Adana’da “MAVİ CAN” diye adlandırdığımız Halk Otobüsü şoförlerine buradan sesleniyorum; basın camiasında çalışan, basın emekçilerine davranma şekliniz çok kaba! Kadın-erkek demeden ağzınıza geleni sayabiliyorsunuz. Ya da dilediğiniz gibi arabadan indirmeyi kendinizde hak görüyorsunuz. Ama şunu atlıyorsunuz, bu hak bize verilen yasal bir haktır. Tamamen Belediye Başkanının bizlere yani basın çalışanlarına vermiş olduğu ‘Ücretsiz Seyahat Kart’tır. İşte bu yüzden, kafanıza göre bizlere kaba davranamazsınız. Bu hakkı nerden buluyorsunuz? Yoksa siz, yasalara mı karşı geliyorsunuz?
Özellikle Adana’da yıllardır süre gelen ‘ Özel Halk Otobüsü Terörü’ne nedense bir çare bulunamıyor. Yine yıllardır TV haberlerinde, gazetelerde ve sosyal medyada otobüs şoförlerinin vatandaşlara uygulamış olduğu sert tutum ve başına buyruk davranışları hepimizin malumu. Vatan toprağı için canını vermiş Şehit Yakınlarının ve yine ülkemiz için Gazi mertebesine ulaşmış gazilerimize yapmış oldukları kötü muamele, geçmiş yılların kayıtlarında mevcut. İnsanlık dışı olan bu tür davranışları internetten arayıp bir seyredin isterseniz. Mideniz bulanır! Bu kadar da ileri gitmemeleri gerek. Bu tür haberler ayyuka çıktığında ise şoför arkadaşa küçük bir ceza verilir, daha sonrasında hiçbir şey olmamış gibi kaldığı yerden devam edilir. Böyle düzen mi olur? Bu tür davranışların önünü kesmek için gerçekten caydırıcı cezaların verilmesi sizce de şart değil mi?
Her şeyden önce; otobüse binen yolcular bir can taşıyor. Yani o insanların canı size emanet. Şoför arkadaşların bunun farkında olmalarını ve insanlara gerekli şekilde kibar, nazik ve hoş görülü davranmaları gerekmiyor mu? Anlaşılan bilmeyen çok araç sürücüsü var!
Sizlere o kadar olumsuz örnekler verdim, peki benim de başıma bunlara benzer nahoş olaylar gelmedi mi sanıyorsunuz! Geldi elbet.. Size yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum; Evden işe gelmek için “MAVİ CAN”ları maalesef kullanmak zorundayım. Bende onların çok meraklısı değilim, ama el mahkûm işte. İşten eve dönerken (plakası ve ismi bende saklı) şoför beyin kullandığı araca bindim ve ne hikmetse biz bu kişiyle sürekli karşılaşıyoruz. Bu şahıs sürekli beni tehdit ederek, ardından hakaretler ederek aşağıya indiriyor. ‘Basın çalışanı olduğumu ispatlayayım diyorum’, ona da karşı gelip, diğer insanların da hakkını yiyor. Birine şikâyet edeceğim dediğimde ise “Git, İstersen Allah’ına şikâyet et! ” deyip, yoluna devam ediyor. Siz bu hakkı, bu cesareti kimden, kimlerden alıyorsunuz? Bu kadar da saygısızlık sizce de çok değil mi?
Neden kimse denetlemiyor bunları?
Birçok basın camiasında ki arkadaşım sırf bunlar yüzünden para vererek otobüse binmek zorunda kalıyor. Ya belediye otobüslerini çoğaltsınlar, ya da artık bu mavi canlara bir çözüm bulsunlar. Buradan tüm yetkililere sesleniyorum; sesimize kulak verin. Gerçekten bunların bu saygısızlıkları artık herkesi bezdirdi. Ne yaşlılara saygıları var, ne basın camialarına! Bunların kime saygısı var? Bunu gerçekten merak ediyorum.