Sadece betonarme bir yapı değildi Kasım Gülek Köprüsü. 1962’den bu yana Seyhan’ın iki yakasını değil, Adana’nın hafızasını birbirine bağlayan bir hat gibiydi. Üzerinden geçen her araba, her yaya, her kortej aslında biraz da şehrin zaman tünelinde yol alıyordu.
Şimdi hızlı tren projesi kapsamında yıkılıyor. Yerine bir alt geçit yapılacak, trafik yerin altına alınacak. Plan belli, takvim belli. 2026’nın ilk aylarında başlayacak, 8 ayda tamamlanacak. Modern, işlevsel, belki daha hızlı… Ama bir şehrin ruhu her zaman hızla ölçülmüyor.
Bu köprü neler gördü neler…
Resmi geçitlerde dalgalanan bayrakları, festival günlerinde yükselen müzik seslerini, kortejlerde omuz omuza yürüyen binlerce insanı…
Yaşar Kemal’in ağır adımlarla geçtiğini düşünün, belki İnce Memed’in gölgesi düşmüştü asfaltına.
Şener Şen’in bir film karesinde tebessümle yürüdüğünü…
Ferdi Tayfur’un şarkıları radyolardan yükselirken, gecenin bir yarısı far ışıklarıyla aydınlanan yalnızlığını…
Ve evet, bir James Bond geçti bu köprüden.
2012’de Skyfall… 007’nin dünyasına kısa bir anlığına da olsa Adana sızdı. O sahnelerle birlikte Kasım Gülek Köprüsü, sadece bizim değil, dünyanın da tanıdığı bir mekana dönüştü. O günden sonra köprüye bakan herkes biraz daha gururla baktı; “Bak,” dedi, “James Bond burada koştu.”
Ama asıl film, her gün yaşanandı.
Sabah işe yetişmeye çalışanlar, okul yolunda koşturan çocuklar, akşamüstü güneşini Seyhan’ın üstünde izleyenler…
Bu köprü, şehrin yükünü omuzladı. Trafiğiyle, gürültüsüyle, yorgunluğuyla… Ama hiç şikayet etmedi.
Şimdi vedalaşıyoruz.
Yerine yapılacak alt geçit belki daha pratik olacak, belki trafiği rahatlatacak. Buna kimsenin itirazı yok. Şehirler değişir, dönüşür; ihtiyaçlar başka bir yöne evrilir. Ama bazı yapılar vardır ki yıkıldığında sadece beton sökülmez, anılar da yerinden oynar.
Kasım Gülek Köprüsü artık fotoğraflarda, anılarda ve anlatılan hikayelerde yaşayacak.
“Bir zamanlar orada bir köprü vardı” diye başlayacak cümleler.
“Hatırlar mısın?” diye sorulacak sorular.
Evet, veda vakti geldi.
Ama Adana bilir: Bazı köprüler yıkılsa da hafızadan silinmez.