1–7 Mart Deprem Haftası dolayısıyla açıklama yapan TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Emin Pişkin, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmek zorunda olduğunu vurguladı. Pişkin, zemin faktörünün ihmal edilmesi halinde depremlerin afete dönüşmeye devam edeceğini söyledi.
“Gerekli Dersler Yeterince Alınmadı”
Türkiye’nin tarih boyunca yıkıcı depremler yaşadığını hatırlatan Pişkin, 1999’daki 1999 Gölcük Depremi’nin yapı güvenliği ve denetim konusunda bir milat olarak görüldüğünü belirtti. Ancak 6 Şubat depremlerinin, aradan geçen yıllara rağmen yeterli önlemlerin alınmadığını ortaya koyduğunu ifade etti.
Türkiye’nin aktif fay hatları üzerinde bulunduğunun bilimsel bir gerçek olduğunu kaydeden Pişkin, riskli yapı stokunun hâlâ önemli bir sorun olmaya devam ettiğini dile getirdi.
“İmar Afları Riski Artırıyor”
Belirli aralıklarla çıkarılan imar aflarının, mühendislik hizmeti almamış ya da eksik almış yapıların yasallaşmasına yol açtığını belirten Pişkin, bunun olası depremlerde can ve mal kaybı riskini büyüttüğünü söyledi.
Her yıl yaklaşık 100 bin yeni yapının inşa edildiğine dikkat çeken Pişkin, önemli olanın yalnızca bina sayısı değil, bu yapıların hangi teknik ve bilimsel esaslara göre yapıldığı olduğunu vurguladı. Deprem güvenliğinin sadece beton kalitesiyle değil, zemin özellikleriyle birlikte ele alınması gerektiğinin altını çizdi.
“Yapı–Zemin İlişkisi Hayati”
Depremlerde yıkımın boyutunu belirleyen temel unsurlardan birinin yapı–zemin ilişkisi olduğunu belirten Pişkin, zemin etütlerinin bazı uygulamalarda yalnızca formalite olarak görüldüğünü ifade etti. Oysa zemin etütlerinin, doğru temel sisteminin belirlenmesi ve olası zemin büyütmesi etkilerinin tespiti açısından vazgeçilmez olduğunu kaydetti.
Kurumlarda teknik kadro eksikliklerinin denetim süreçlerini olumsuz etkilediğine de dikkat çeken Pişkin, deprem riskinin ancak afet öncesi bilimsel planlama ve etkin denetimle azaltılabileceğini söyledi.
“Deprem Doğa Olayıdır, Afet İhmal Sonucudur”
Açıklamasında tüm paydaşlara çağrıda bulunan Pişkin, kurumların ve özel sektörün mühendislik standartlarına eksiksiz uyması gerektiğini belirtti. Teknik kadroların güçlendirilmesi ve denetim mekanizmalarının etkinleştirilmesinin şart olduğunu vurgulayan Pişkin, “Zemin gerçeği asla göz ardı edilmemelidir. Ancak bu şekilde depremler felakete dönüşmez” dedi.
Pişkin, Jeofizik Mühendisleri Odası Adana Şubesi olarak bilim ve mühendislik ışığında güvenli yerleşimler için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade ederek açıklamasını tamamladı.