Büyük Houdini…1

Sihir yapmayı sever misiniz?

Sihirbazlık yeteneğiz var mı?

Varsa, bu konuda ne kadar iyisiniz?

Hepimiz az-çok sihir yapmayı veya sihirbazlık gösterilerini severiz. İlgi çekici bir alan olan sihirbazlık, görsel şovların en tepesindeki yerini her daim korumuştur.

Yetenek yarışmaları, sahne şovları, filmler sihir ve sihirbazlık izleyicilerinin hep dikkatini çekmiştir.

Yönetmenliğini Christopher Nolan'ın yaptığı 2006 ABD-Birleşik Krallık ortak yapımı olan Prestij (İngilizce özgün adıyla The Prestige) filmi, sihirbazlık konulu filmlerde bir başyapıttır. İzlemenizi tavsiye ederim…

Bir başka film ise; Neil Burger'in yönetmeliğini üstlendiği, 2006 ABD-Çek Cumhuriyeti ortak yapımı, bir dönem filmi olan Sihirbaz (Orijinal adıyla: The Illusionist) filmi ise görsel efektleri ve konusu ile muhteşem filmdir. Vakit bulursanız bu filmi de muhakkak izleyin.

Bir de; Sihirbazlar Çetesi var tabii. Fransız yönetmen Louis Leterrier'in yönettiği ABD yapımı suç, gerilim filmi 2013 tarihinde vizyona girmiş ve iyi bir gişe başarısı yakalamıştır. Öyle ki, 2016'da filmin devamı olarak Sihirbazlar Çetesi 2 filmi yapılmıştır.

İlk aklıma gelen bu üç filmi izleyenler, ‘Keşke bende sihirbaz olabilseydim!’ demiştir.

***

Türkiye’de sihirbazlık denilince akla gelen ilk numara nedir?

Sakın bana ‘Şapkadan tavşan çıkarmak’ veya ‘Kart numaraları’ ya da özel bölmeleri olan, sandık içinde ‘Kadın kesme!’ numarası demeyiniz.

Buhar olup, ortadan kaybolan var!

Adamlar, uçuyor artık!

Yetenek yarışmalarına katılanları sayacak olursak, sadece program final yapana kadar piyasaya çıkıyorlar.

Ya sonra… Sonrası; tıpkı yaptıkları sihirler gibi kaybolup gidiyorlar.

***

Türkiye’de adından söz ettiren sihirbazlar kimlerdir?

ilk akla gelen isimler; Türkiye’nin en eski illüzyon sanatçısı 1898 doğumlu olan Zati Sungur.

İllüzyon sanatçısı Sungur’un ilk ve tek öğrencisi olan Sermet Erkin…

2014 yılında hayatını kaybeden Mehmet Ertuğrul Işınbark ya da sahne ismiyle, Mandrake.

Peki sihirbazlıkta dünya çapında isminden söz ettiren kimler vardır?

Yine ilk akla gelen isim; bir döneme damga vuran, asıl adı David Seth Kotkin olan David Copperfield…

Bir de; geçtiğimiz haftalarda otobiyografisini izlediğim ve Amerikalı Büyücülerin Dekanı olarak anılan Harry Kellar…

Başka var mı?

Bu kadarını biliyordum…

Taa ki; Harry Hoodini denilen adamın ismini duyana kadar.

Yazımın devamında, 1874-1926 yılları arasında yaşayan, asıl adı Erik Weisz ya da sahne ismiyle Harry Houdini’nin inanması güç hayat hikâyesini sizlerle paylaşacağım. (Devam Edecek..)