Bu Rezilliğe Kim Dur Diyecek?

Adana'nın Güney'ine bir adım atın, hangi çağda yaşadığınızı sorgularsınız.

Burası Türkiye’nin bir şehri mi, yoksa beton mezarlığına dönüşmüş, kaderine terk edilmiş bir coğrafya mı?

Çarpık kentleşmenin, ilgisizliğin, sorumsuzluğun ve umursamazlığın kitabı burada yazılmış.

Daracık sokaklar, üst üste yığılmış harabe yapılar, kaçak katlar, araya sıkışmış çocuk sesleri…

Adı sokak ama çoğu çıkmaz.

Bir yangın çıksa itfaiye giremez.

Bir hasta fenalaşsa ambulans yönünü bile bulamaz.

İnsanlar kendi imkanlarıyla hem hasta taşıyor hem cenaze.

Çünkü devlet yok.

Çünkü belediye yok.

Çünkü sorumluluk yok.

Herkes seyrediyor! Bu manzara yıllardır böyle. Hiçbir yönetici gelip bu sorunlara kalıcı çözüm üretmedi üretemiyor.

Seçim zamanı mahalle mahalle gezenler, koltukları kaptıktan sonra bir daha geri dönmüyor.

Ama Güney hâlâ orada. Betonun içinde nefes almaya çalışan binlerce insanla birlikte.

Peki o zaman soruyorum: Bu bölgeyi kim dönüştürecek?

Yıllardır dönüşmeyen bu düzeni kim değiştirecek?

Bu halk ne zaman adam yerine konulacak?

Yeter Artık!

Adana sadece kuzeyden ibaret değil.

Bu kentin güneyi, şehrin omurgasıdır.

İşçilerin, emekçilerin, hayatla kavga eden insanların yaşadığı bu mahalleler artık göz ardı edilmemeli.

Bir gün bu öfke patlar, bu halk susmaz.

Son kez soruyorum:

Bu rezilliğe kim dur diyecek?

Yoksa hepimiz bir çıkmaz sokakta kaybolmaya devam mı edeceğiz?