİLEM BANA HER ANLAMDA ÇOK DESTEK OLDU”

Eğitim ve çalışmanın hayatında zor dönemlerden biri olduğunu ve bunu başarmasında eşinin ve tüm ailenin büyük desteklerini gördüğünü anlatan Dursun, “Eşim bana her anlamda çok destek oldu. Her başarılı insanın arkasında eşi vardır derler ya, hem eşim hem de ailem benim okumam için çok büyük çaba sarf etti. Eşim o dönemde çocuklarımıza o kadar iyi baktı ki, çok büyük destek oldu sağ olsun. Sadece bir kişinin istemesi yetmiyor, herkesin istemesi gerekiyor. Eşimin bana hep söylediği şey şudur; ‘Senin mutlu olacağın bir işte ben senin çalışmanı isterim. Hangi işte mutlu oluyorsan, o işi yap. Yeter ki mutlu ol. Sen mutlu ol ki, evimizde de mutlu ol.’ İşin açıkçası o yönden de çok şanslıyım. 

Herkesin takdir ettiği Tuğba Dursun, kızına iyi bir örnek olduğu için mutlu olduğunu, birçok kadına güzel bir örnek teşkil etmek istediğini belirterek şöyle diyor:

“Güzel olan taraf şu oluyor tabii, arkadaşlarımda söylüyor, kızımdan da duyuyorum, ‘Anne, ben seninle çok gurur duyuyorum. Bu kadar işi bir arada başarabildin. Seni görerek bizlerin de birçok şeyi başarabileceğini düşünüyorum’ diyor. Kızıma iyi bir örnek olduğumu düşünüyorum ve hatta kızıma biri ‘bu erkek işi’ dediği zaman, ‘Olur mu? Benim annem güvenlik müdürü, her işi yapabilir’ diyor.”

Nasıl tepkiler aldığını sorduğumuz Çukurova Üniversitesi Güvenlik Müdürü Tuğba Dursun bakın neler anlatıyor;

“Biliyorsunuz Çukurova Üniversitesi Rektörü bir kadın ve rektörümüzün ataması bu. Beni kadın güvenlik müdürü olarak atadı ve şu da çok güzel bir şey, rektörümüz anladığım kadarıyla CV’ye de çok önem veriyor ve CV’ye önem verdiği için, ben şu anda bu görevin başındayım. İlk önce onlar bana çok güvendi ve beni Çukurova Üniversitesi’nin Güvenlik Müdürü yaptılar. İlk bu göreve geldiğimde tabii yapabileceğimi, üstesinden gelebileceğimi biliyorum. Ama en büyük olayda şu oldu; rektörümüz, rektör yardımcımız kadın, daire başkanlarımız aynı şekilde kadın. Dedim ki, neden olmasın? Güvenlik müdürü de kadın olabilir, hiç de bir sıkıntı olmaz. Hatta çok olumlu dönüşler de alıyorum bununla ilgili. Benim de hoşuma gidiyor. Hatta bir yere gittiğimiz zaman, ‘Güvenlik müdürü bir kadın. Nasıl oluyor bu? E, sizin aileniz var. Nasıl üstesinden geliyorsunuz?’ diye soranlar da oluyor. Evet, ailem var ama biz o dengeyi koruyoruz.

İŞ ZAMANI İŞ AİLE ZAMANI AİLE…
Çocuklarım benim sevgimden hiçbir zaman mahrum kalmadı. Baba da o sevgiyi veriyor, anne de. İş zamanı iş, aile zamanı aile. Bir erkek ailesine nasıl zaman ayırabiliyorsa, kadın da aynı şekilde zaman ayırıyor. Aslında evin kadını, erkeği yok. Gerçekten bir evde her şeyi ortak yaptığımızda, yaşamı ortak paylaştığımızda hiç sorun çıkmıyor. Ben erkeğim deyip, ayağını uzatan bir baba, bir eş olsaydı elbette bunları yapamazdım. Her şeyi ortak paylaşmak çok önemli.

