Cep Telefonu Yasağı Sadece Öğrencilere Değil, Öğretmenlere de Getirilmeli

Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda cep telefonu kullanımına yönelik aldığı karar, özellikle öğrenciler açısından son derece yerinde bir adım olarak değerlendirildi. Çünkü artık öğrenciler ders esnasında telefona bakamayacak, sosyal medyaya giremeyecek, dikkatleri dağılmayacak.

Ama bu uygulamada önemli bir eksik var: öğretmenler.

Birçok veli ve öğrenci aynı soruyu soruyor:

“Ders sırasında öğrenci telefona bakamıyorsa, öğretmen neden bakabiliyor?”

Bu soru aslında çok basit ama bir o kadar da anlamlı. Çünkü eğitimde adalet ve disiplin, yalnızca kuralların konulmasıyla değil, kuralların herkese eşit uygulanmasıyla sağlanır.

Unutmayalım; öğretmen sadece ders anlatan kişi değildir, aynı zamanda öğrencinin gözünde bir örnektir. Eğer öğretmen derste cep telefonunu elinden düşürmüyorsa, mesaj yazıyor, sosyal medyada geziniyor ya da kişisel görüşmeler yapıyorsa, o sınıfta disiplin beklemek mümkün değildir.

Öğrenci, “Öğretmen yapabiliyorsa, ben neden yapamıyorum?” diye düşünecektir. Bu da öğretmen otoritesine zarar verir, eğitimin ciddiyetini gölgeler.

Cep telefonları, günümüzün en büyük dikkat dağıtıcı unsurlarından biri… Bu sadece öğrenciler için değil, öğretmenler için de geçerli.

Ders anlatımı sırasında sürekli bildirim kontrol etmek, mesaj cevaplamak, sosyal medyada gezinmek; öğretmenin hem dikkatini hem de enerjisini bölüyor. Oysa ders saati, tamamen öğrenciye ayrılması gereken bir zamandır.

Bir öğretmen, ders boyunca öğrencisinin gözünün içine bakmalı, sınıfın dinamiğini hissetmeli, o anın içinde olmalıdır.

Bazı öğretmenler, cep telefonuna baktığında “Sadece saate baktım” ya da “Veliden mesaj geldi” diyerek kendini savunabiliyor. Ancak ne sebeple olursa olsun, dersin bölünmesi öğrencinin dikkatini dağıtır. Bu küçük anlar bile öğrenme sürecini olumsuz etkiler. Hele ki küçük yaş gruplarındaki öğrenciler, öğretmenini rol model aldığı için bu davranışları hızla içselleştirir.

Öğrenciye “Sen telefonla ilgilenemezsin” denip, öğretmene aynı kural uygulanmadığında ortaya çifte standart çıkar. Eğitim sisteminde güven, adalet duygusuyla birlikte inşa edilir. Öğretmen, öğrencisinden ne bekliyorsa önce kendisi o davranışı göstermelidir. Eğer okulda cep telefonu yasağı varsa, bu yasağın ders süresi boyunca tüm okul personelini kapsaması gerekir.

Ders saatlerinde, öğretmenlerin de cep telefonlarını sessize alıp kenara bırakmaları gerekir. Acil durumlar için elbette istisnalar tanınabilir ama bu, kuralın genelliğini bozmaz. Tıpkı öğrenciler gibi, öğretmenler de teneffüslerde telefonlarına bakabilir, ders aralarında kişisel iletişimini kurabilir. Böylece hem öğrencilerdeki saygı ve disiplin artar hem de dersin verimi yükselir.

Bugün okullarda cep telefonu yasağı öğrencilere hatırlatılırken, aynı hatırlatmayı öğretmenlerin de duyması gerekiyor. Ders süresi boyunca cep telefonu kullanımı, ister öğrenci olsun ister öğretmen, eğitimi sekteye uğratır. Eğer geleceği şekillendiren öğretmenler örnek olmazsa, hangi yasa, hangi yönetmelik öğrencinin davranışını değiştirebilir ki?

Bu yüzden diyoruz ki:

Cep telefonu yasağı sadece öğrencilere değil, öğretmenlere de getirilmeli.