Irak Federal Devleti, 1987 yılından beri yapmadığı sayımı 20-21 Kasım tarihinde yapıyor.
Yapılacak nüfus sayımında en önemli illerden biri Kerkük olacaktır. Çünkü Barzani ailesinin hâkim olduğu KDP, bölgesel yönetimdeki Kerkük iline oldukça önem vermektedir. Kürt adı ile kurulan KDP, İsrail ile olağanüstü sıkı fıkıdır. Bunun nedeni araştırıldığında, adı geçen ailenin Yahudi kökenli olduğu iddiası ortaya konmaktadır. Bugün KDP Genel Başkanı olan Mesut Barzani'nin dedelerinden biri olan Sallum Barzani, Osmanlı Devleti tarafından idam edilmiştir. Böyle bir alt yapısı olan Barzani ailesinin yönetimindeki bölgesel yapılanmaya bağlı Kerkük ilinde yapılacak sayım Irak Türkmen Cephesi tarafından endişe ile karşılanmaktadır. ITC Lideri Erşad Salihi, TÜRK Dünyasına çağrıda bulunmuştur. Tek tek adlarını sayarak Türk Devletlerine içinde bulundukları endişeli durumun duyurusunu yapmıştır. Erşad Salihi'nin endişelerine mutlaka dikkat kesilmek gerektir.
Irak Türkmen Cephesi lideri, sanal dünyada Kerkük'te yapılanları sıralamış bulunmaktadır. Bunlara baktığınızda bu yapılanların Türkmenler açısından ne kadar endişe verici olduğunu apaçık görüyorsunuz. Ne diyor Erşad Salihi? "Kerkük'te önce Tapu kayıtlarını yok ettiler, sonra Kerkük'ün Türklüğünü belgeleyen bütün evrakları, kayıtları yaktılar. Sayım için sürekli Türkiye de içinde olmak üzere dışarıdan insanlar getirdiler. Kerkük'ten ayrılan Türkmenlerin yerini kendi istedikleri insanlarla doldurdular."
Kerkük'te Türklüğü yok etmek için bu anlatılanlar gibi daha ne kadar çok işler yaptıklarını Salihi'nin feryatlarından öğreniyoruz.
Yani,
Kerkük, Türkmenler için yanıyor.
Yani, tarihin önemli Türk kentlerinden olan Kerkük, Türkler için cehenneme çevrilmek isteniyor.
Yani, vazgeçilemez Türk şehri Kerkük'te, İsrail ile işbirliği halinde Türklerin dışlanmasına çalışılıyor.
Bir tarafta koskoca Türk Devletleri Topluluğu oluşturulurken, bu topluluğun bütün alt yapısı tamamlanıp dünyanın gözünün önünde ortaya konmuşken, öteki tarafta bu Türk Dünyası'nın en önemli parçalarından biri olan Irak Federal Devleti'nde Türklerin bu durumu kabul edilebilir bir durum değildir.
Türk Dünyası ve bu dünyanın en büyük parçası olan Türkiye, Kerkük için mutlaka gerekeni yapmalıdır. Kaldı ki, Kerkük-Musul bölgesine Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Lozan Anlaşması gereği büyük bir sorumluluğu da vardır.
Erşad Salihi'nin feryatlarını mutlaka dikkate almalıyız.
Salihi, bütün endişelerine, sıkıntılarına rağmen sözlerini "direneceğiz" diye bitiriyor.
Biz de diyoruz ki, sayımdan ne çıkarsa çıksın, Kerkük ve Irak Türklüğü mutlaka güçlenerek devam edecektir. Neye güvenerek söylüyoruz? Bugün dünyada Türklerden başka, bu şekilde işbirliği oluşturup Devletler Topluluğu adında bir oluşum sağlamış ikinci bir millet var mıdır?