BİZDE DE PROFESÖR PİKETTY VAR MI?

Kitapla arası iyi olanlar ve ekonomiye ilgi duyanlar bilir;

Fransız Profesör Thomas Piketty, 3 yıl önce tuğla kalınlığında “Yirmi Birinci Yüzyılda KAPİTAL” diye bir kitap yazmıştı. Türkçeye çevrildi.Okuyanlarınız vardır.

İşte Piketty’nin yazdığı bu kitaptan bahseden bir yazı yazdı, Sözcü Gazetesi yazarı Necati Doğru. Doğru’nun bu "Fransız’a Fransız kalma!" başlıklı yazısını ve değerli tespitlerini okuyunca, siz değerli okurlarımla paylaşmak istedim.
Bu Fransız profesör kitabında, “Son 100 yılı içerisinde dünya milli gelirinin nasıl paylaşıldığını” araştırıp, sağlam verilere dayanarak bu paylaşma işinin nasıl olması gerektiğine dair tespitlerini anlatıyor.

Vardığı sonuç şöyle:

Milli gelirin aktığı iki kanal var. Birisi, sermaye sahiplerine akan geniş kanal. Diğeri emek sahiplerine akan dar kanal. 100 yıl içinde dünyada sermaye kanalı genişlerken, emek kanalı daraldı.

Sermaye geliri:

Kira, kâr payı, faiz, rant, artık değer, tahvil- hisse senedi kazancı- royalti ödemeleri.

Emek geliri:

Yevmiye, ücret, ikramiye, fazla mesai, ikinci iş, ücret dışı diğer gelirler.

100 yılda sermaye önde.Hem de çok önde. İster istemez, akla şöyle bir soru geliyor: Neden sermaye önde? Çok basit görünen bu soru, aslında insanlığın yerleşik düzene geçip, üretime başlamasıyla birlikte gündem almaya başlamış, yıllar içinde önemini koruyarak, günümüze kadar gelmiştir. Bilhassa, pagan döneminden sonraki tarım ve endüstri alanındaki gelişmelere paralel oluşan sermaye birikimi, hep önde olmuştur. Çünkü erk sermayede olmuştur.

Bu sadece Fransa, İngiltere, Avrupa, ABD'de değil gelişmekte olan ülkelerde de (bu bağlamda Türkiye'de de) böyle oldu. Milli gelirin (yaratılan zenginliğin) paylaşımında eşitsizliğin büyümesi bela biriktiriyor. Dünyanın her ülkesinde, sermaye, emek ilişkisinde sıkıntılar olmuş, varsılla yoksul arasında sürekli paylaşım anlaşmazlığı yaşanmıştır. Emek ve sermayenin örgütlenmesi ve Sendikalaşma ihtiyacı da bu nedenle ortaya çıkmıştır.

Bu çok kapsamlı, üniversitelerde ders konusu olan, hakkında binlerce kitap yazılan, sermaye ve emek ilişkisini bir tarafa bırakıp,

Fransa'da olanlara bakalım:

Profesör Piketty'nin kitabında işaret ettiği “Bela Birikiminin” sonucu mudur?

Bu kadar keskin patlama!100 yıllık, ya da daha fazlası bir birikime benziyor.

Fransa'ya Fransız kalmayız, kalamayız… Türkiye'de ne oldu? Son 16 yılda “Türkiye'de milli gelir kaç kat” büyüdü. İktidarın, “3 kat mı büyüdük iddiası” gerçek mi yalan mıydı? Büyümeden sermayeye ne aktı, emeğe ne pay düştü? Eşitsizlik uçurumu ne kadar açıldı?

Bütün bu gelişmeleri inceleyerek, durumu ortaya koyacak, bizi uyaracak birine ihtiyacımız var. Bizim Profesör Piketty'miz nerede?

https://www.sozcu.com.tr/2018/yazarlar/necati-dogru/fransiza-fransiz-kalma-2784684/

SON SÖZ: ‘’ BİRİ YER, BİRİ BAKAR KIYAMET ONDAN KOPAR.’’