ELİNİN HAMURUYLA ERKEK İŞİNE KARIŞMA’ DEYİMİ RAFA KALKTI…

Güvenlik müdürü olarak ilk göreve başladığımda, güvenlik personelinin birçoğu erkek olduğu için tepki verdi. ‘Nasıl olur ya. Başımıza bir kadın müdür geldi ’ diye. Tabii ben orada çok sabırlı davrandım. Şöyle sabırlı davrandım; ilk yaptığım şey bütün güvenlik personeliyle toplantı yaptım. Toplantıda söylediğim şey şuydu; ‘Arkadaşlar, bir kadın olarak burada değilim. Bizler tamamen cinsiyetsiziz. Zaten güvenlik ya da polislik işi yapıyorsanız, cinsiyetsiz olmanız gerekir. Ben kadınım deyip, bir olaya gitmeme gibi bir durumunuz yok. Bunu da sizin çok iyi bilmeniz lazım. Erkeğin de aynı şekilde; ‘ama o kadın, yapamaz’ dememesi gerekiyor. ‘Elinin hamuruyla erkek işine karışma’ deyimi rafa kalktı diyebiliriz. Şöyle diyen güvenlik personelimiz bile oldu, ‘Ya müdürüm, ilk geldiğinizde bu işi yapamazsınız diye düşünüyorduk ama en önde siz gidiyorsunuz.’

Cesaretimden dolayı tebrik edenler var, gurur duyanlar var. Bir de şöyle bir durum ortaya çıkıyor; bir birimin başına kadın üst görevli geldiği zaman, daha bir çeki düzen oluyor. Personellerimiz çok kibar. Hatta ‘Ben Adanalıyım, öyle kibar konuşamam’ diyen bir güvenlik personelimiz vardı. Ben de; ‘Sende o potansiyel var, yapabilirsin’ dedim ve şu an en kibar personelimiz o arkadaşımız.

“Erkeklerden oluşan bir ekibi nasıl yönetebiliyorsunuz” sorusuna ise Tuğba Dursun şöyle yanıt veriyor:

“Bizim işimiz insanlarla iletişim ve kesinlikle doğru iletişim kurulması gereken bir işimiz var. Aramızda yaptığımız toplantılar çok işe yaradı, yarıyor da. Bir de bizde demokrasi var. Bir iş yapacağımız zaman herkese danışarak yapıyoruz. Mesela amir seçimlerinde, ‘şu kişilerin amir olmasını istiyor musunuz?’ diye whatsapp grubu üzerinden anket yaptık. Ya da bir fon oluşturalım dedik, bunu yine anket üzerinden oyladık. Nöbet sistemlerimizde birkaç değişiklik yapacağız, onu da yine arkadaşlarımızı toplayarak bu değişikliğin nasıl olacağına karar vereceğiz. Yaptığımız işleri genellikle ortak akılla yapıyoruz ve bu şekilde başarı da ortaya çıkıyor. Biz zaten bir ekibiz, bunu bir tek müdür ya da amir olarak düşünemeyiz. Ekip ruhu bilinci oluşmalı, bu ekip ruhu da oluştu zaten.”

Kadın güvenlik müdüründen kadınlara altın değerinde tavsiyeler;

“Kadınların iş dünyasında daha fazla yer alması gerektiğini düşünüyorum, bunun için kadınların azmetmesi şart. Yapmak istediğiniz ne iş olursa olsun, bu bir erkek işi ben bunu yapamam demeyin. Gerçekten yetenekleriniz varsa o iş için mücadele edin, hiç yılmayın. Önünüze hangi engeller çıkarsa çıksın, her zaman mücadeleye devam edin. Çünkü ben hayatımda çok mücadele ettim ve çok sinirlendiğim, üzüldüğüm, kızdığım şeyler de oldu ama hep başardım.”

Olaylara gittiğinizde nelerle karşılaşıyorsunuz diye sorunca Dursun bakın neler anlatıyor:

 “Erkek hegemonyasıyla karşılaşıyoruz. En basiti; bir olay oluyor ona gidiyorsunuz, direkt şu ifadeyle karşılaşıyoruz, ‘Neden, güvenlik müdürünüz erkek değil ki’

Bende karşımdaki kişiyi dinliyorum ve soruyorum, ‘Niçin böyle düşünüyorsunuz?’

