Bugün 6 Mayıs..
Hiç sevmediğim bir gün..
Çünkü bugün;
Astılar Deniz'imizi,
Çünkü bugün;
Astılar Yusuf'umuzu,
Çünkü Bugün;
Astılar Hüseyin'imizi.
O aslan parçalarımızı,
O yiğitlerimizi,
O kahramanlarımızı,
O canlarımızı anlatan onlarca kitaplar yazıldı..
"Darağacında üç fidan"ımızdı onlar..
"Ölümsüzlerimiz" olarak uğurladık onları cennetlerine.
......
Nohut tanesinden daha küçük beyinliler, utanmadan sıkılmadan, ar- haya bilmeden "terörist" dedi onlara..
"Hain" dedi..
"Vatan düşmanı" dedi..
"Çapsız" dedi..
"Çapulcu" dedi..
"Ataist" dedi..
"Anarşist" dedi..
"Komünist" dedi.
Oysaki onlar, gencecik yaşta vatan için, bayrak için, düzen için, huzur için, paylaşım için, hak için, hukuk için ve adalet için çabaladılar..
Yoktu başka gayeleri, o-la-maz-dı..
Ölümü göze alarak, 6'ıncı Filo'ya direndiler.. Kimsenin, ama hiç kimsenin burnunu dahi kanatmadan, silaha sarılmadan, vurmadan, dökmeden, kırmadan bu güzel ülkenin topraklarında her türlü fırıldaklıkları çevirecek olan 6'ıncı Filo'ya "defol" dediler defolup gidene kadar da mücadele ettiler..
Gençliklerini, yarınlarını, geleceklerini va dahi, hayatlarını adadılar bu güzel ülke ve bu güzel ülkenin geleceği için..
Onlar, bunu düşündü, bunu yaptı... Zamanın sahte kahramanları onlara "terörist" dedi, yetinmedi, ölüme yollayacak kadar şerefsizleşti.
.......
Ülkeye büyük zarar verdikleri, prestij kaybettirdikleri (!) gerekçesiyle astılar onları, unutmamızı istediler..
-Unuttuk mu?
-Hayır.
-Unutabilirmiyiz?
-Hayır.
-Unutturacakmıyız?
-Hayır oğlu hayır.
O güzel insanlar, dünya ve bizler var oldukça "varlarımız" olacaklar.
.......
İdam kararını alan, bu kararı uygulamaya koyan dallamalar, "bile isteye" kıydı onlara..
Fakat onlar, o dallamalara karşı "dik durdu, asla boyun eğmedi."
İdam sehpasına önce Yusuf çıktı.. "Son isteğin nedir?" diye sordular;
"Tam bağımsız Türkiye" dedi ve gitti..
Hüseyin çıktı ardından idam sehpasına..
O da; "Tam bağımsız Türkiye" diye haykırdı..
Sıra Deniz'deydi..
Başını kaldırdı.. Mağrur bakışlarla etrafı süzdü.. Ülkenin her karışında duyulan gür sesle şunları söyledi;
"Bizler bir kez ölürüz, ama bu kararı alanlar hergün, her saat ölecekler.. Yaşasın tam bağımsız Türkiye."
Celladına fırsat vermeden, ayağının altındaki tabureyi tekmeledi ve ebediyete gitti..
Evet... Darağacındaki üç fidanımız bir kez ölürken, onlara yaşama hakkı vermeyen dalaksızlar bir kez değil, bir milyar bir kez öldüler.
.......
-Selam olsun Yusuf'a,
-Selam olsun Hüseyin'e,
-Selam olsun Deniz'e.
Ve;
"Tam bağımsız Türkiye" diyen tüm canlara SELAM OLSUN.