Zaman zaman gündeme getirilen bir husus var;
*CUMHURİYET ARAP DÜŞMANLIĞI MI ÜRETTİ?…*
Tabii ki tarihimize baktığımız zaman, böyle bir şeyin gerçek olmadığını, bunu cumhuriyet ve demokrasi karşıtlarının ürettikleri asılsız ithamlar olduğunu görürüz. Türklerin ve Arapların tarihine baktığımızda, Varlıkları binlerce yılın ötesinden gelen Türklerle, Arapların 7.Yüzyıla kadar bir temaslarının olmadığı görülür…İslamiyet’in yayılması amacı ile Halifeler döneminde başlatılan harekatlarda, İran tarafına seferler düzenleyen Arap komutanlar, İlk defa Türk yurtlarına da akınlar düzenleyerek, İslamiyet’i Türklere ’de kabul ettirmeye çalışmışlar ve 751 yılındaki ‘TALAS SAVAŞI’ ile birlikte, Türkler boy, boy İslamiyet’i kabul etmeye başlamıştır. Sosyal, ekonomik, ticari, kültürel alanlarda Araplarla iş yapan Türkler’in, İslamiyet’e geçişleri 9. Yüz yılın sonuna kadar devam etmiş ve bilhassa Abbasiler döneminde, Arap saraylarının has adamları olmuşlardır… Türkler ’in mertliği, çalışkanlığı, yüksek ahlak düzeyi ve savaşçılığı, büyük takdir görmüştür.
O günlerden bu güne kadar, bir çok olay, bir çok hadise yaşanmıştır ki, bu da gayet normaldir.
*Suriye ve Filistin Cephesi’nde Arapların Müslüman(!) önderi Edward Lawrence komuta ettiği Bedevi süvari alayına şöyle bağırıyordu:*
*“Esir almak yok!… Hücuuum!…”*
*Filistin Cephesi’nden Anadolu’ya doğru çekilmekte olan Türk ordusu yorgundu, perişandı;*
*At arabalarının üstünde, ilkel sedyelerde yaralılar taşınıyordu;*
*Kiminin başı, kiminin omuzu, kiminin kolu sargılıydı…*
*Binlerce bedevi atlısı, eğri kılıçları ile Türk ordusuna arkadan saldırdılar. Türk Mehmetçiğinin kelleleri, kolları havada uçuşup çölün kızgın kumlarına düşüyordu.*
*Teslim olmak için el kaldıranların önce kolları, sonra kelleleri alındı. “Ümmet kardeşimiz” Edward Lawrence’nin “Esir almak yok!...” Buyruğuna harfiyen uymuştu…*
*Yüzyıl sonra Beştepe sarayından İbrahim Kalın’ın sesi yükseldi:*
*“Cumhuriyet Arap düşmanlığı üretti…”* Asla böyle bir şey olmadı. Yıllar içinde, Arap imparatorluğu zayıfladı, parçalandı, Selçuklu, Büyük Selçuklu ve Osmanlı dünyaya hakim oldu. Ve 400 yıl boyunca Araplar, Osmanlı Tebası olarak yaşadılar. İşte ne olduysa o dönem içinde oldu. Mekke Şerifi Emir Hüseyin’lede, Türk düşmanlığı hız kazandı.1852 Yılında İstanbul’da doğan, Şerif Hüseyin, 1908’de 2.inci Abdülhamit tarafından Mekke Şerifi olarak atandı. 1916-1924 yıllarında, Hicaz Krallığı yaptı. Şerif Hüseyin’le başlatılan Arap başkaldırıları, bilhassa İngiltere ve Fransalın kışkırtmaları ile ‘ARAP TÜRK, TÜRK ARAP’ düşmanlığına dönüştü…
*Suriye ve Filistin Cephesi’nde Lawrence’nin komuta ettiği Bedevi süvari alayının eğri kılıçlarından kellesini kurtaran, yaralı iki bin Mehmetçik Şam’daki hastaneye yatırılmıştı. Hastane dolup taşmış, yüzlerce kişi avludaki sedyelerde yatıyordu. Yeterli sağlık personeli yoktu, ilaç yoktu, narkoz yoktu…*
*Cerrahlar sivri uçlu bıçakları ile narkozsuz yaraya girdiğinde feryatlar göğe yükseliyordu…*
*İşte öyle bir günde geldi Bedevi atlıları…*
*Lawrence bile “Lanet olsun bunlara” deyip Filistin cephesinden ayrılıp Mısır’a dönmüştü. Ama Bedevi katilleri Türk kanı içme isterisi ile önce hastane avlusunda yatan yaralıların göğsünü hançerle deştiler, sonra hastane odalarına daldılar…*
*Sağlık personeli dahil, kurtulan tek kişi olmamıştı…*
*İngiliz gözlemci subayları bile isyan etmişti:*
*“Bu kadar da vahşet olmaz!…*
*Evet biz Arapları destekledik ama hastane baskını da istemedik ki…!!”*
*Yüzyıl sonra Beştepe sarayından İbrahim Kalın’ın sesi yükseldi:*
*“Cumhuriyet Arap düşmanlığı üretti…”* Hayır sayın Kalın hayır….Lütfen tarihi gerçekleri saptırmayın…!!!
*24 Aralık 1963’de Kıbrıs Rum Lideri Makarios tarafından kurulan cinayet örgütü EOKA, Tabib Tuğgeneral Nihat İlhan’ın evini basıp eşi ve üç çocuğunu banyoda vahşice öldürdüler. Nihat İlhan cenazeleri kendi elleriyle yıkayıp defnetti…*
*Lefkoşe’nin*
*Türk mahallerinde 39, *Girne’de 7,*
*Baf’da 49,*
*Larnaka’da 21 ve* *Magusa’da 21*
*Türk daha Makarios’un cinayet örgütü tarafından katledildi. Toplamda 364 Türk can vermişti…*
*İşte o günlerde Filistin Lideri Yaser Arafat, Kıbrıs’a geldi, Makarios ile kucaklaştı ve şöyle dedi:*
*“Filistin Halkı Kıbrıs Rumlarını ve haklı mücadelelerini desteklemektedir…”*
*Bu sözler, Türk milletinin yüreğine, isli bir ocak taşı katılığında oturmuştu…*
*Ve Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas’ın Uygur Türklerine soykırımı destekleyen demeci:*
*“Doğu Türkistan’da Çin haklıdır!...”*
*“Mavi Vatan” mücadelesinde, Filistin ve Arap dünyası Yunanistan’ın yanında, Girit’e Suud uçakları indi, “Pilotlar sizden, uçaklar bizden…”*
Daha sayacak çok şey var ama,
Sanırım bu kadarı yeter…
SON SÖZ:’’ TARİH, TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUYANA YAŞAM HAKKI TANIR.’’