Akademisyen, bilim adamı Celal Şengör ;
"Büyük Taarruz olmasaydı ne olurdu?" sorusunun cevabını şöyle veriyor.
Mustafa Kemal; arkadaşlarına sürekli şunu anlatmaya çalışıyordu.
" Bu savaşı kazandık, kazandık, kazanamadık vatan gitti"
Kurmaylar diyor ki;
" Düşmanın zayıf yerini bulup oradan vurmak lazım"
Gazi itiraz ediyor;
-"O zaman savaş gereksiz uzar. En güçlü olduğu yerden vurursak, düşman ordusu dağılır"
Atatürk kurallara göre oynamıyor.
Böyle olunca düşman da; onun bir adım sonra ne yapacağını kestiremiyor.
Celal Şengör diyor ki;
Büyük Taarruz bir sanat eseridir.
O başarı yaşanmasaydı biz olmazdık. Bu günkü Türkiye olmazdı.
En iyimser haliyle Orta ve Doğu Anadolu'ya hapsedimiş bir millet olurduk.
Aslında; Büyük Taarruzu hazırlayan bir önceki olaylara bakmak lazım.
Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisini kurduktan sonra; önce Çerkez Etem gibi çetelerle çalışmak zorunda olduğunu filan görüyor.
Fakat profesyonel bir asker olarak biliyor ki; bunlarla bu iş yürümez.
Düzenli ordu lazım.
Emir-Komuta zinciri kurmak lazım.
İlk önce bu sistemi kurmakla uğraşıyor.
Büyük Taarruzu hazırlayan en önemli olaylardan birisi Sakarya Meydan Muharebesi.
Bu muharebe; Türklerin uzun zamandır ilk defa kazandıkları bir meydan savaşıdır.
Bu muharebe kazanılırken, oradaki Türk subaylarının gördüğü bir şey var.
Atatürk, oyunu kurallarına göre oynamıyor.
Ama sürekli kazanıyor.
Askeriyede kazanmak var, kaybetmek var.
Kimse kaybedenin peşinden gitmek istemez.
Atatürk; kurmay okulunda okutulan bütün kitapların yazdığının dışına çıkıyor.
Her seferinde de kazanıyor.
Sakarya Meydan Savaşı bunun en güzel örneğidir.
Atatürk; cephenin sürekli yarıldığı, kuzey-güney olan bir cephenin Doğu-Batı haline getirildiği aklın zor aldığı işler yapar.
Eski 'Tabya Dersleri'ne göre; bir cephenin uzunluğu nispetinde bir ordu, bu cephe yarılırsa o uzunluk nispetinde geri çekilir.
Atatürk diyor ki "Böyle bir şeye ihtiyaç yoktur. Bir askeri birlik baktı tutunamıyor, tutunabileceği yere kadar geri çekilir. Ama , onun sağında ve solundaki birlikler buna uymak zorunda değiller. Tutunabildikleri kadar mücadeleye devam ederler."
Bu yepyeni bir doktrin.
Bizimkilerin de pek aklı yatmıyor bu işe.
"Çaltepe de düştü paşam" diyorlar.
Çaltepe de düşerse hapı yuttuk. Ankara'ya kadar gider Yunanlı.
Atatürk diyor ki "Böyle bir şey yok. Biz direneceğiz"
Onun bu kararı,karşıdaki Başkomutanın asabını bozuyor.
Neden asabını bozuyor?
Çünkü karşısındaki Yunan Başkomutan, Atatürk'ün okuduğu kitaplarla yetişmiş.
Kafasında belli doktrinler var.
Meydan muharebesi, nasıl yapılır, nasıl kazanılır
Adam bakıyor ki Atatürk kurallara göre oynamıyor.
O yüzden onun bir adım sonra ne yapacağını kestiremiyor.
Devam Edecek(3.20)