İlk bölümde, evlenecek çiftlerin düğün arifesinde hısım akrabalarının, eş ve dostlarının düğün telaşesinden, enteresan hallerinden, tuhaf triplerinden bahsetmiştim. Hemen herkesin başına geldiğini düşündüğüm kız ve erkek tarafı tiplemelerine örnekler vermiş, bu örneklerin başrolünde ise kadınlar yer almıştı.
Düğünün en önemli başrolünü unuttuğumu düşünmeyiniz…
Başroldeki şahıs elbette, ‘Gelin…’
Düğün tarihi yaklaştıkça psikolojisi darmadağın olan gelin adayı, başkalaşım göstermeye, oluşumunu tamamlamaya başlar.
Damat adayının, ‘Arım, balım, peteğim’ dediği kadının içinden canavar çıkıverir!
Maskeyi çıkaran gelin adayı, partnerine cehennem azabını yaşatmaya başlar.
İyice sıkılan ve ‘acaba!’ diye düşündüğü anlarda damadı iç ses uyarır;
‘Bak olum, yol yakınken dön!
Bir çiçekle bahar geçmez. Bu kadınla hiç geçmez.
Gel sen beni dinle, kendini ateşe atma!’
Lakin çok geçtir!
***
Sevdiği kadınla bir yastıkta kocayacağı günlerin hayali kuran adam afralar tafralar, kavgalar tripler eşliğinde sabırla düğün tarihini bekler.
Bir de maddi zorluklar ve aile baskısı da varsa, ahlar vahlar, eyvahlar, pişmanlıklar içinde zor ve meşakkatli bir süreç geçer.
Finalde ise; “Hele şu düğün bir bitsin, ben yapacağımı bilirim!” tehditleri gün yüzüne çıkar.
Biraz kafa dağıtmak, acık dertleşmek, içini dökmek için dostlarıyla bir araya gelen damat adayı;
“Anlamıyorum arkadaş...
Ne isterse oldu, ne dediyse yaptık.
Daha ne istiyor bu kadın?
Senin gelin başın, gelin çiçeğin, gelinliğin, gelin araban bile var…
Benim neyim var?
Sıradan bir takım elbise, bir de 5 katını ödediğim damat tıraşı.
Benim damatlık 5 bin, senin gelinlik 50 bin lira!
Her şey gelinler için…
Sorarım dostlar, damat niye var?”
Acısıyla tatlısıyla, iyisiyle kötüsüyle düğün dernek kurulur çifter dünya evine girer. Evlendikten sonra ise ne olur ne biter, evlilik hayatı nasıl geçer çok bilinmez.
***
Düğün derneği, oynayıp zıplamayı, eğlenip gülmeyi hepimiz severiz. Lakin evlilik süreci her daim zor, her daim sıkıntılıdır. Bir de işin içinde maddi sorunlar da varsa, işte o zaman ‘keşkeler’ havada uçuşur!
Büyük aşklarla, büyük umutlarla başlayan evlilik sürecinde neler döndüğünü, neler yaşandığını kimseler bilmez, bilemez. Yaşayan bilir...
O yüzden evlenmeden önce iyi düşünün, doğru karar verin.
Artık güzümüzde evlenmek bir mucize, evlenenler ise birer kahramandır.