Bisiklet

Çoğumuzun hafızasında bisiklet, dizlerimizin kanadığı o masum çocukluk günlerinin en sadık, en heyecan verici arkadaşıdır. Oysa o iki tekerlekli mucize bugün sadece bir oyun aracı değil boğulan şehirlerin, tıkanan trafiğin ve hareketsiz kalan modern insanın en güçlü çıkış biletidir. Bisiklet kullanmak aslında spor yapmanın en saf halidir ve bu aktivitenin toplumun tamamına yayılan geniş çaplı yararları olduğu su götürmez bir gerçektir. Üstelik ne toz çıkaran, ne duman salan, ne de gürültü kirliliğine sebep olan bu zarif araç doğanın en sessiz müttefikidir.

Günümüzde sağlıklı bir yaşamın vazgeçilmez anahtarı hareket etmektir. Ancak modern yaşamın getirdiği konfor tuzağı, hareket kabiliyetimizi her geçen gün biraz daha kısıtlıyor. Büyükşehirlerdeki kontrolsüz büyüme, yüz binlerce aracın oluşturduğu kirlilik ve insanı nefessiz bırakan gürültü kirliliği artık dayanılmaz seviyelere ulaştı. Fosil yakıtlı araçların hayatımızdan kısa vadede çıkmayacağı bir gerçek olsa da, bu kaotik tablonun içinde bisiklet hem sağlığımızı koruyan hem de çevreyi iyileştiren eşsiz bir alternatif olarak karşımızda duruyor.
Zaten uzmanlar da bu konudaki faydaları her fırsatta dile getiriyor. Gelişmiş ülkelerin yıllardır sürdürdüğü teşvik çalışmaları, bisikletin bir hobi değil, bir ulaşım politikası olduğunun en somut kanıtıdır. Hatırlarsınız tüm dünyayı sarsan koronavirüs salgınında bile sosyal mesafeyi korumanın ve temiz havada yolculuk etmenin en güvenli yolu olarak yine bisiklet işaret edilmişti.

Daha temiz bir gökyüzü, daha sessiz sokaklar ve daha zinde bir beden. Hepsi bir pedal çevirme mesafesinde. Bisiklete binmek için çocuk olmayı beklemeye gerek yok sadece daha iyi bir dünya ve daha sağlıklı bir "siz" için o ilk pedala basmak yeterli. Doğayı korumak ve kendimize bir iyilik yapmak için artık bahaneleri bir kenara bırakıp hayatımıza yeniden o iki tekerleği dahil etmenin vakti geldi de geçiyor.