5ocakgazetesi.com
Konuşmasında özellikle ihale süreçleri ve doğrudan temin uygulamalarına değinen Bülbül, Adana Büyükşehir Belediyesi'nin 2025 yılı uygulamalarının kamuoyunda tartışmalara neden olduğunu savundu.
“2025 Yılı Adana Büyükşehir Belediyesi İçin İbretlik Bir Yıl”
Denetim Komisyonu üyesi olarak görev yaptığını hatırlatan Bülbül, hazırlanan raporun mecliste yeterince tartışılmadığını söyledi.
Bülbül, şu ifadeleri kullandı:
“Denetim Komisyonu raporunu hazırlayan ekipte ben de vardım. Rapor meclise sunuldu ancak ne yazık ki üzerinde yeterince durulmadı. Bana göre 2025 yılı Adana Büyükşehir Belediyesi açısından ibretlik bir yıldır.”
Kamuoyunda ve yerel basında gündeme gelen birçok iddianın denetim sürecinde de karşılarına çıktığını öne süren Bülbül, bazı konuların belge ve kanıt eksikliği nedeniyle rapora yazılamadığını ifade etti.
“Denetim sırasında gördüğümüz bazı konular vardı. Ancak altını belgeyle dolduramadığımız için bunları rapora yazamadık. Yazabilseydik daha büyük soruşturmaların önünü açabilecek meselelerdi.”
“İhaleler Şeffaf Değil”
Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde ihale süreçlerine değinen Bülbül, belediyede gerçekleştirilen bazı doğrudan temin ve ihale uygulamalarının şeffaf olmadığını iddia etti.
“İhale süreçlerini çok iyi bilirim. Şartnameler nasıl hazırlanır, yaklaşık maliyetler nasıl oluşturulur, bunların hepsini biliyorum. Adana Büyükşehir Belediyesi'nde yapılan ihalelerin hiçbirinin şeffaf olmadığını düşünüyorum.”
Otobüs bakım hizmetleriyle ilgili bir örnek veren Bülbül, belirli servislerin öne çıkarıldığını savunarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bir otobüs bakım işi yapılıyor. Garanti kapsamında olduğu gerekçesiyle belirli bir servis öne çıkarılıyor. Ancak şehirde başka yetkili servisler de bulunuyor. Buna rağmen işin tek bir noktaya yönlendirilmesi soru işaretleri doğuruyor.”
“Adrese Teslim İhale Görüntüsü Oluşuyor”
Bazı uygulamaların kamuoyunda adrese teslim ihale algısı oluşturduğunu ileri süren Bülbül, şunları söyledi:
“Bir firmanın iş alabilmesi için şartnameye özel koşullar konulduğu zaman rekabet ortadan kalkıyor. Bu durum kamuoyunda adrese teslim ihale görüntüsü oluşturuyor. Belediyenin tüm süreçlerde daha şeffaf olması gerekiyor.”
İkinci Gündem: Sinek ve İlaçlama Sorunu
Konuşmasının ikinci bölümünde Adana'nın yıllardır çözüm bekleyen sinek ve haşere sorununa değinen Bülbül, çevre koruma ve ilaçlama hizmetlerinde deneyimli kadroların yeterince değerlendirilmediğini savundu.
Adana Büyükşehir Belediyesi'nin geçmiş yıllarda bu konuda uzman personellerle çalıştığını belirten Bülbül, şu ifadeleri kullandı:
“Yıllarca ilaçlama hizmetlerinde görev yapan tecrübeli personeller vardı. Çevre koruma alanında uzman kadrolar vardı. Ancak bu kadroların önemli bir bölümü görevlerinden uzaklaştırıldı.”
“Çevre Mühendisleri Yerine Başka Alanlardan Yöneticiler Getirildi”
Çevre Koruma Dairesi'nde uzmanlık alanlarının dikkate alınması gerektiğini savunan Bülbül, şunları söyledi:
“Elinizde çevre mühendisleri varken onları kullanmayıp farklı branşlardan kişileri yönetici yaparsanız istediğiniz sonucu alamazsınız. Bu insanların bilgi ve tecrübelerinden yararlanılması gerekiyor.”
“Un Var, Şeker Var Ama Helvayı Yapacak Usta Yok”
İlaçlama çalışmalarında araç, ekipman ve ilaç eksiği bulunmadığını belirten Bülbül, sorunun organizasyon ve kadro yönetiminden kaynaklandığını ileri sürdü.
Mecliste dikkat çeken benzetmesini yapan Bülbül şöyle konuştu:
“İlacınız var, aracınız var, ekipmanınız var. Ununuz var, şekeriniz var ama helvayı yapacak ustanız yok. Tecrübeli kadrolar yeniden değerlendirilirse hem çevre korumada hem de ilaçlamada çok daha başarılı sonuçlar alınabilir.”
“Adanalılar Hâlâ Sinek Sorunuyla Mücadele Ediyor”
Bülbül, kentteki sinek ve haşere sorununun yıllardır devam ettiğini belirterek, mevcut uygulamaların gözden geçirilmesi gerektiğini savundu.
“Bu insanlar yeniden görevlendirilmediği sürece Adana sinek sorununu yaşamaya devam edecektir. Bu durum Adanalılara yazıktır. Vatandaşlarımız daha etkin bir mücadele bekliyor.”
Bülent Bülbül'ün meclis kürsüsünden yaptığı açıklamalar, özellikle ihale süreçleri ve çevre koruma politikaları konusunda yeni tartışmaları beraberinde getirirken, konuşma meclis oturumunun en dikkat çeken gündemlerinden biri oldu.