‘E, bacım olaya sen geldin. Ben şimdi sana ne diyebilirim ki’ diyor.

Ben de diyorum ki; ‘İşte ben onun için buradayım. Sizler gerçekten akılcı düşünerek burada olduğunuzu bilmeniz gerekiyor’ diyorum. Kanunları söylüyorum, yönergemizi anlatıyorum. Sonunda şöyle oluyor; ‘Ya iyi ki güvenlik müdürü kadın olmuş’ deniyor. Çok güzel ve olumlu sonuçlar doğuruyor. Çünkü karşıdaki erkek olduğu için, ‘kadına fazla laf söyleyemem’ diye düşünüyor. O kibarlığı, nezaketi gördüğü zamanda, kendisine çeki düzen veriyor.”

Avukatlık mesleğini de şu andaki görevi nedeniyle yapmadığını anlatan Tuğba Dursun, “Ben stajını yapmış bir avukatım ama avukatlık yapmıyorum, güvenlik müdürü olduğum için. Ondan dolayı şu anda avukatlık ikinci planda. Belki emekli olduğum zaman yapabileceğim bir iş. Arabulucuyum bu arada, o eğitimi de aldım ve çok yüksek bir puanla kazandım. Buradaki sıralamam şu; tabii ki ilk olarak bir anneyim ve çocuklarıma karşı sorumluluklarım var. Daha sona tabii ki güvenlik müdürlüğü geliyor. Çünkü sorumlu olduğum birçok personelim var. Daha sonra da arabuluculuk geliyor. Arabuluculuğun da şöyle bir katkısı var; aldığım eğitimler gerçekten çok işime yaradı. Uzlaştırma konusunda güvenlik müdürü olarak iki kişi karşıma çıkıp kavga ettiğinde, uzlaştırma konusunda o aldığım eğitimler inanılmaz işe yaradı” diye konuştu.

Genç kızlara tavsiyelerde bulunan Dursun, “Özellikle genç kızlarımıza şunu söylemek istiyorum; aldığınız her eğitim muhakkak bir yerde işinize yarıyor. Yaramıyor diye hiçbir şey yok. Kesinlikle kendinizi geliştirin, kesinlikle çok kitap okuyun. Okuduğunuz bir hikâyeden bile çıkaracağınız çok fazla ders var aslında. Onu da zaten hayata aktarabilmek çok önemli. Az okuyun ama anlayarak okuyun. Bir de gençlerimize tavsiyem; lütfen yaprak notlardan çalışmayın, kitaplarınızdan çalışın. Sınıf geçilir ama iş hayatınıza atılacağınız için, her zaman çok kaynaktan çalışmak güzel bir şeydir. Bu da başarıyı getirir. Bir de bol bol araştırın, araştırmacı olun. Benim en büyük başarılarım, bunlardan kaynaklı. Araştırmayı çok seviyorum, araştırarak işlerimi yapıyorum, adımları da ona göre atıyorum. Yaptığım yanlışları bu yanlışı yaptım, dizimi dövmek, ağlamak yerine, o yanlışı tekrar etmeme adına doğrusuna ulaşmak. Önemli olan bu. Bizlerde hata yapıyoruz, burada hatalarımız elbet oluyor. Ne yapıyoruz, hemen bir toplantı yapıyoruz. Diyoruz ki; burada hatalıydık, şu eksiklerimiz vardı, bu eksikleri nasıl tamamlarız? Nasıl düzeltebiliriz? Tabii ki hatalardan ders çıkarmak önemli. İnsanoğluyuz, hata yapacağız. Ama bu hataları en az seviyeye düşüreceğiz, bu çok önemli.”

Bir kişiye bile örnek olabilirse gurur duyacağını belirten Çukurova Üniversitesi Güvenlik Müdürü Tuğba Dursun, röportajın bitiminde şu cümleleri ekliyor; “Bu röportaj bana açıkçası gurur verdi, sizlere çok teşekkür ediyorum. İnsanlar için güzel şeyler olacağına inanıyorum. Umarım herkes için güzel şeyler olur ve bir kişiyi kurtarabilirsek, bir kişiye örnek olabilirsek ne mutlu bize.”