CAHİLLİK NEDİR

Evet! Çok basit bir soru:

Cahillik nedir?

Birçok kavram vardır, günlük yaşantımızda sık sık kullanırız. Dolayısıyla bu sık kullandığımız kavramın içeriğini de çok iyi bildiğimizi düşünürüz. Oysa bu tür kavramların tanımını yapmaya kalksak, içeriğini anlatmaya çalışsak apışıp kalırız.

İşte cahillik kavramı da bunlardan bir tanesidir.

Cahil kime denir, cahillik nasıl belli olur, cahillik geçici midir, en önemlisi de cahilliğin eğitimle ilgisi nedir?

Haydi, bakalım en süzme cahillik sorularının cevabını verelim, kolaysa.

Bu sorulardan en temel olanından başlayalım isterseniz. Nedir o? Cahil kime denir? Bu sorunun cevabını vermek için şöyle bir yol deneyelim. Önce şu soruyu soralım. Çevremizde ve toplumumuzda cahil çok mudur? Cevap; evet! Peki, herkese sorsak, siz cahil misiniz diye bir tane bile evet alır mıyız? Cevap; hayır! Ne oldu? İlk soruda afalladık, apıştık ve duvara tosladık.

Peki, neden böyle oldu? Çünkü böyle bir kavramı herkes sık kullanıyor ama içeriği, tanımı çok net değil. O halde cahillik kavramının tanımını yapmaya kalksak ne deriz? Yani cahillik nedir? Cahillik kavramının tanımı için kullanılacak birinci ölçüt, muhakeme yapmak ve yapabilmektir. Bir insan, günlük yaşantısında ne kadar çok muhakeme yaparak, yani aklına başvurarak yaşarsa o kadar çok cahillikten uzaklaşır. En kısa, öz tanım budur. O halde, her konuda aklımıza başvurarak, diğer bir ifade ile sorgulayarak yaşamalıyız.

Bu tanımdan sonra geriye çok önemli bir soru kalmaktadır. Cahillik, eğitim ile Geçer mi? Bu sorunun cevabının çok açık olduğunu düşünmüyorum. Eğitim, insana yeni bilgiler verir, doğrudur. Ancak bu bilgiler, aklın süzgecinden geçmeden kullanım alanına girer ise cahillik ortadan kalkar mı? Dolayısıyla bilgi işlenmeli ve öyle içselleştirilmelidir. İnsanın, beynindeki ezberlerine dayanan şablonlarını akıl yoluyla kırmadan eğitim alması cahilliğini ortadan kaldırmaz.

Cahillik konusunun bir toplum için önemi belki de birincil derecededir. Çünkü bir toplumda, muhakeme yapan, yani aklına başvuran insanlarla muhakeme yapmayan insanlar aynı ortamda yaşamaktadırlar. Bu nedenle toplum, karmaşık, içiçe bir yapıya sahiptir. Muhakeme yaparak, yani hayatı sorgulayarak yaşayanların omuzuna bu karmaşıklığı kabullenme sorumluluğu binmektedir. Bu sorumluluktan kaçınmak mümkün değildir. Bu nedenle bu durumu bir görev kabul etmek gerektir. Çünkü insanların farkındalık düzeyleri farklı olduğu için kimin ne zaman aklına başvuracağı belli olmaz. Bu gerçekten yola çıkarak toplumu değerlendirmek ve buna göre toplumdaki konumu belirlemek belki de daha rahatlatıcı ve çözüm odaklı bir ortam oluşturacaktır.

Sonuç: Cahillik, insanın konumu, eğitimi ne olursa olsun, günlük yaşantısında kullandığı muhakeme gücü ile ters orantılıdır.