Burayı dikkatle okuyunuz!
Houdini, tüm zamanların en sıra dışı gösterisini yapacak!
Annesi öleli henüz birkaç gün olmuştu.
Ölüm haberini alır almaz yaşadığı büyük çöküntüyle iki gün boyunca odasına kapandı. Çıktığında ise yanındakilere; “Yapacağım şeyi hiçbir zaman unutamayacaksınız!” dedi.
Gerçekten de öyle oldu…
Houdini, New York Hipodromu’na bir filin getirilmesini istedi.
Kimseye bu fili neden istediğinden bahsetmemişti.
Jeny ismindeki devasa fille birlikte sahneye çıktı ve yaptığı bir hareketle koca fili yok etti. Bunu dört tarafını doldurmuş binlerce kişinin gözleri önünde, açık bir alanın ortasında yapmıştı.
Seyircilerin birçoğu korkuya kapıldı.
Bunu nasıl yaptığını soranlara ise; “Annem sayesinde!” cevabını verdi.
İlginç… Hem de çok ilginç…
Annesi birkaç gün önce ölmüştü.
Gösterinin sırrı bugün dahi çözülemese de, birçok insan Houdini’nin nasıl bir ruhçu olduğunu ve medyumluk özelliklerini biliyor.
***
Bu kadar da değil…
O dönemin gazetelerinde çıkan bir habere göre, yaptıklarının sırrı çok uzak topraklarda yatıyor. Houdini, Amerika’da doğduğunu ve Amerikalı olduğunu söylese de, gazetecinin yaptığı araştırmada çıkan şaşırtıcı gerçek çok farklı.
Çünkü o Amerika’da değil, Budapeşte de doğmuştu. Yani Macaristan’da…
Babası ise Yahudi bir hahamdı. Gazetecilerin iddiasına göre Houdini, Yahudilerin gizli öğretisi olan Kabala’yı iyi biliyor ve yaptığı insanüstü işleri de bu bilgisi sayesinde yapıyordu. Gerçekten de o Amerika’da doğmamıştı ve babası Macaristan’daki Yahudi bir din adamıydı. Küçüklüğünde de oğluna yani Houdini’ne Kabala eğitimi vermişti. Belki de sırlar burada yatıyor.
Bu garip adam 52 yaşında öldüğünde birçok sırrı yanında götürdü.
Ölürken söylediği son sözler ise daha da ilginç.
Karısına dönerek, “Merak etme, bir yolunu bulup seninle görüşmeye devam edeceğim” dedi.
Gizem henüz bitmiyor…
Houdini’ni tanıyan ünlü araştırmacı El Coniyon’un anlattıkları şöyle;
“Sizinle paylaşmak istediğim bir öykü var. Bunu bilen 3 kişiden biriyim. O yıllarda New York’ta Eric Ways olduğunu söyleyen bir ruhçuyla tanıştım. Kendisini usta bir medyum olarak tanıtıyordu. Çok daha sonra onun gerçek kişiliğinin Houdini olduğunu öğrendik. En yakın dostlarından birisi Sherlock Holmes’in yaratıcısı olan Sir Arthur Conan’dı ve onun yardımıyla ruhsal camiayla ilişki kuruyordu.” (Devam Edecek..)