Hiç fark ettiniz mi bilmiyorum; Son zamanlarda insanlar inanılmaz öfkeli! Peki, nedir bunun sebebi? İşsizlik mi, ekonomik sorunlar mı, pahalılık mı, üst üste gelen zamlar mı? Geçim sıkıntısı mı? Şüphesiz her insanın yaşantısına, ailesine veya işine göre sorunları, problemleri vardır. Sokakta, caddede, çarşı-pazarda kimi görürseniz asık suratlı, çatık kaşlı, yüzünde hep düşünceli bir ifade var. Gerçekten hiç dikkat ettiniz mi? İnsanlar mutlu değil! İnsanların yüzü gülmüyor artık. Ayrıca kimsenin kimseye ne tahammülü, ne de bir toleransı var. ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ atasözümüzün yerine, ‘Bana çatan yok mu?’ dediğimiz günler yaşıyoruz maalesef. Öyle ki; şimdilerde insanlar gerçekten çatacak yer arıyor.
***
Ülkemize bölge, bölge baktığımızda; Karadenizliler farklı, doğu illerimizdeki farklı, Ege’de Marmara’da farklı kültürde, şivede ve düşüncede insanlarımız var. Ya biz? Adana’da doğmuş, büyümüşsün be kardeşim, öğren artık Adanalıların ne kadar tuhaf olduklarını. Örneğin; Selam verirsin, ‘Sen kimsin de bana selam veriyorsun birader!’ veya selam vermezsin, ‘Bizi adam yerine mi koymuyorsun da selam vermiyorsun gardaş?’ deyip durduk yere bile, bile insanın başını belaya sokmaya çalışanlar var bu memlekette. Özellikle pandeminin tavan yaptığı, kısıtlamaların ve yasakların, tedbirlerin hat safhada olduğu dönemlerde Adana’nın vurdumduymaz insanları neler yaptı peki? Asansörde veya toplu taşımada sıkıysa maske takmayan bir şahsı uyarmaya kalkın! Neden mi sıkıysa diyorum? Çünkü karşı taraftan alacağı tepki ve cevabı biliyor insan. Ona rağmen diyelim ki cesaretinizi toplayıp, insanlık namına küçük bir uyarıda bulundunuz. Şöyle ki; “Kardeşim maskeni takar mısın lütfen?” Cevaben; “Sana ne kardeşim! İster takarım, ister takmam! Keyfimim kâhyası mısın?”, deyip, üstüne de yüzünüze karşı öksürüp, hapşırıp, insanı iyice çileden çıkaranlara da şahit olduk. Ters ve aksi cevapların ardından, hakarete hatta küfürleşmeye kadar giden olaylar da yaşandı. İnanın başıma gelmezse anlatmazdım, ama maalesef benim de başıma geldi bu tür tuhaf olaylar.
Biz Türklerin, hele hele bir Adanalının öfkelenmesi için sebep veya bahaneye ihtiyacı yoktur. Her şeye sinirleniyor, kızıyor ve bunun sonucunda da öfkelenip istenmeyen olayların fitilini ateşliyoruz. Kimi zaman acelelikten, kimi zaman trafik sıkışıklığından, kimi zaman ise bir yerde sıra beklemekten sıkılan, bunalan insanlar öfkelenip bir şekilde öfkesini en yakınından çıkaran tiplere çok rastlıyoruz. Aklın ve mantığın yetmediği, ama genellikle sonunda ‘Ah ben ne yaptım!’ denilen ve sürekli öfkeye bağlı hatalara düşen birçok insan var.
***
Aklı başında insanların gülüp geçtiği, sudan sebeplerle, tuhaf bahanelerle yurdum insanları o kadar garip olaylara imza atıyor ki, akıllara zarar! Bunun için internet sitelerine, haber bültenlerine veya sosyal medyaya bakmaya hiç gerek yok. Çoğu zaman garip olaylar istesek de, istemesek de ayağımıza kadar geliyor. Dedim ya, bunun için bir bahaneye gerek yok.
‘Öfkeyle kalkan zararla oturur’ atasözümüzü unutmayalım. Biraz daha anlayışlı, biraz daha sakin, biraz daha sabırlı ve hoşgörülü olmamız lazım. Aksi takdirde yine ‘öfkeyle oturup, zararla kalkarız…’