Gerçekten çok merak ediyorum.
Neyi çok merak ediyorum biliyor musunuz?
Pkk terör örgütü şartsız şurtsuz silahları ile birlikte teslim olacaktı. Çünkü terör örgütünü devlet muhatap kabul ederek onlara istediğini yaptıracaktı. Bunun olmayacağını, olamayacağını bizler bildiğimiz için bu işlere baştan itibaren açık bir biçimde karşı duruş sergilemiştik. Neye dayanıyorduk? Pkk terör örgütü, emperyal güçler tarafından açıkça desteklenen Ermeni ağırlıklı bir örgüt olduğunu görüyor ve anlıyorduk. Bu gerçeğin en önemli göstergelerinden biri ileri kadrolarının Ermeni oluşu, Barzani ile ilişkiler, Suriye'deki pkk uzantılarının varlığı idi. Bu nedenle ülkemizde pkk terör örgütü ile mücadelenin tek şartı başını ezmekti. Ama aniden terör örgütü ve onun elebaşı eli kanlı katil ülkenin bir takım mahfillerince muhatap alınıverdi. Başlarda bir takım sözlerle birilerine acaba mı dedirtme başarısı gösterdiler. Çünkü basının büyük bir kısmı bu biçimde kurgulanmıştı. Zaman geçtikçe işin rengi değişmeye başladı. Kurbağa soğuk suya atılmıştı. Zaten sıcak suya doğrudan atılmış olsa idi, elbette sıçrayıp çıkacaktı. İşin rengi öyle değişti ki, terör örgütü başının ayağına kadar TBMM temsilcileri gitti. Koskoca Türk devletinin görünen temsilcilerinin terör örgütü başının ayağına gitmesinden sonra elbette bombanın patlaması gerekti ve patladı. Nedir o bomba? Terör örgütünün istekleri sıralı bir biçimde tek tek kamuoyunun önüne sürüldü.
Yaklaşık son bir yılda yaşadığımız bu ağır şartlardan sonra şunları soruyorum.
Çok merak ediyorum, terör örgütünün ortaya koyduğu şartları kimler görmezden gelecek?
Çok merak ediyorum, terör örgütü şartsız, şurtsuz teslim olacak diyenler bugün ne düşünüyor?
Çok merak ediyorum, terör örgütünün isteklerinin, şartlarının bir tanesini bile kabul edebilecek kaç tane vatansever çıkacak?
Çok merak ediyorum, terör örgütünün ortaya attığı bu bombanın nelere mal olabileceğini söyleyen kaç barış gönüllüsü(!) çıkacak?
Çok merak ediyorum, bu kadar da olmaz diyecek kaç terörsüz Türkiye iddiacısı olacak?
Çok merak ediyorum, barış tiyatrosuna karşı çıkanlara "siz yoksa kan mı istiyorsunuz?" diye kimler soracak?
Çok merak ediyorum, hâlâ Türk Milleti, terör örgütü ile masaya oturmayı istiyor diyecek kimler var acaba?
Çok merak ediyorum, bu barış tiyatrosu olmasa idi, Türk Devleti yenilmişti, o nedenle iyi ki böyle oldu diyecek hangi babayiğit(!) çıkacak acaba?
Ve çok çok merak ediyorum...
Bu aşamadan sonra terör örgütünün isteklerini içine sindirmenin ne demek olduğunu kimler anlayacak acaba?
Aslında, terör örgütünün açık bir biçimde isteklerini ortaya koyduktan sonra bu barış tiyatrosu perdeleri kapatmalıdır ve bu oyuna son vermelidir. Hem de bir an önce. Çünkü ülkenin gerek kendi içerisinde ve gerekse çevresinde çok ağır sıkıntıları var ve artık buna odaklanmalıyız. Yeter tiyatro oynadığımız. Dünya akli dengesi dalgalı bir abd başkanının günlük dalgalanmaları ile çalkalanıp duruyor. Bu gelişmelerin kime nasıl çarpacağı belli değil iken ülke içinde bitmiş bir terör örgütünü meşrulaştırıp gündem yaratmanın Türk Milleti'ne ve O'nun Devleti'ne hiç bir yararı yoktur. Hele onlarca kişiyi katledip dışarı çıkan teröristlerin kamuoyuna sunulmasının sonuçlarını göz önüne almamak hiç de yararlı ve gerekli değildir. Son söz: Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde herkesin altında kalacağı bir Türk Sorunu yaratmaktan herkesin mutlaka kaçınması gerektir.